30 Yıldır Eskimeyen Kapak: Goo

Onun artık ayrı bir yaşamı var.
30 Yıldır Eskimeyen Kapak: Goo

Yapımlab 5 Mart
Yapımlab ile birlikte

Yapımlab’ın sinema topluluğu: House of Yapımlab Her sanat dalında olduğu gibi sinemada da sanatçıların yaşadıkları dönemin koşulları, birlikte deneyimledikleri olaylar ve sinemanın geleceğine ilişkin düşünceleri üretimlerine yansıyor. Öyle ki bu yansımalar bazen bir manifestoyla bizzat sanatçılar tarafından, bazen de sonrasında eleştirmenlerin yorumlarıyla çeşitli akımlar olarak tarihe not düşülüyor. Şüphesiz, bu birliktelikler sinemanın gelişiminde önemli rol oynuyor. Türkiye’de sinema yapımcılığı denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Zeynep Atakan da bu noktadan hareket ederek; House of Yapımlab adını verdiği eğitim, network ve iş birliği ağıyla sinemayı geliştiren bir topluluk yaratmayı amaçlıyor. Yapımlab: 1987 yılından bu yana sinema sektöründeki profesyonel çalışmalarını sürdüren ve bu süreçte Tayfun Pirselimoğlu, Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi yönetmenlerle çalışan Zeynep Atakan'ın uluslararası alandaki film yapımı deneyimlerini genç yapımcı adaylarıyla paylaşma amacıyla 2010'da kurduğu Yapımlab; film endüstrisinde çağdaş bilgi ve deneyimleri Türkiye sinema sektöründe profesyonelleşmek isteyenlerle paylaşmak ve sinemada somut etkisi ölçülebilir gelişim ve değişimlere öncülük etmek amaçlarıyla faaliyet gösteriyor. Şimdiye dek binden fazla genç sinemacı ve sinema profesyoneli adayı mezun veren Yapımlab’ın sinema alanında proje geliştirme, ortak yapım, görsel işitsel alanda hukuk, bütçe-maliyet, finans planı gibi konuları kapsayan Klasik Yapımlab Eğitimi Online, film müziğinin temel esaslarının konu edildiği Selim Atakan'la Film Müziği ve hikâyeleri, senaryoları yetkin gözlerle değerlendirme becerisi kazandırmayı hedefleyen Akın Tek ile Sinemada Hikâye gibi klasikleşmiş eğitimleri; WhatsApp, Vimeo ve Zoom üzerinden ilerleyen Zeynep Atakan'ın hazırladığı 21x21 Online Egzersiz Modülleri ile destekleniyor. !f İstanbul, Uçan Süpürge, Saraybosna, Kudüs, Sofya, Sırbistan gibi önemli film festivallerinde Yapımlab Ödülü adı altında bir ödül veren Yapımlab, bir yandan da Yapımlab Network ile Türkiye'de sinema profesyonellerini bir araya getiren bir iş ağı olma özelliği taşıyor. Yapımlab, bu bağın daha uzun soluklu iş birliklerine dönüşmesini teşvik etmek ve her gün güncellenen sinema sanatını yakından takip ederek sürekli gelişimi mümkün kılmak için House of Yapımlab’ı hayata geçiriyor. House of Yapımlab: Daha önce yolu Yapımlab'la kesişmiş olanların bağını güçlendirecek, Yapımlab'la yeni tanışanların profesyonel bir iş ağına dâhil olmasını sağlayacak olan House of Yapımlab; üç farklı üyelik modeliyle katılımcıların Yapımlab'ın eğitimlerinden, atölyelerinden, modüllerden, network'ünden ve iş birliği yaptığı organizasyonlardan faydalanmasını mümkün kılıyor. Turuncu, Gri ve Mor olmak üzere her biri 1 yıl süreyle geçerli üç tip üyelik sunan House of Yapımlab’da her üyelik farklı avantajlar vadediyor. Örneğin Gri üyelik sahipleri 4'ü Zeynep Atakan tarafından, kalan 8'i önemli film yapımcıları tarafından gerçekleştirilecek 12 vaka analizi çalışmasına katılarak filmleri derinlemesine inceleme network yaratma imkânı yakalarken Mor üyelik sahipleri Yapımlab'ın tüm eğitimlerinde %10 indirim ve modüllerden birine ücretsiz katılma hakkına sahip oluyor. Ayrıca tüm üyelik sahipleri House of Yapımlab ile Türkiye'nin önemli sinemacılarıyla tanışma ve Yapımlab Network avantajlarından yararlanma olanağı buluyor. Yapımlab'ı daha yakından tanımak ve House of Yapımlab'ın bir parçası olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Alternatif rock’ın dev ismi Sonic Youth, farklı sanat disiplinlerinin birbirini beslediği New York sahnesinden büyük bir plak şirketine giden yolda, 80’ler boyunca beş bağımsız albüm yayımladı. Kuruluşundan itibaren görsel sanatlarla iç içe olan grubun, büyük bir plak şirketinden çıkan ilk albümü Goo, Sonic Youth’un bir önceki albümü Daydream Nation ile yakaladığı ivmeyi güçlendirdi, ana akımın kapılarını ardından gelecek alternatif rock ve grunge grupları için araladı, Raymond Pettibon imzalı kapağıyla da ikonikleşti.

Maureen Hindley and David Smith
Maureen Hindley and David Smith, 1966
Kaynak: Green and Black Music

1980’lerde adını duyurmaya başlayan Raymond Pettibon, punk dünyasının aşina olduğu bir isim. Ağabeyi, Black Flag kurucusu Greg Ginn’in sahibi olduğu SST Records bünyesindeki gruplara poster ve albüm kapakları çizerek tanınan Pettibon, Black Flag logosunun da yaratıcısı. Sonic Youth kurucularından Kim Gordon, Pettibon’un işlerini o dönemde takip ettiği fanzinlerden biliyor; hatta Artforum dergisinde kendisiyle ilgili bir yazı da yazmış. Çizgi roman estetiğindeki kare, 1960’larda Manchester’da beş çocuğu öldüren seri katiller Ian Brady ve Myra Hindley’nin davasında tanık olan Maureen Hindley ve David Smith’in bir fotoğrafından hareketle çizilmiş. “Kız kardeşimin erkek arkadaşını çaldım. Her şey kasırga gibi hızlı oldu. Bir hafta içinde ailemi öldürüp yola düştük,” cümleleriyle iyice karanlıklaşan kapak, Geffen Records’ın hoşuna gitmese de yayımlanıyor ve geçtiğimiz yıl 30. yaşını kutlayan albümün alametifarikası oluyor.

Sonic Youth Goo kapak
Kaynak: Discogs

Sonic Youth üyesi Lee Ranaldo, albüm kapaklarının tutku duydukları şeyleri dinleyiciyle paylaşmanın bir yolu olduğunu söylüyor. Her zaman sanat dünyasıyla iç içe olan grup, bunu albümlerinde Gerhard Richter, Mike Kelley, Raymond Pettibone, Richard Prince gibi sanatçılarla çalışarak gösteriyor. Thurston Moore ise, gerçek bir fotoğraftan uyarlanan tek bir karenin birçok anlatıma olanak sağlamasının gücüne dikkat çekiyor.

Pettibon’un Goo'daki izi sadece kapak tasarımında değil. Albüm ve içerdiği My Friend Goo şarkısı, adını sanatçının 1989 tarihli kısa filmi Sir Drone’da yer alan bir karakterden alıyor. Goo aslında Sonic Youth’un albüm için düşündüğü ilk isim değil. Grubun aklındaki asıl isim, Geffen’in değiştirmeleri için yana yakıla kapılarını aşındırdığı Blowjob?. Sonic Youth bu adı, bağımsızlıklarını büyük bir plak şirketine “sattıkları” için uygun görmüş.

Goo'nun kapağı, Seinfeld’den The Simpsons’a, popüler kültürün hayat damarlarını oluşturan birçok yapımdaki karakterlerle birleştirilerek tekrar tekrar çizildi. Grup 2020’de, albümün 30. yılında, bu uyarlamaları bir kitap hâline getirmek istediğini ama pandemi nedeniyle önceliklerinin değiştiğini açıkladı. Bir gün Goo parodilerinden oluşan bir kitap yayımlanırsa, içinde Darth Vader’dan Taylor Swift’e birçok pop kültür figürünün olması kaçınılmaz. Pettibon, kapağın artık ayrı bir yaşam sürdüğünü söylüyor. Spin’e verdiği röportajda dediği gibi, “Goo’dan kaçmak imkânsız.” 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Varış noktası belli olmayan yolculuklar

İçindekiler: Leifur James'in gürültülü sessizliği, 30 yıllık kapak Goo, Altın Küre Ödülleri, 123 yer ve dahası.

05 Mar 2021

Yapımlab ile birlikte
Studio Daily

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?