Afrika İklim Zirvesi’nde karbon vergisi çağrısı


Gezegen için olumlu bir etki: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5
Çevre bilinciyle tasarlanan Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 Samsung , çevre vizyonu doğrultusunda ilerleme kaydetmeye ve Cihaz Deneyimi Bölümü için 2030 yılı sonuna kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak dahil olmak üzere hedeflerini…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Nairobi’de Afrika Birliği’nin liderliğinde gerçekleştirilen Afrika İklim Zirvesi’nde, Afrika’nın iklim değişikliği ve iklim finansmanı stratejileri konusundaki eylem planını belirleyen Nairobi Deklarasyonu kamuoyuyla paylaşıldı.
- Detaylar:Bildirgede, uluslararası camianın daha önce vaat edilen 100 milyar dolarlık iklim finansmanı taahhüdünü yerine getirmesi için çağrı yapıldı.
- Birleşmiş Milletler’in 27. İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP27) alınan "kayıp ve zarar" kararının hayata geçirilmesi talep edilen bildirgede dünya liderlerinden fosil yakıtlar, denizcilik ve havacılık alanında uygulanacak bir karbon vergi sistemi oluşturulmasını desteklemeleri istendi.
- Güncelleme: Bildirge, Afrika’nın 2022 yılında 56 GW olan yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030’a kadar 300 GW’a yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.
- İyi haber: Kenya’nın lideri William Ruto, devletlerin yanı sıra özel sektör, bankalar ve sivil toplum temsilcilerinin yeşil büyümeyi desteklemek için toplamda 23 milyar dolarlık mali taahhütte bulunduğunu belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Uygun teknoloji perspektifiyle kent bahçeciliği mümkün mü?
15 Eyl 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.



