Yapay zeka rallisi yeni bir dot-com balonu mu?

Bu yıl S&P 500'deki %11,98'lik kazancın neredeyse tümü yapay zekaya yatırım yapan hisselere bağlı olarak kaydedildi
Yapay zeka rallisi yeni bir dot-com balonu mu?

14 Nisan - Inveo Ventures - Pareto
Inveo Ventures ile birlikte

Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures

Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Yapay zekâ teknolojisindeki gelişimi ve bu gelişimin şirketlerin kârlılık ve üretkenlikleri üzerindeki etkisini bolca konuştuğumuz bir dönem yaşıyoruz. Ocak ayında Microsoft’un bir sohbet robotu olan ChatGPT'ye yaptığı yatırımı genişletmesiyle başlayan yapay zeka yarışı, diğer büyük teknoloji şirketlerinin kendi planlarını duyurmalarıyla birlikte iyice kızıştı. Bu durum o kadar ileri gitti ki, geride bıraktığımız bilanço döneminde ABD’de yatırımcıların temel kaygısı şirketlerin başta yapay zekâ olmak üzere teknolojiyi nasıl kullandığı oldu. Şirketlerin yönetim ekipleri de doğal olarak yatırımcıların bu iştahından yararlandı ve 2000'deki dot-com çılgınlığını hatırlatan bir ortamla bilanço dönemi geride bırakıldı. Bu yazıda; yılın başında Microsoft ile başlayan, Google’ın Bard’ı ile büyüyen ve çip üreticisi Nvidia’nın bilançosuyla birlikte hız kazanan yapay zeka rallisinin temel dinamiklerini özetliyor ve bu ralliyi dot-com balonu ile kıyaslıyoruz.

Yapay zekada silahlanma yarışı

Yapay zeka ve robot teknolojisinin şirketler tarafından benimsenmesi bir süredir "dördüncü sanayi devrimi" olarak anılıyor. Yapay zeka teknolojileri hayatımızı değiştirme potansiyeli taşıdığı gibi, şirket perspektifinden bu teknolojideki gelişmeler farklı sektörlerde verimliliğin artırılması ve daha geniş kar marjları anlamına geliyor. Microsoft'un bu yılın başında ChatGPT’ye olan yatırımını artırdığını açıklamasıyla kendi hisselerine 500 milyar ABD dolarından fazla değer kattığını görüyoruz.

Geride kaldığını anlayan Google ise arayı kapatmak için biraz aceleci davrandı ve Şubat ayında yapay zeka stratejisini açıklamaya yönelik girişiminde, ChatGPT’ye rakip olan sohbet botu Bard’ı tanıtırken başarısız oldu. Diğer yandan şirket geçtiğimiz haftalarda yıllık olarak düzenlediği “I/O” konferansında Google yapay zeka sürümünün gücünü gösteren ve onu bir uygulama paketiyle mevcut sistemlerine entegre eden bir dizi duyuru daha yaptı. Böylelikle rüzgar terse döndü ve gelişmelerle birlikte Alphabet'in hisse senedi fiyatı mayıs ayında yaklaşık %21 değer kazandı. Böylelikle şirket ile emsalleri arasında daha önce açılmış olan değerleme farkı da daralmış oldu.

Microsoft ve Google’ın yarışına Amazon ve Meta Platforms da seyirci kalmadı. Nitekim Meta benzer bir ürünü bu yıl içinde piyasaya sürmeyi planladığını belirtirken, Amazon da çevrimiçi mağazasının arama işlevinde kullanmak üzere "ChatGPT tarzı” bir ürün geliştirdiğini söyledi.

Yapay zekada silahlanma yarışı, farklı sektörlerden şirketlerin teknolojiden yararlanma planları hakkında açıklama yapmasıyla birlikte daha da büyüdü. Örneğin son haftalarda; Kraft Heinz’ın satış üretkenliğini artırma amacıyla yapay zekâ kullanımını gündeme taşıdığına, Wendys’in ise arabaya servis sürecini yapay zeka teknolojisiyle gerçekleştirmeyi planladığına tanık olduk.

Dot-com krizi

Tüm şirketlerin ve yatırımcıların bir anda aynı yöne doğru hareket etmeye başlaması ister istemez çoğu yatırımcının aklına dot-com balonunu getirdi. Dot-com balonu 1990'ların sonlarında yaşanan bir borsa balonuydu. ABD’de teknoloji endeksi Nasdaq 1995’ten Mart 2020’deki zirvesine kadar %800 artış gösterdi. Endeks 3 yıl içerisinde bu zirveden %740 düştü ve balon sırasındaki tüm kazanımlarını geri verdi. Endeksin yeniden 2000 yılındaki zirveye ulaşması yaklaşık 15 yıl aldı. Dot-com çöküşü sırasında birçok küçük ölçekli çevrimiçi alışveriş ve iletişim şirketi iflas etti. Amazon ve Cisco Systems gibi daha büyük şirketler ise piyasa değerlerinin önemli bir bölümünü kaybetti.

Dot-com balonunun üç önemli nedeni vardı:

1- Dot-com şirketlerinin yüksek değerlemeleri

Bu dönemde halka arz olan teknoloji ve internet şirketleri yüksek yatırımcı talebi ve değerleme modellerinin zayıflığı nedeniyle gerçekçi olmayan fiyat ve çarpanlardan halka arz oldu. Analistler halka arz olan şirketlerin nakit yaratabilme potansiyelinden ziyade web site trafiği metriklerine odaklandı.

2- Girişim sermayesi fonları ve düşük faizler

Teknoloji ve internet şirketlerine sermaye akışı girişim sermayesi fonları üzerinden gerçekleşti. O dönem için düşük kabul edilebilecek faiz ortamında yatırımcılar borçlanarak birikimlerini girişim sermayelerine aktardılar. Girişim sermayelerinin aldığı ekstrem riskler dot-com balonunu daha da büyüten faktör oldu.

3- Medya etkisi

Medya şirketleri teknoloji şirketlerinin gelecek beklentileri hakkında yazdıkları raporlarla yatırımcıları riskli teknoloji şirketlerine sürüklediler. Önde gelen finans medya kanalları sektörü süsleyen raporlarla fiyatlardaki yükselişi körükledi.

Balon hissiyatı

Bu nedenle her ne kadar yapay zekanın uzun vadeli faydaları inkâr edilemez olsa da dot-com tecrübesi yatırımcıların hisse piyasalarında kısa vadede yaşanan yukarı yönlü bu hızlı fiyatlamada kaygılanmasına neden oluyor. Bloomberg verilerine göre, şirketlerin kazanç raporlarında ve konferans görüşmelerinde teknolojiden bahsetme sayısı ilk çeyrek itibarıyla rekor bir seviyeye ulaştı. Fiyat hareketi perspektifinden bakıldığında; bu yıl S&P 500'deki kazançların (+%11,98) neredeyse tümü yapay zekaya yatırım yapan hisselere bağlı olarak kaydedildi. Bu hisse senetleri dışarıda bırakıldığında S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yaklaşık %2 değer kaybetti. Çip üreticisi Nvidia 200’ün üzerinde fiyat/kazanç oranına ulaşırken (S&P 500 ortalaması 20.50 seviyesinde) dot-com döneminde olduğu gibi şirketler ve medya kanalları yapay zeka temasını manşetlere taşıdı.

Yukarıda da vurguladığımız üzere S&P 500 bu yıl bir avuç isim tarafından destekleniyor. ChatGPT ile başlayan çılgınlık Fed’in faiz artışlarına bağlı olarak kötüleşen ekonomik ve şirket kazanç görünümüne rağmen S&P 500’ün neden bu kadar iyi durumda olduğunu kısmen açıklayabiliyor.

Neden balon olmayabilir?

Diğer yandan dot-com balonu ile yapay zekâ rallisini birbirinden ayırabilecek önemli farklılıkların bulunduğunun altını çizmek gerekiyor. Dot-com dönemine benzer şekilde “yapay zeka” temasıyla bir halka arz çılgınlığı yaşanmıyor. Faiz oranlarının yüksek olması ve piyasada azalan likidite yatırımcıların yüksek riskli varlıklara olan talebini sınırlandırıyor ve herhangi bir varlık sınıfında yaşanan olası bir hızlı fiyat artışında hemen yatırımcıların hemen temel değerleri sorgulamasını sağlıyor. 

Yapay zeka temasıyla prim sağlayan teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alıyor ve Apple ile birlikte S&P 500’ün toplam piyasa değerinin %25’inden fazlasını oluşturuyor. Bu şirketler hâlihazırda düzenli bir gelir modeline ve yüksek nakit varlığa sahip; dolayısıyla finansallarının oldukça güçlü olduğunu hatırlamak gerekiyor. Son olarak her ne kadar Nvidia başta olmak üzere yapay zeka şirketleri yüksek fiyat/kazanç oranı ile işlem görse de, S&P 500 genelinde ve küçük piyasa değerine sahip şirketlerde benzer bir durumun söz konusu olmaması dikkat çekiyor.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🎈 Yapay zeka rallisi, fonlamalarda düşüş

Yapay zeka vs. dotcom balonu, fonlamadaki düşüşün Avrupa teknoloji sektörüne yansıması

12 Haz 2023

Inveo Ventures ile birlikte
🎈 Yapay zeka rallisi, fonlamalarda düşüş

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"