KİTAP TOPLATMAK MI?

Toplatılan Kalp Çarpıntısı serisi, edebiyatta temsilin gücü ve tahayyül hakkı üzerine.
KİTAP TOPLATMAK MI?

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Kalp Çarpıntısı serisinin ilk kitabında Nick ve Charlie tanışıp dost oluyorlar. "Ve sonra aşk başlar," diye ekliyor, açıklama metni. Genç yetişkin çizgi romanı, kuir bir ilişkiyi konu alıyor. Ben Alice Oseman'ın kaleme aldığı seriyle Annemin Kaburgası'nın yazarı Burçin Tetik'in tweeti üzerine tanışıyorum: "LGBTİ+ gençlerin ve çocukların okudukları bir kitapta kendilerini görme şansını, cishetero çocukların kendilerini ve dünyayı anlama şansını, çok basit gibi görünen ama aslında her çocuk ve gencin sahip olduğu tahayyül hakkını çalıyorsunuz. Hayatlarını, hayatlarımızı çalıyorsunuz." Meğerse seri, "müstehcenlik" iddiasıyla açılan soruşturma üzerine toplatılmaya başlanmış. İnternet satışları da durmuş.

Çocuk ve Genç Yetişkin Edebiyatı, sevgili annem sayesinde, okuma-yazma öğrenmeden önceden beri hayatımın önemli bir yerini kapsıyor. Edebiyatın gücünü herhangi bir akademik çalışmaya danışmadan yalnızca kendi hayatımdan örnek vererek görebiliyorum — şimdilerde yaptığım mesleğim editörlük, bana 11 yaşında hayran kurgu yazarken edindiğim kaslarımdan kalma. Şeker Portakalı'nın Zeze'si özel alandaki otoriteleri sorgulamasa, Sevgili Salak Günlük'teki Jamie Kelly'nin sarkastik yorumları olmasa ve ben bu karakterlerle okuma deneyimim esnasında tanışmasam, büyürken kendimle ne kadar rahat hissederdim bilmiyorum. Zaten Desdemona da Othello'nun hikâyelerini dinleyerek savaşçıya âşık olmadı mı? Austen'ın sevgili Catherine Morland'ının hayatını kurtaran onu kurgunun gücünden uzaklaştıran güçlü kalem değil mi? Madam Bovary'nin sonunun edebiyatın gücünden kaynaklanmadığını kim iddia edebilir?

Temsil oldukça kıymetli: Yine ilkokul yıllarımda The Sims 2'yi oynarken kuir bir çifti "evli" olarak aynı eve koyduğumda nüfuz eden rahatlama hissini unutamıyorum. Zira seçerken oyunun izin vermeyeceğini düşünmüş, elimi korkak alıştırmıştım. Normalleştirme süreçlerimiz tam olarak bu anıdaki şaşkınlığın yerini rahatlığın almasıyla ilerlemiyor mu? 1996 doğumlu, 20'lerinde biri olarak çocukluğumu ve günümüzdeki temsil gücünü karşılaştırdığımda fark ettiğim inanılmaz değişim, bana umut veriyor. 

Çocuk ve Genç Yetişkin Edebiyatı neden önemli?

Filipović'in çalışması, çocuk kitaplarının cinsiyet, ırk ve sınıfla ilgili en erken ve en uzun süreli algılarından bazılarını sağlayarak sosyal öğrenme ve kimlik gelişimi sürecinde önemli bir role sahip olduğunu özetliyor. Masha Rudman'a göre kitaplar, okuyucularının zihninde önemli etkiler yaratıyor: "Düşünce ve davranışlar için uygun temeller oluştururken bize yardım edebilir veya engel olabilirler." Dolayısıyla hangi kitaplarla karşılaştığımız, özellikle çocukken çok daha elzem. 

Santora da benzer bir şekilde aynalar ve penceler teorisini literatürle tanıştırarak nefretin olmadığı bir dünyayı hayal etmemize yardımcı oluyor. Bu teoriye göre kitaplar "ayna" görevi gördüklerinde çocukların, yaşam tarzlarının, ailelerinin, ev/okul ve toplumun yansımalarını içeriyorlar. "Pencere"lerse çocukların yaşadığı dünyanın çeşitliliğine bir göz atma hakkı sağlıyor. Böylece bireyler, tanımadıkları insanlara, yerlere ve yaşam tarzlarına karşı rahatlık ve saygı geliştirebiliyorlar. O hâlde sağlıklı bir toplumun reçetesi, temsilin artmasında yatıyor olabilir — dolayısıyla kitap toplatmak buna uygun düşen bir eylem değil gibi.

Distopik gerçekliğimizin içinde olaylar süregelirken ben de Mîna Urgan'dan Bir Dinozorun Anıları'nı okuyordum: "Ailesi ve çevresi tarafından az çok korunan bir çocuk, on altı on yedi yaşına varıp […] toplumun, insanların, cinselliğin gerçekleriyle ansızın karşı karşıya gelince, nasıl mutlu olabilir ki?" Urgan'ın sorusundaki "ansızın" kelimesinin hem Tetik'ten gelen tahayyül hakkı talebiyle hem de aynalar ve pencereler teorisiyle benzer yerlerden geldiğini düşünüyorum. Etrafımız temsillerle çevrilmeden nasıl mutlu olabiliriz? İçinde yaşadığımız toplumun özneleriyle geç tanışmak hepimize zarar vermeyecek mi? Ansızın tanışmaları görünür olmakla önleyebiliriz.

Birkaç kitap önerisi

"Tahayyül hakkı" diyerek bana ilham olan Burçin Tetik'e hoşuna giden LGBTİ+ temsil örneği sorduğumda trans deneyimini konusu edinen Felix Ever After geliyor aklına. Akademide Sanat Tarihi ve Toplumsal Cinsiyet çalışan Derya Sayın, yazının konusunu bilmeden soruma biseksüel temsili nedeniyle Kalp Çarpıntısı serisini bir kez daha öneriyor — akabinde If I Was Your Girl'ü methediyor. Ben listemize Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor'u ekleyeceğim.

Demem o ki, benim tercihim Nick ve Charlie'nin aşkından yana olmaktan — okumaktan, temsilinin bilincime hükmetmesinden ve öznelerle sarılmaktan.


Kaynaklar:

Filipović, Katarina. "Gender Representation in Children’s Books: Case of an Early Childhood Setting." Journal of Research in Childhood Education, 2018, pp. 310–325.

Lesnik-Oberstein, Karín. "Issues in Children's Literature Criticism." Children's Literature: Criticism and the Fictional Child, OUP Oxford, 1994, pp. 1–34.

Santora, Linda A. Assessing Children's Book Collections Using an Anti-Bias Lens. 2013.

🎙 Editörün notu: Susma Platformu ve Kaos GL'nin ortak düzenlediği "LGBTİ+'ların İfade Özgürlüğü ve Sansür" konferansı 29 Mayıs'ta gerçekleşmişti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

ANGST 35: KİTAP TOPLATMAK MI?

Edebiyatta temsilin gücü ve tahayyül hakkı üzerine. Greenpeace Akdeniz'le: Zonguldak'ta adil dönüşüm mümkün mü?

22 Ağu 2021

ANGST 35: KİTAP TOPLATMAK MI?

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?