26. yılında Uçan Süpürge: Daha fazlası, daha azı değil

26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'ni festival direktörü Nil Kural ile konuştuk.
26. yılında Uçan Süpürge: Daha fazlası, daha azı değil

22 Mayıs - Girard-Perregaux - Duende
Girard-Perregaux ile birlikte

Değişmeyen dayanıklı şıklık: Girard-Perregaux Laureato 42 Girard-Perregaux Laureato 42 Çok az tasarım uzun yıllar boyu gücünü ve cazibesini sürdürebilir. 1975’ten bu yana ikonik duruşunu koruyan Girard-Perregaux ’nun Laureato modeli, zamansız tasarım harikalığıyla ilk günden beri odada ilk göze çarpan detay olmayı başarıyor. Laureato 42: Yarım asırlık geçmişinde tarzından ödün vermeden hep daha iyi özelliklerle bezenen ikonik model ; paslanmaz çelik kasası, klasik lacivert kadranı, dayanıklı harmonik yapısı, ayırt edici ve spor şıklık sunan sekizgen çerçevesiyle çağın ötesinden sesleniyor. 10,68 mm gibi mütevazı bir yüksekliğe sahip olan saat gömlek kollarının altından kolaylıkla kendini gösterirken çelik kordonu rahatlıkla takılacak bir kullanım sunuyor. Ne diyebiliriz ki; moda değişiyor ama Laureato'nun tarzı dayanıklı ve şık olmaya devam ediyor.⁣ Calibre GP01800: Laureato 'nun kalbi Girard-Perregaux ’nun Ar-Ge laboratuvarında tasarlanıp geliştirilen Calibre GP01800 'ün ritmiyle atıyor. Otomatik mekanizmanın ana plakasında dairesel süslemeler ve çeşitli gravürlerin bulunması, 54 saatlik güç kapasitesi ve köprülerin klasik Côtes de Genève ile tasarlanması gibi pek çok rafine ayrıntıyla zenginleştirilmiş olduğunu belirtmemiz şaşırtıcı olmamalı. Kalbinin onun için atacağı ikonik bir model arıyorsan Laureato 42 ’yi bu bağlantıdan inceleyebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

31 Mayıs'ta başlayan ve dünyanın muhtelif yerlerinden 64 filmi sinemaseverlerle buluşturan 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde son güne geldik. Kadın emeğini görünür kılmak ve film sektöründeki kadınların iletişim ağını güçlendirmek için yola çıkan festivalin açılış gecesinde Tilbe Saran’a Onur Ödülü, Asiye Dinçsoy, Belmin Söylemez ve Selda Taşkın’a Başarı Ödülleri, Öyküsu Özyürek’e ise Genç Cadı Ödülü takdim edildi.

Festivalin açılış gecesi | Fotoğraf: 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Festivalin açılış gecesi | Fotoğraf: 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Her Biri Ayrı Renk kategorisinde gösterilen 8 filmden birinin uzanacağı FIPRESCI Ödülü için de geri sayım başladı. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali; Cannes, Berlin, Rotterdam gibi prestijli festivallere jüri gönderen FIPRESCI jürisine sahip ilk kadın filmleri festivali olma özelliği taşıyor. Kategoride Şili’den 1976 (yön. Manuela Martelli, 2022), Türkiye’den Düet (yön. Ekin İlbağ & İdil Akkuş, 2022), Norveç'ten Güneş Tutulması (yön. Nataša Urban, 2022), Danimarka’dan Apolonia, Apolonia (yön. Lea Glob, 2022), Litvanya’dan Yavaş (yön. Marija Kavtaradze, 2023), Meksika'dan Totem (yön. Lila Avilés, 2023), İsveç’ten Ölü Bir Arkadaşı Kurtarmak (yön. Marusya Syroechkovskaya, 2022) ve Arjantin’den Denizanasının Yüzü (yön. Melisa Liebenthal, 2022) filmleri yarışacak. Ayla Kanbur, Hélène Robert ve Piotr Czerkawski’den oluşan FIPRESCI jürisinin kararını bu akşam öğreneceğiz.

Kapanış törenine yaklaşırken 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin direktörü Nil Kural ile festivalin teması, bölümleri, bugünle ve Büyülü Fener Sineması’yla ilişkisi, seyirciyle diyaloğu ve ruhu üzerine söyleşiyoruz.

Les Années Super 8 (yön. Annie Ernaux-Briot & David Ernaux)

The Super 8 Years (2022, Annie Ernaux-Briot & David Ernaux)

“Daha Fazlası, Daha Azı Değil” temasının çıkış noktası neydi? Program ve temanın birbirini eşzamanlı olarak şekillendirdiği karşılıklı bir gelişimden söz edebilir miyiz?

Evet söz edebiliriz. Seçkide yer alan Venedik, San Sebastian ve Locarno gibi festivallerden önemli ödüllerle dönen filmler ve festival programındaki iki Nobel ödüllü yazar Annie Ernoux’nun (Super-8 Yılları) ve Elfriede Jelinek’in (Elfriede Jelinek: Dili Esaretinden Kurtarmak) filmleri; bize kadınlara alan açıldığında neler başarıldığına, ne kadar yaratıcı sonuçlar alındığına dair ilham verdi. Kadın hareketinin sürekli en basit haklar için mücadele etmek durumunda kalması da bu temanın oluşmasında etkili oldu. Umuyoruz ki festivalde gösterilen filmler ve kurulan diyalog biraz olsun moral ve ilham verebilmiştir.

Çeyrek asrı deviren Uçan Süpürge’nin mücadele ruhu açılış törenindeki konuşmalara da sirayet etti elbette. Festivalin bugünle ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz?

Festivalin açılışındaki atmosfer bence bugünle ilişkisinin sağlamlığının işaretiydi. Film festivalleri; izleyiciler, sinemacılar ve filmleri bir araya getiriyor. Kadın sinemacıların bu platformda bir araya gelmesi yalnız edilmesi zor olan mücadele için herkesin ihtiyaç duyduğu bir aradalık duygununu pekiştirdi diye düşünüyorum.

Fotoğraf: 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Fotoğraf: 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Bir aradalık ve dayanışma hissinin yanı sıra programın kapsayıcılığı ve elbette mekânı da karanlığın içinde umudu filizlendiren faktörlerden. Festival seçkisini hazırlarken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Uçan Süpürge’nin Büyülü Fener’le ilişkisi hakkında neler söyleyebiliriz?

Festival seçkisini hazırlarken güçlü bir sinema dili kuran filmlere yer veriyoruz. Filmler nitelikleriyle festival seçkisinde yer alıyor ama seçki tamamlandığı belli temaların öne çıktığına şahit oluyoruz. Bu da dünyanın dört bir yandan sinemacıların benzer konulara odaklandığını bize gösteriyor. Uçan Süpürge’nin Büyülü Fener ile ilişkisi için şunu söyleyebilirim: Festivalin Ankaralı sinemaseverlerin hayatında önemli bir yere sahip bağımsız bir sinemada düzenlenmesi büyük bir şans. Büyülü Fener’in profesyonel ve bize çok yardımcı olan ekibi de aynı şekilde festival için çok önemli ve vazgeçilmez. Sinemaseverlerin kendilerini evlerinde hissettiği bir mekandayız ve ekip olarak biz de kendimizi evimizde hissediyoruz.

The Eternal Daughter (yön. Joanna Hogg, 2022)

The Eternal Daughter (2022,  Joanna Hogg)

Festivalin bölümleri hangi konulardan besleniyor ve birleştiklerinde nasıl bir anlatı oluşturuyor?

Festivalin bölüm başlıkları aslında o yıl kadın sinemacıların ilgilendiği konuları özetliyor. Bu yıl Olay Yeri: Aile’de aileye odaklanan filmleri, Oyunbozanlar’da sisteme ve kurulu dile karşı çıkan filmleri izledik. Ayak Basılmamış Yollar, portrelere yer filmlerden oluşuyordu. Bunlar ve diğer bölüm başlıkları bize kadın sinemacıların düzene karşı çıkan, aileyi sorgulayan ve ilham veren kadınların portrelerini çizme eğiliminde olduğuna işaret etti.

Düet (yön. Ekin İlbağ & İdil Akkuş, 2022)

Düet (2022, Ekin İlbağ & İdil Akkuş)

Her Biri Ayrı Renk kategorisinde yer alan filmler FIPRESCI Ödülü için de yarışıyor aynı zamanda. Bu bölüme biraz daha yakından bakalım mı?

Bu bölümde FIPRESCI jürisinin değerlendirdiği filmler yer alıyor. Dokuz filmin yer aldığı bölümde Türkiye’den Düet, Meksika’dan Totem ve Yugoslavya iç savaşına bakan Güneş Tutulması’nın da yer aldığı filmler bulunuyordu. Filmlerin yaratıcı sinema dilleri olmasına ve farklı sinema yaklaşımlarını temsil etmelerine özen gösterdik.

Feminizm odaklı bağımsız dijital yayın organı Another Gaze ile işbirliğiniz nasıl ilerledi?

İranlı Kadınlar Konuşuyor adlı bölümü Sinematek / Sinema Evi ile birlikte hazırladık. Another Gaze ise İran’a odaklanan bölümüyle hem bize rehberlik etti hem de Kuşaklararası Aktarımlar adlı kısa film seçkilerini göstermemize izin verdi.

Mania Akbari festivalin konuğu olarak Bedenin Ötesinde temalı bir konuşma gerçekleştirdi. | Fotoğraf: 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Ankara izleyicisi hava koşullarına rağmen festivale büyük ilgi göstermişe benziyor. Film gösterimleri, söyleşiler ve panellerin ardından izleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız? Festival direktörü olarak izleyicilerle diyaloğunuz nasıldı?

Festival, çok geniş bir kitleye ulaştı. Gösterimler büyük bir doluluk oranıyla tamamlanıyor. Belmin Söylemez: Şehirde Kâinatı Aramak seçkisindeki orta ve kısa metrajlı filmlerinin birçok izleyici için keşif niteliği taşıdığına dair yorumlar aldık ve bu bizi çok sevindirdi. Programın gördüğü büyük ilgi ve biletlerin birçok seansta tükenmesi kadın sinemacıların filmlerindeki yetkinliğe ve oluşan meraka da işaret ediyor. Kendi adıma sürekli Büyülü Fener’de olmaya ve seyirciyle bire bir bir diyalog kurmaya özen gösterdim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🧹 Uçan Süpürge, klasik müzikten beslenen film sahneleri

26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali direktörü Nil Kural'la sohbet, 8 besteciden klasik müzik eserlerinin eşlik ettiği 8 film sahnesi

07 Haz 2023

Girard-Perregaux ile birlikte
Portrait of a Lady on Fire | Kaynak: IMDb

YAZARLAR

Dilara Kaya

Aposto - Dilara Kaya

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine