51. İstanbul Müzik Festivali başlıyor

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Müzik festivali. Yarım asrı deviren İstanbul Müzik Festivali, 18 farklı mekânda ve 25 konserde 60’ın üzerinde ismi ağırlayacak.
- Nerede? Çeşitli mekânlarda
- Ne zaman? 1 - 17 Haziran
- Neden gitmeli? Festival, 2 haftalık dopdolu bir programa sahip.
- Not almalı: Yerel ve yabancı orkestraların, yıldız adaylarının, saygın müzisyenlerin ve disiplinlerarası işbirliklerinin sahne alacağı festival, Cumhuriyet'in 100. yılına özel projelerin öne çıkacağı bir akışa sahip olacak. Açılış, Tekfen Filarmoni Orkestrası ile Jan Lisiecki’nin buluşacağı bir konserle yapılacak.
Türkiye topraklarının engin medeniyetler tarihinin simge kadın isimleri Şahmeran, Kassia ve Suat Derviş'e adanan eserler; Yaşar Kemal'in Binboğalar Efsanesi kitabından uyarlanan müzikal tiyatro; Fazıl Say'ın Türk şairlerinin yapıtlarından esinlenerek bestelediği parçalar; Cumhuriyet tangoları ve dahası İstanbul Müzik Festivali'nin ikinci 50 yılına görkemli bir giriş vadediyor.
Festivali iple çektirenler arasında Tekfen Filarmoni Orkestrası & Jan Lisiecki, Anne-Sophie Mutter & Mutter's Virtuosi, Brooklyn Rides & Avi Avital işbirlikleriyle disiplinlerarası Disko Klasik gecesi de var. Müzik Rotası, Hafta Sonu Klasikleri ve Müzikli Bir Hafta Sonu ise festivalin ilk hafta sonunda kulaklarımızı şenlendirecek. Program ve biletler için seni şöyle alalım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında CI Bloom, 51. İstanbul Müzik Festivali, Salt Galata'nın yeni sergisi Başka Kayda Rastlanmadı ve daha nicesi var.
30 May 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.



