Uzay turizmi başlıyor mu?


İşiniz için ihtiyacınız olan bir çalışma alanından fazlası: eOfis
Yakın zamana kadar övülen ve öykünülen plazalar ve geniş ofisler yerini daha özgürlükçü çalışma alanlarına bırakıyor. Girişimciler ve milenyum kuşağı dönüşümün voltranı olurken hibrit ofisler iş dünyasının kapısını çalıyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız
ABD kökenli milyoner Dennis Tito, Nisan 2001’de Rusya’nın Soyuz roketi ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) ulaşarak dünyanın ilk uzay turisti olduğu anı hayatının en mükemmel anı olarak hatırlıyor. Tito'nun seyahatinin ardından geçen 20 yılda sadece 7 kişi daha milyonlar harcayarak onun ayak izlerini takip edebildi; ancak bu sayının önümüzdeki 12 ay içinde ikiye katlanması bekleniyor.
Rusya’nın uzay turizmi yatırımlarına son vermesiyle 2009’dan beri dünyadan ayrılan bir turist dahi olmadı. Fakat SpaceX, Blue Origin ve Virgin Galactic gibi şirketler çok da uzak olmayan bir gelecekte uzayın popüler tatil rotaları arasında yer alacağını düşünüyor. 2000'li yılların başlarında kurulan ve uzay turizmi konusunda rekabet içinde olan üç şirketin her birinin kendine özgü bir iş modeli ve gelecek planı var.
Dünyadan uzak rekabet
Virgin Galactic: Birleşik Krallık kökenli milyarder Richard Branson, yeniden kullanılabilir ilk uzay gemisini üreterek Ansari X ödülünü kazanan SpaceShipOne şirketini satın alarak Virgin Galactic’i kurdu. 2004’ten beri yörünge altı bir uçuşta altı yolcu taşıyabilen SpaceShipTwo isimli bir uzay gemisi tasarlamak için çalışan şirket, yol boyunca birçok aksaklık yaşadı. 2009’da turistleri uzaya taşımayı planlayan Virgin Galactic, 2014’te bir pilotun ölümü ile sonuçlanan kaza başta olmak üzere ciddi problemlerle karşılaştı. Kazadan sonra mühendisler, aracın tasarımında modifikasyon gerektiren sorunlar buldu. Yıllar süren çalışmalar sonucu şirket, 22 Mayıs 2021’de üçüncü uzay yolculuğunu gerçekleştirdi. 2019’da bir özel amaçlı satın alma şirketi (SPAC) ile birleşerek halka açıklan Virgin Galactic’in her biri 200.000 ile 250.000 dolar arasında değişen fiyatlarla satılan gelecekteki uçuşlar için yaklaşık 600 rezervasyonu bulunuyor.
SpaceX: 2002 yılında Elon Musk tarafından kurulan SpaceX, hâlihazırda uzay yarışını önde götürüyor. Uzaya ulaşım maliyetlerini azaltmak için yeniden kullanılabilir fırlatma teknolojisini geliştirme hedefiyle kurulan şirket, 2012'de Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir uzay aracı gönderen ilk özel şirket oldu. SpaceX’in ana odağı aslında uzay turizmi değil. Elon Musk, nihai olarak Mars’ta insan yerleşimine öncülük etmek istiyor. Uzay turizmine yatırım yaparak uzay yolculuğunun kolayca yapılabileceğini kanıtlamak isteyen şirket, böylece Mars’ta yaşama odaklanan Starship sisteminin gelişimine de kaynak sağlamayı hedefliyor. Günümüzde, uzaya gitmek ve dünyanın yörüngesinde dolaşmak isteyenler için SpaceX dışında bir alternatif yok. SpaceX’in önümüzdeki dönemde planlanan, Uzay İstasyonu’nda konaklamalı iki uzay yolculuğu var. Katılmak isteyenlere 55 milyon dolara mal olması beklenen yolculukların yolculukların ilki Eylül 2021’de, ikincisi ise 2022 yılında gerçekleşecek.
Blue Origin: Uzay turizmi sektörünün üçüncü oyuncusu Blue Origin, 2000 yılında Amazon’un kurucusu Jeff Bezos tarafından kuruldu. Bezos, şirketi kurarken yeniden kullanılabilir fırlatma sistemleri aracılığıyla uzay yolculuğunu ucuz, sık ve daha erişilebilir kılmayı amaçladı; ancak şirket son birkaç yıla kadar herhangi bir faaliyette bulunmadı. Blue Origin, bu ayın başında New Shepard isimli uzay aracıyla ilk astronot ekibini uzaya çıkaracağını ve onlarla gidecek kişinin müzayede ile satışa sunulan bilete en yüksek teklifi veren kişi olacağını açıklamıştı. 11 dakikalık uzay yolculuğuna çıkacak kişinin belirleneceği müzayedede en yüksek teklif 2,8 milyon dolara ulaştı. Blue Origin ile uzaya gitmek isteyenlerin daha yüksek bir fiyat teklif vermek için 10 Haziran’a kadar süreleri var. En yüksek teklifi veren, Blue Origin’in Batı Teksas çölündeki uzay limanından atmosfer ile uzay arasındaki sınır olarak kabul edilen Kármán hattına heyecan verici bir yolculuğa çıkacak. Yolculuk esnasında uzay turisti, dünyaya dönmeden önce kapsülün içinde kısa bir süre koltuğundan da ayrılabilecek.
Geleceğe bakış
Uzay turizminin kişi başı maliyeti, şirketin özelliklerine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Virgin Galactic ve Blue Origin 100 km yüksekliğe ulaşan ve yolcuların uzayda birkaç dakika kalmasını sağlayan "yörünge altı" uzay turizmini domine ediyor. SpaceX ise daha maliyetli olan ancak 400 km yüksekliğe ulaşan ve yolcuların uzayda günler geçirmesine olanak sağlayan “yörüngesel” uzay turizmi için çalışıyor. Uzay endüstrisi danışmanlığı şirketi Northern Sky Research, 2028’e kadar yörünge altı ve yörüngesel turizm pazarının toplamda 14 milyar dolara kadar gelir elde edeceğini tahmin ediyor.
Öte yandan havacılık ve uzay şirketlerini rekabete tutuşturan pazar, turizm şirketlerini de heyecanlandırıyor. Mart ayında Kaliforniya merkezli Gateway Foundation, 2027’de ilk uzay otelini inşa etmeyi planladığını açıkladı. Hayatında bir kez olsun Jetgiller izlemiş olan herkes uzaya gitmenin nasıl bir şey olduğunu hayal etmiştir. Kim bilir belki de yakın gelecekte bu ütopik hayali gerçekleştirmek mümkün olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
31 Mayıs Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde SpaceX ve Blue Origin'in Ay yolculuğu yarışı, uzay turizmi ve iklim kriziyle mücadelede büyük enerji şirketlerinin sorumluluğuna dair tarihî bir karar var.
31 May 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.



