🎻 Albüm incelemesi: The National, First Two Pages of Frankestein


Şerefiye Sarnıcı ’nda multidisipliner bir sanat performansı Circle Horn 10 Haziran'da başlıyor 1600 yıllık tarihin teknoloji ve sanatla buluştuğu Şerefiye Sarnıcı , İBB Kültür AŞ 'nin etkinlik serisi Night Shift kapsamında kültür sanat etkinliklerine kapılarını açmaya devam ediyor. Nedir? Trompet sanatçısı Can Ömer Uygan ’ın interaktif ve performansa dayalı multidisipliner sanat projesi olan Circle Horn , farklı disiplinlerden gelen sanatçıları bir araya getirerek hafıza temasını irdeliyor. Sıradaki program: İlki Müze Gazhane’deki Yerin Altında sahnesinde gerçekleşen performans, Dünyadan Sesler ortaklığıyla 10 Haziran ’da tarihî sarnıcın mistik ambiyansında yeniden İstanbullularla buluşacak. Kimler var? Çekirdek kadro dans sanatçıları Tuğçe Göncü ve Berk Can Ceylan , sanatçılar Meltem Şahin ve Serra Utkum İkiz , video sanatçısı Cem Çat , elektronik müzik icracısı Netam ve trompet sanatçısı Can Ömer Uygan ’dan oluşan Circle Horn projesi, her hafta farklı sanatçıları konuk ediyor. 10 Haziran ’da Deniz Tekin ’i ağırlayacak performansın 17 Haziran’daki konuğu ise Yasemin Mori olacak. Circle Horn biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: The National, First Two Pages of Frankestein
Süre: 47 dakika
Plak şirketi: 4AD Records
Yayın tarihi: 28 Nisan 2023
Brooklyn'den First Two Pages of Frankenstein'a
The Nationals'ın kökenleri Connecticut'a dayansa da grup 2000'li yıllarında başında New York City'de merkezlenen rock 'n' roll dalgasına Brooklyn'den katılmıştı. Öte taraftan ise; The Strokes, Interpol ve Yeah Yeah Yeahs gibi grupların ana sahneye taşan ünlerinin yanında perde arkasında kalan bir başlangıç deneyimlemişti. Öyle ki artık defteri kapanan NYC'nin o müzik sahnesine geri dönen ve kahramanlarını spot ışığı altına yerleştiren Meet Me in the Bathroom (2022) belgeselinde The Nationals'ın öne çıkmaması, grubun alametifarikası münzeviliğinin bir yansıması gibiydi.
2000'lerin ortasında yayımlanan Alligator (2005) ve Boxer (2007) albümüyle 21.yüzyılın ilk on yılının doğurduğu post-punk revival janrının örneklerini veren The National; Matt Berninger'ın mutedil vokallerinde depresyonun envaiçeşit tonuyla boyalı içgörüsel ve retrospektif anlatılar yarattı. Yüzyılın ikinci on yarısının başıyla ve takip eden süreçte High Violet (2010) ve Trouble Will Find Me (2013) albümleriyle post-punk ses manzaralarını arkalarında bırakmaya başlayan; bunun yerine yaylıların orkestral aranjmanlarını ana güçlerinden biri yaparak chamber pop'a uzanan grup, onları uluslararası bir fenomene dönüştüren birçok şarkısını o aralıkta yazdı. Ve bu yaratıcı evrim, The National'la yolculuğu boyunca kalemini depresyona dair konuşturan Berninger'in anlatısının etrafında grupla özdeş bir müzikal kimliğe dönüştü. İşte The National'ın 9. stüdyo albümü First Two Pages of Frankenstein, grubun bu kimliği tamamiyle içselleştirdiği; indie rock'la ilişkilenen ses motiflerini oda müziğinin derin orkestral dinginliklerine değiştikleri bir çalışma oldu.
Albümün arkasındakiler
Depresyon ve onun getirdiği yaratıcı tıkanıklıkla boğuştuğu süreçte Marry Shelly'in Frankestein'ına uzanan; onu içinde bir şeyleri harekete geçirebileceği umuduyla rafından çeken Matt Berninger, kitabın ilk iki sayfasından yansımaların olduğu bir şarkı yazdı. Ve "Frankestein" adı, Berninger'in saklanabileceği ve kendi tabiriyle içine girebileceği bir kostüm, bir maske olarak albümün başlığında yerini aldı.
Yapımcılığı grup tarafından yapılan; New York City'in kuzeyinin izbe bir yerinde, Long Pond stüdyosunda kaydedilen uzunçaların işbirlikçi müzisyen kadrosu ise Sufjan Stevens, Phoebe Bridgers ve Taylor Swift gibi süper yıldız isimlerle genişledi. Berninger'in eşi Carin Besser'ın The National'a yazarlığında eşlik ettiği First Two Pages of Frankenstein'ın mastering'ine imza atanlar arasından The Strokes, Tame Impala, Interpol, MGMT, Father John Misty ve nicesiyle çalışmış efsanevi ses mühendisi Greg Calbi öne çıktı.

The National, First Two Pages of Frankestein
Depresyonun gölgesinde
Matt Berninger, uzun zamandır ensesinde hissettiği ve The National'ın kataloğunun her yanına sızan depresyon mefhumuyla yakın geçmişte çetin bir mücadeleye girişti. Onu grubundan, yazım sürecinden ve bunların etrafında gelişen beklentilerden soyutlayan zihinsel darboğaz, Berninger'ı bilinmezlerle dolu ve önü sisli bir durumun içine sürükledi. Onun, "Müzik denilen şu kara büyünün sihirbazı olmak durumunda oluşum hep aklımdaydı," ve "...kıvılcımlar parmak uçlarımdan çıkmıyordu." sözleriyle açıkladığı bu hâl, The National'ın geleceğini de belirsizleştirdi.
Ancak bulutlar dağıldı. Matt Berninger'in çektiği acıların, içsel hesaplaşmaların ve psikolojik sağlığının kırılganlıkların ördüğü The National dokusu, yine onun sözlerinde somutlaşacak bir yolculuğa doğru hazırlanıyordu. Nihayetinde; grupla bir arada olmanın, Carin Besser'ın desteklerinin ve yavaş yavaş ilerleyen zamanın iyileştiriciliğinde şifa bulan Berninger, First Two Pages of Frankenstein'ın yüzleşmeci, şeffaf ve samimi şarkı sözlerine dönüşecek yaşanmışlıklarından ilhamlar devşirmeyi başardı. Ve bu, albümünün tümüne sirayet eden bir iskelet hâlini aldı.
First Two Pages of Frankenstein
Berninger'in yaşanmışlıklarından devşirdiği ilhamların izini albümün birçok şarkısında bulmak mümkün. Geçmişte onunla Walking on a String şarkısında düet yapan, The National'a da Carnegie Hall sahnesinde aynı şarkı için katılan Phoebe Bridgers'ın vokallerini duyduğumuz iki şarkıdan biri Your Mind Is Not Your Friend, bunlardan biri. Zira şarkıya (ve albümün bayağı müzikal akışına da) hâkim olan minimal piyanoların ve yaylıların iddiasız etkileşiminin ortasına usulca yerleşen Besser'ın şefkatli sözleri, Berninger'in çalkantılı zihnine sükûnet vadeden içten bir salık verme:
Don't you understand?
Your mind is not your friend again
It takes you by the hand
And leaves you nowhere
Your Mind Is Not Your Friend, The National
Diğer taraftan, ambient atmosferikliğinde bi piyano baladı olarak öne çıkan Sufjan Steven düeti Once Upon a Poolside; (albümden yazılan ilk şarkı) Berninger'ın korkularını karşısına alan ve yaşamın hassas dengesinin başucundan seslenen dizelerle dolu: Don’t make this any harder/ Everybody’s waiting / Walk-on’s almost over / Teenagers on ice. Albümün tekdüze chamber pop ses uzamlarının âdeta kristalleştiği bir şarkı olarak tekrarlı bir davul beat'inin ve sade bir piyano melodisinin yaylılar orkestrasınca kuşatıldığı Send for Me ise, müzikal olarak kataloğunun en alelade işiyle geri dönen The National'ın anlatı örüntüsünü esrik bir sona ulaştırdı:
If you’re ever in a gift shop dying inside
Filling up with tears
Cause you thought of somebody you loved
You haven’t seen in years
Send for me whenever, wherever
Send for me, I’ll come and get you
Send For Me, The National
The National, I Am Easy To Find'ta (2019) ortaya koydukları "mahir besteciliklerini" parlatmak bir yana; onun bir taklidi gibi çınlayan bir albümle geri döndü. First Two Pages of Frankenstein, oda müziğinin popüler ses motiflerini tek boyutlu müzikal manzaraların kıskacına sıkıştırdı. The National'ın yaratıcılığını basit formülasyonlara indirgeyen bir izlek takip etti. Matt Berninger'ın çatışmalı zihinsel dünyasının, duygu durumunun ve ruh ahvalinin çeşitli gözlemleri The National diskografisinin edebi mirasıyla tutarlı bir anlatı oluştursa da, tüm bunlar müziğin olmazsa olmaz tamamlayıcı eşlikçiliğinden mahrum kaldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The National'ın depresyonun dehlizlerinden çıkan son albümü, Ali Abbasi'sinin coğrafi ve bedensel sınırlara dair fantastik hikâyesi Border.
12 May 2023

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.

Uzun ve yıpratıcı bir boşanma sürecinin ardından bir boşluğa düşen Doug, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak bir robot satın alıyor. Ödüllü yazar Sierra Greer’in kurguladığı korkutucu derecede gerçekçi bilimkurgu hikayesi burada başlıyor. Sierra Greer, Annie’nin hikayesi üzerinden itaat, rıza ve özgürlük gibi meseleleri kurcalıyor.

Gamze Güller, uzun bir aradan sonra yeniden basılan ödüllü ilk öykü kitabı "İçimdeki Kalabalık"ta yalnızlık, korku ve tıkanmışlıklara vurgu yapıyor. Her kadın kendi içinde birçok kadını barındırıyor. Her birinin farklı yüzleri var; iç içe geçmiş matruşkalar gibi. Acı, sevinç, korku, yalnızlık ve tıkanmışlıkları hep bir bedenin içinde. Yani hepsinin içinde bir kalabalık var.

Garth Jennings’ın yönettiği "Pulp: Son Bir Şarkı Daha" (Pulp: What Do You Do for an Encore?), 24 Eylül’de MUBI’de. Belgesel, grubun “More” turnesindeki en büyük arena konserini, geçmişte daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntüleriyle buluşturuyor. Belgeselin anlatıcısı ise vokal Jarvis Cocker. Yönetmen Garth Jennings ile Zoom’da biraraya geldik.

Ridley Scott, "The Dog Stars"ta salgın sonrası bir dünyada yas, yalnızlık ve umuda dair güçlü fikirlerin peşine düşüyor; fakat bu fikirleri taşıyabilecek inandırıcı bir dünya yaratmakta zorlanıyor.




