2027'ye kadar 83 milyon kişilik iş ortadan kalkacak


Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekâsı ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’u buradan keşfedebilirsiniz. #Energyisthenewcurrency
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yayımladığı 1 Mayıs tarihli "İşlerin Geleceği" raporunda, gelecek 4 yıl içinde var olan işlerin dörtte birine yakınının değişmesi beklediğini belirtti. Rapor, 11 milyonu aşkın işçinin çalıştığı yaklaşık 800 şirketten alınan bilgilerle hazırlandı.
Detaylar: İşverenler önümüzdeki beş yıl içinde işgücü piyasasında %23'lük bir yapısal değişim öngörüyor; bu, yeni eklenen işler ile azalan ve yok olan işlerin toplamından oluşan bir bozulma ölçüsü olarak yorumlanabilir. 2027'de 69 milyon yeni iş ortaya çıkmış olması beklenirken, 83 milyon kişilik iş ortadan kalkacak. Bu, dünya genelinde istihdamın %2 azalması –bir diğer ifadeyle 14 milyonluk net azalma– anlamına geliyor.
- İşverenler, önümüzdeki beş yıl içinde çalışanların becerilerinin %44'ünün sekteye uğrayacağını, 2027 yılına gelindiğinde ise her 10 çalışandan 6'sının eğitime ihtiyaç duyacağını tahmin ediyor.
- Bankada çalışmak, sekreterlik ve kasiyerlik gibi ofis işleri, en hızlı yok olacak işler arasında.
- Yapay zekada makine öğrenimi ve siber güvenlik uzmanlarına talebin artması bekleniyor.
Bir adım geriden: Raporun 2020 yılı verilerine göre, işle ilgili tüm görevlerin %34'ünün makineler tarafından, geri kalan %66'sının ise insanlar tarafından gerçekleştirildiği tahmin ediliyordu. Bugün, katılımcılar gelecekteki otomasyon beklentilerini revize ederek 2027 yılına kadar iş görevlerinin %42'sinin otomatik hale geleceğini öngörüyor.
Diğer beklentiler:
- Ankete katılan kuruluşların %85'inden fazlası, yeni ve öncü teknolojilerin artması ve dijital erişimin genişlemesini, dönüşümü sağlaması en muhtemel trendler olarak tanımıyor.
- Bir sonraki etkili trendler ise makroekonomik tarafta; artan hayat pahalılığı ve yavaş ekonomik büyüme.
- Yeşil dönüşümü destekleyecek yatırımların etkisi altıncı en etkili makro trend olarak değerlendirilirken, bunu arz sıkıntısı ile sosyal ve çevresel konulara ilişkin tüketici beklentileri takip ediyor.
Açıklamalar: WEF Genel Müdürü Saadia Zahidi, "Hükümetler ve iş yerleri eğitim, yeni beceriler kazandırma ve sosyal yardım yapılarıyla yatırım yaparak geleceğin işlerine doğru dönüşümü desteklemeli" açıklamasında bulundu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Enerjiye verimliliğine dair neyi daha iyi yapabiliriz?
27 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



