Kârlı bir 2023'ün ardından umutsuz bir 2024

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Otomotiv sektörü için çok zorlu ama bir o kadar da kârlı bir yıl oldu 2023. Döviz dalgalanması, enflasyon, deprem, ÖTV, KDV, tedarik sorunları gibi akla gelen ilk parametrelerle verilen sınavların yanı sıra sektör 2o23 yılını tarihî bir satış rekoruyla kapattı.
Rakamlar: Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç satışları, 2023 yılında 2022’ye kıyasla %57,4 artış göstererek 1 milyon 232 bin 635 adede ulaştı. Böylece sektörde ilk kez 1 milyon rakamı aşıldı ve bu Cumhuriyet tarihinin de rekoru oldu. Bir önceki en yüksek satış rekoru 983 bin 720 adetle 2016 yılında kaydedilmişti.
- Alt kırılımlarda otomobil satışları, 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre %63,2 artarak 967 bin 341 adet, hafif ticari araç satışları da %39,2 artışla 265 bin 294 adet oldu.
- Otomotiv satışları 2023 Aralık'ta yıllık bazda %37,7 artarak 158 bin 653 adet oldu. Otomobil satışları %45,7 artışla 126 bin 416 adet, hafif ticari araç satışları %13,3 artışla 32 bin 237 olarak kaydedildi. Burada 10 yıllık ortalama satışlara bakıldığında da önemli artışlar görüldü; otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık aralık ayı ortalaması %36,7 oranında büyüdü. Bu oran otomobil satışları tarafında %44,3, hafif ticari araç satışlarında %13,1 artışa işaret etti.
- En dikkat çeken ve merak edilen alt kırımlardan biri elbette ki elektrikli otomobiller. 2023 yılında elektrikli otomobillerin payı %6,78’e çıktı. Bu, Avrupa ile kıyaslandığında küçük olsa da Türkiye için önemli bir pazar payı. 65.562 adet elektrikli otomobil satılmış. 2024'e dair beklenti ise 100 bini aşması yönünde.
- 2023'te 646 bin adet ile en çok satılanlar benzinli araçlar oldu. Onu 133 bin ile dizel, 111 bin ile hibrit, 10 bin adet de LPG'li araçlar takip etti. Satılan otomobillerin %32’i yerli markalardan, %67’si de ithal otomobillerden oluştu; yani, ithaller yerlilerin 2 katı kadar sattı.
- "Güvenli bir aile aracı" olarak tanınan yerden yüksek otomobil tipi SUV'ler, 2023'te %51 oranında satılarak en fazla tercih edilen model oldu.
2024 beklentileri neler?
2023’ü bu başarılarla kapatan otomotiv sektörü yöneticileri 2024 yılından pek umutlu değil. “Pazar %30-35 oranında daralır” diyenler de var, “%20-25 bandında daralırız” diyenler de... Bunun başlıca sebepleri arasında içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür, fazlasıyla düşen satın alma gücü, zamlar ve artan vergi matrahları geliyor. 2024 yılında yapılacak seçim öncesi ve seçim sonrası senaryoları da otomotiv sektörünü doğrudan etkileyecektir.
Önemli nokta: Tabii burada şu analizi yapmak gerek; 2023 yılında hiç beklenmeyen ölçülerde büyüyerek 1 milyonu aşan otomotiv pazarı 2024 yılında daralsa bile aslında Türkiye ortalamalarına gelmiş olacak. Pazar daralsa bile, o daralan pazar zaten sektörün alışık olduğu bir rakamın altına inmeyecektir.
Ek olarak: Otomotiv sektörü için her şey sıfır otomobil satışından ibaret değil; satış sonrası hizmetler, servis, kasko, sigorta, lastik gibi otomobile bağlı harcamalar da önemli bir gelir kalemi oluşturuyor. Hatta otomotiv sektörünün gelirlerinin %60’ından fazlası, bu kalemlerden geliyor. Bu konuları konuştuğumuz bir bayi, 2023 yılı özelinde şu yorumu paylaşıyor:
“Bu yıl milyonu aşan bir otomobil satışı yaptık. Bu, 2024 yılında servise giren araçların da artmasına yol açacaktır. Otomobil satışı düşse de servis girdisi onu dengeleyecektir.”
Değinmeye değer: Tabii, bu arada otomotiv sektörünün başka bir alışkanlığını da belirtmek gerekir ki, satışlar iyi olsa da bu fazla dillendirilmez; çünkü sektör ÖTV ve KDV zamlarıyla köşeye sıkışmaktan çekinir.
- 🔖 Okuma önerisi: En çok satılan FIAT, en hızlı büyüyen MG
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tesla ve Boeing'e dair "teknik sorunları" takip ettiğimiz bir hafta sonunu geride bıraktık.
08 Oca 2024

YAZARLAR

Ahmet Çelik
Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?




