

Dijital Türkiye Platformu ve KPMG ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye 2021’ raporunda dijitalleşme trendlerini inceliyor. Dijital Türkiye Platformu KPMG Türkiye tarafından yeni gerekliliklere odaklanarak topluma fayda sağlama misyonuyla yayımlanan ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye 2021’ raporu, ‘Risk ve Uyum’ başlığı altında dijital dünyada etik ve siber güvenlik konusunu ele alıyor. Dijitalleşmenin getirdiği risklerin farkında olmayı ve tüm bunları yaparken teknoloji ile iç içe kalmayı sağlayacak bütüncül yaklaşımlara değiniyor: İnsan ve makine odaklı etik: Geleneksel etik, bireyler arasındaki ilişkilerle ilgiliyken, dijital etik bunları çevrim içi etkileşimde bulunan herhangi iki veya daha fazla taraf için geçerli olacak şekilde harmanlıyor. Dijitalleşmenin belki de son durağı, insanların yapay zekâ kullanırken hangi etik kuralları izleyeceğini değil, robotların nasıl etik kurallar çerçevesinde hareket edeceğine odaklanmayı gerektiriyor. Makine etiğini de Efesli düşünür Herakleitos’un dediği gibi “değişmeyen tek şeyin değişim olduğu” ilkesinden şaşmayarak günümüze ve geleceğe uyum sağlayabilecek şekilde oluşturmak gerekiyor. Siber güvenlik : Dijital teknolojilerin kullanım trendinin artmasıyla kimlik avı saldırıları, virüsler, casus yazılımlar, kötü amaçlı yazılımlar ve fidye saldırılarında da günden güne yükseliş var. Türkiye’nin siber güvenlik stratejisinin özel sektör ve kamu kuruluşlarına da yansıması için şu 8 maddeye odaklanılması gerekiyor: Güvenlik açığının ele alınması İş hedeflerini güvenlik ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirmek Dijital güven ve tüketici kimlik doğrulaması Gelişen siber güvenlik ekibi Yeni yasal düzenlemeler Bulut dönüşümü Güvenlik işlevini otomatikleştirme Siber dayanıklılık ile ilgili varsayımlara meydan okuma Rapora ulaşmak ve detaylı bir şekilde incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Taliban’ın 20 yıl sonra yeniden yönetimi ele geçirdiği Afganistan’da halk, sadece insani bir krizle değil aynı zamanda ciddi bir ekonomik krizle de karşı karşıya kaldı.
Neler oldu?
Afganistan’ın para birimi Afgani, Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve Merkez Bankası Başkanı Ajmal Ahmedy başta olmak üzere birçok hükümet yetkilisinin ülkeden kaçmasının ardından tarihin en düşük seviyesine ulaştı. Şu anda 1 dolar, 86,02 Afgani’ye denk geliyor.
Taliban’ın kontrolü ele geçirmesinin ardından ABD, Afganistan’ın büyük çoğunluğunu ülke dışında tuttuğu 9,4 milyar dolar değerindeki ulusal rezervini dondurma kararı aldı. Bir yetkilinin açıklamasına göre, Fed dâhil ABD bankalarında tutulan hiçbir Afganistan devleti hesabı Taliban'a açılmayacak.
Ajmal Ahmedy, ülkede döviz krizine yol açan süreci ve nakit sıkıntısını şu şekilde anlatıyor:
Dış yardımların Afganistan ekonomisindeki yeri
İnsani Gelişme Endeksi'nde 189 ülke arasında 169'uncu sırada yer alan Afganistan, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alıyor. Dünya Bankası, mart ayında yayımladığı raporda Afgan ekonomisini “kırılgan ve yardıma bağımlı” olarak tanımlamış ve kamu harcamalarının %75’inin dış yardımlar tarafından karşılandığını belirtmişti. Dış yardımlar, hâlihazırda Afganistan’ın gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) %42,9’unu oluşturuyor. Taliban’ın dış yardımların kesilmesiyle ülke ekonomisini idare etmede sıkıntılar yaşayacağı öngörülüyor.
- Uluslararası Para Fonu (IMF), 500 milyon dolar değerindeki Afganistan ulusal fonuna erişim engeli getirdi.
- Almanya, bu sene iletilecek olan 430 milyon avro dahil Afganistan'a yapılacak tüm yardımları durdurma kararı aldı. Diğer ülkelerin de benzer adımlar atması bekleniyor.
Taliban, nasıl gelir elde ediyor?
Taliban, son yıllarda dış destekçilerden bağımsız hale gelmek için çabalarını artırmıştı. Taliban’ın geçtiğimiz sene 1,6 milyar dolar değerinde gelir elde ettiği tahmin ediliyor; ancak iş ülke yönetmeye gelince bu rakam yetersiz kalıyor.
- Taliban’ın en büyük gelir kaynağı, yasa dışı afyon üretimi. Afganistan, dünyanın afyon ve eroin tedarikinin %84’ünü karşılıyor ve üretimin yapıldığı yerlerin çoğu Taliban’ın kontrolü altında yer alıyor.
- Taliban, ayrıca Körfez’deki varlıklı kişiler ve İran gibi ülkelerden maddi destek alıyor.
Şimdi ne olacak?
ABD’nin rezervleri dondurması ve dış yardımların kesilmesi, ülke ekonomisinde keskin bir daralmaya neden olurken Afgani'nin değer kaybetmesi ve enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz olacak. Fitch Derecelendirme Kuruluşu, Afganistan ekonomisinin bu yıl %20 oranında küçüleceğini öngörüyor. Panik içindeki halkın bankalardan paralarını çekmeye çalışmasıyla yakın gelecekte finansal istikrarın daha da bozulması bekleniyor. Eski Merkez Bankası Başkanı Ahmedy’nin dediği gibi: “Taliban, askeri olarak kazandı. Şimdi yönetmek zorunda ve bu hiç kolay değil.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Taliban'ın yönetimi ele geçirmesiyle Afganistan para birimi, tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Çin hükümeti, TikTok'un yönetim kuruluna girdi. Mükellef kurucusu Okan Şafak, yurt dışında şirket kurmanın inceliklerini anlattı.
23 Ağu 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?





