
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Özetle enflasyondan arındırılmış kur olarak özetleyebileceğimiz reel efektif döviz kuru (REDK) eylül ayında 54,5 seviyesine yükseldi. Endeks, bir önceki ay 52,9 değerini almıştı.
REDK ne demek?
REDK, ülkemizin dış ticaretinde önemli pay sahibi olan ülkelerin yerel para birimlerinden oluşan sepet karşısında TL'nin aldığı ortalama değerin (nominal efektif kur) ülkeler arası fiyat farklılıklarından (enflasyon) arındırılması sonucunda elde edilen bir göstergedir. Endekste eşik değer 100'dür ve bu değerin üzerindeki seviyeler yerel para biriminin değerli olduğunu gösterir. Bu endeksin eşlenikleri arasında en ünlüsü "dolar endeksi" olarak bilinen DXY'dir.
Veri bize ne anlatıyor?
Mayıs ayından bu yana en yüksek değerine ulaşan endeks, TL’nin eylül ayında yabancı para birimleri karşısında enflasyon kaynaklı aşınmadan daha az değer kaybettiğini yani reel anlamda değerlendiğini söylüyor. Diğer bir ifadeyle, TL’deki aylık değer kaybı, mevcut enflasyonist ortam sebebiyle beklenen “normal” değer kaybından daha az oldu.
TCMB, manşet değer olarak kabul edilen TÜFE bazlı REDK dışında yurt içi ÜFE bazlı ve işgücü maliyeti bazlı olarak da hesaplanıyor. ÜFE harici yapılan hesaplamaların bir alt kırılımında ise ülke grupları (gelişen ve gelişmiş) yer alıyor.
Bu kırılımların her biri bizlere farklı bağlamlarda karşılaştırmalar yapma olanağı sunuyor. Bu karşılaştırmaların başında ülkemizin eş grup ülkelerinin para birimleri karşısındaki reel performansı geliyor. USD’nin küresel çapta değer kazandığı bu dönemde TÜFE gelişen ülkeler bazlı REDK’nin bir yıl önceki (51,5) değerinin çok gerisinde (43,1) olduğunu görüyoruz. Bu da TL’nin eş grup ülkeleri para birimlerinden olumsuz ayrıştığını gösteriyor.
Veri setinin neresindeyiz?
2016’nın sonundan bu yana hep eşik değerin altında seyreden endeks, 2018 (Trump) ve 2021 (paradigma değişimi) kur şokları ile büyük birer kırılma yaşadı. 2021 yılının aralık ayı endeks tarihinin en düşük değeri olarak kayda geçerken (47,8) 60 eşiği 12; 70 eşiği ise 30 aydır görülmüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Reel efektif döviz kuru, mayıs ayından bu yana en yüksek değerine ulaştı; Villeroy faiz artışlarının devam edeceği sinyalini verdi; S&P bankaları uyardı.
05 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan, 31 Ağustos–2 Eylül tarihlerinde Suriye'nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ulaştırma Bakanlığı, Suriye Merkez Bankası, Suriye Varlık Fonu ve ticaret ve sanayi odaları ile görüştü. Yeniden yapılanma yatırımları, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, bürokratik işlemler ve dış ticaret koşulları üç günlük programın ana başlıklarıydı.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte büyümeye devam ederken, büyümenin bileşimi sanayideki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Tarımdaki güçlü baz etkisi, tüketimin desteği ve ithalattaki sert daralma manşet büyümeyi ayakta tutarken, imalat sanayisinde siparişler, istihdam ve üretim baskı altında kalmayı sürdürüyor.

Bu hafta makroekonominin en önemli iki göstergesi olan enflasyon ve büyümeye ilişkin veriler geldi. Enflasyonda yaz aylarında görülen görece olumlu tablo sona yaklaşırken, gıda, eğitim, enerji ve kura duyarlı kalemler önümüzdeki aylar için yukarı yönlü riskleri artırıyor.

İstanbul, 10 kilometrelik taksi ücretinin ülkedeki en büyük banknotun değerini aştığı, hatta bu banknotlardan en az üç adedini cebinizde taşımanızı gerektiren nadir şehirlerden... Türkiye’de 200 TL, 2009’dan bu yana tedavüldeki en büyük banknot olmaya devam ederken genel fiyat seviyesi yaklaşık 19 katına çıktı. Peki taksiye bir tomar nakitle binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü ve vatandaşları kredi kartına mahkum bırakan süreç nasıl işliyor?

TÜİK, yılın ikinci çeyreğine ait büyüme rakamını yıllık %2,3 olarak açıkladı. Temmuz enflasyonu ise %31,75. Bu iki rakam bir yıldır birbirine yaklaşmıyor. Ekonomi yavaşlıyor, fiyatlar yavaşlamıyor. Oysa beklenen bu değildi. Bir ekonomi bir yıldır yavaşlıyorsa, talep zayıfladığı için fiyat artışlarının da gevşemesi gerekirdi. Ancak Türkiye'de gevşemiyor. Sebebini anlamak için manşetteki rakamdan ziyade rakamın altında yatan kırılıma bakmak gerekiyor.



