ABD'de yasaklanan Red Dye No. 3, Türkiye'de internette satılıyor

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) eritrosin isimli gıda boyasının erkek laboratuvar farelerinde kansere yol açtığını gösteren çalışmaların ardından gıda, takviye ve ilaç üreticilerinin Red Dye No. 3 olarak bilinen bu maddeyi kullanmasını yasakladı. Eritrosinin çocuklarda hiperaktiviteyle ilişkili olabileceğine dair endişeler de bulunuyor.
Nedir? Türkiye'deki Gıda Katkı Maddeleri mevzuatında "E 127" olarak adlandırılan eritrosin; pek çok ülkede lokum, şekerleme, kek, dondurulmuş tatlılar, içecekler, protein karışımları, meyve kokteylleri ve ağız yoluyla alınan bazı ilaçlara parlak kiraz kırmızısı rengini veren, petrolden üretilen sentetik bir gıda boyası.
Ne zaman? Üreticiler, Red Dye No. 3'ü Ocak 2027'ye kadar ürünlerinden çıkarmak zorunda. İlaçlarda ise son tarih Ocak 2028 olarak belirlendi.
Türkiye'de hangi ürünler risk taşıyor? bianet'ten Bülent Şık'ın bildirdiğine göre Türkiye'de mevzuat, eritrosin kullanımını sadece kokteyl kirazlar ve kirazlı şekerlemeler ile sınırlandırıyor. Bu da eritrosinin kiraz içeren kek ve kapkekler, pasta vb. unlu mamüller ile dondurulmuş tatlılarda ve kremalarda bulunabileceği anlamına geliyor. Ayrıca aynı maddeye ağız yoluyla alınan ilaç ve ecza ürünlerinde de rastlanabiliyor.
Öte yandan: Şık, bu konudaki temel sorunlardan birinin, piyasada herhangi bir internet satış sitesinden eritrosin boyası temin etmenin kolaylığı olduğuna işaret ediyor ve "Sadece eritrosin değil belirli kullanım limitleri olan her türlü gıda katkı maddesinin internetten satışının yapılmaması gerekir. Sağlık zararı doğuracak bu tip ürünlere kolayca erişebiliyor olmak başlı başına bir sorundur" diye de ekliyor.
Dünyada durum: Japonya, Avustralya ve Avrupa Birliği ülkeleri Red Dye No. 3'ün kullanımını bir süredir yasaklamış veya sınırlandırmıştı. ABD'nin California eyaleti de Ekim 2023 itibarıyla bu boyanın gıdalarda kullanımını yasakladı.
FDA’nın bu yasağı, tüketicilerin daha güvenli gıda boyalarına yönlendirilmesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak yasağın yürürlüğe gireceği tarihe kadar ürün etiketlerini dikkatlice kontrol etmenin önemine değiniliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Beyoğlu’nun simge mekanlarından Markiz Pastanesi, uzun bir aradan sonra tarihî dokusunu koruyarak yeniden açılıyor. Fransız şef Marc Veyrat, MICHELIN Rehberi müfettişlerini yeni restoranından men ediyor.
22 Oca 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




