🎻 Albüm incelemesi: The National, First Two Pages of Frankestein

The National'ın 9. stüdyo albümü First Two Pages of Frankenstein, grubun bu kimliği tamamiyle içselleştirdiği; indie rock'la ilişkilenen ses motiflerini oda müziğinin derin orkestral dinginliklerine değiştikleri bir çalışma.
🎻 Albüm incelemesi: The National, First Two Pages of Frankestein

12 Mayıs - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Şerefiye Sarnıcı ’nda multidisipliner bir sanat performansı Circle Horn 10 Haziran'da başlıyor 1600 yıllık tarihin teknoloji ve sanatla buluştuğu Şerefiye Sarnıcı , İBB Kültür AŞ 'nin etkinlik serisi Night Shift kapsamında kültür sanat etkinliklerine kapılarını açmaya devam ediyor. Nedir? Trompet sanatçısı Can Ömer Uygan ’ın interaktif ve performansa dayalı multidisipliner sanat projesi olan Circle Horn , farklı disiplinlerden gelen sanatçıları bir araya getirerek hafıza temasını irdeliyor. Sıradaki program: İlki Müze Gazhane’deki Yerin Altında sahnesinde gerçekleşen performans, Dünyadan Sesler ortaklığıyla 10 Haziran ’da tarihî sarnıcın mistik ambiyansında yeniden İstanbullularla buluşacak. Kimler var? Çekirdek kadro dans sanatçıları Tuğçe Göncü ve Berk Can Ceylan , sanatçılar Meltem Şahin ve Serra Utkum İkiz , video sanatçısı Cem Çat , elektronik müzik icracısı Netam ve trompet sanatçısı Can Ömer Uygan ’dan oluşan Circle Horn projesi, her hafta farklı sanatçıları konuk ediyor. 10 Haziran ’da Deniz Tekin ’i ağırlayacak performansın 17 Haziran’daki konuğu ise Yasemin Mori olacak. Circle Horn biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: The National, First Two Pages of Frankestein

Süre: 47 dakika

Plak şirketi: 4AD Records

Yayın tarihi: 28 Nisan 2023

Brooklyn'den First Two Pages of Frankenstein'a

The Nationals'ın kökenleri Connecticut'a dayansa da grup 2000'li yıllarında başında New York City'de merkezlenen rock 'n' roll dalgasına Brooklyn'den katılmıştı. Öte taraftan ise; The Strokes, Interpol ve Yeah Yeah Yeahs gibi grupların ana sahneye taşan ünlerinin yanında perde arkasında kalan bir başlangıç deneyimlemişti. Öyle ki artık defteri kapanan NYC'nin o müzik sahnesine geri dönen ve kahramanlarını spot ışığı altına yerleştiren Meet Me in the Bathroom (2022) belgeselinde The Nationals'ın öne çıkmaması, grubun alametifarikası münzeviliğinin bir yansıması gibiydi. 

2000'lerin ortasında yayımlanan Alligator (2005) ve Boxer (2007) albümüyle 21.yüzyılın ilk on yılının doğurduğu post-punk revival janrının örneklerini veren The National; Matt Berninger'ın mutedil vokallerinde depresyonun envaiçeşit tonuyla boyalı içgörüsel ve retrospektif anlatılar yarattı. Yüzyılın ikinci on yarısının başıyla ve takip eden süreçte High Violet (2010) ve Trouble Will Find Me (2013) albümleriyle post-punk ses manzaralarını arkalarında bırakmaya başlayan; bunun yerine yaylıların orkestral aranjmanlarını ana güçlerinden biri yaparak chamber pop'a uzanan grup, onları uluslararası bir fenomene dönüştüren birçok şarkısını o aralıkta yazdı. Ve bu yaratıcı evrim, The National'la yolculuğu boyunca kalemini depresyona dair konuşturan Berninger'in anlatısının etrafında grupla özdeş bir müzikal kimliğe dönüştü. İşte The National'ın 9. stüdyo albümü First Two Pages of Frankenstein, grubun bu kimliği tamamiyle içselleştirdiği; indie rock'la ilişkilenen ses motiflerini oda müziğinin derin orkestral dinginliklerine değiştikleri bir çalışma oldu. 

Albümün arkasındakiler

Depresyon ve onun getirdiği yaratıcı tıkanıklıkla boğuştuğu süreçte Marry Shelly'in Frankestein'ına uzanan; onu içinde bir şeyleri harekete geçirebileceği umuduyla rafından çeken Matt Berninger, kitabın ilk iki sayfasından yansımaların olduğu bir şarkı yazdı. Ve "Frankestein" adı, Berninger'in saklanabileceği ve kendi tabiriyle içine girebileceği bir kostüm, bir maske olarak albümün başlığında yerini aldı.

Yapımcılığı grup tarafından yapılan; New York City'in kuzeyinin izbe bir yerinde, Long Pond stüdyosunda kaydedilen uzunçaların işbirlikçi müzisyen kadrosu ise Sufjan Stevens, Phoebe Bridgers ve Taylor Swift gibi süper yıldız isimlerle genişledi. Berninger'in eşi Carin Besser'ın The National'a yazarlığında eşlik ettiği First Two Pages of Frankenstein'ın mastering'ine imza atanlar arasından The Strokes, Tame Impala, Interpol, MGMT, Father John Misty ve nicesiyle çalışmış efsanevi ses mühendisi Greg Calbi öne çıktı.

The National, First Two Pages of Frankestein

Depresyonun gölgesinde

Matt Berninger, uzun zamandır ensesinde hissettiği ve The National'ın kataloğunun her yanına sızan depresyon mefhumuyla yakın geçmişte çetin bir mücadeleye girişti. Onu grubundan, yazım sürecinden ve bunların etrafında gelişen beklentilerden soyutlayan zihinsel darboğaz, Berninger'ı bilinmezlerle dolu ve önü sisli bir durumun içine sürükledi. Onun, "Müzik denilen şu kara büyünün sihirbazı olmak durumunda oluşum hep aklımdaydı," ve "...kıvılcımlar parmak uçlarımdan çıkmıyordu." sözleriyle açıkladığı bu hâl, The National'ın geleceğini de belirsizleştirdi.

Ancak bulutlar dağıldı. Matt Berninger'in çektiği acıların, içsel hesaplaşmaların ve psikolojik sağlığının kırılganlıkların ördüğü The National dokusu, yine onun sözlerinde somutlaşacak bir yolculuğa doğru hazırlanıyordu. Nihayetinde; grupla bir arada olmanın, Carin Besser'ın desteklerinin ve yavaş yavaş ilerleyen zamanın iyileştiriciliğinde şifa bulan Berninger, First Two Pages of Frankenstein'ın yüzleşmeci, şeffaf ve samimi şarkı sözlerine dönüşecek yaşanmışlıklarından ilhamlar devşirmeyi başardı. Ve bu, albümünün tümüne sirayet eden bir iskelet hâlini aldı.

First Two Pages of Frankenstein

Berninger'in yaşanmışlıklarından devşirdiği ilhamların izini albümün birçok şarkısında bulmak mümkün. Geçmişte onunla Walking on a String şarkısında düet yapan, The National'a da Carnegie Hall sahnesinde aynı şarkı için katılan Phoebe Bridgers'ın vokallerini duyduğumuz iki şarkıdan biri Your Mind Is Not Your Friend, bunlardan biri. Zira şarkıya (ve albümün bayağı müzikal akışına da) hâkim olan minimal piyanoların ve yaylıların iddiasız etkileşiminin ortasına usulca yerleşen Besser'ın şefkatli sözleri, Berninger'in çalkantılı zihnine sükûnet vadeden içten bir salık verme: 

Don't you understand?
Your mind is not your friend again

It takes you by the hand

And leaves you nowhere

Your Mind Is Not Your Friend, The National 

Diğer taraftan, ambient atmosferikliğinde bi piyano baladı olarak öne çıkan Sufjan Steven düeti Once Upon a Poolside; (albümden yazılan ilk şarkı) Berninger'ın korkularını karşısına alan ve yaşamın hassas dengesinin başucundan seslenen dizelerle dolu: Don’t make this any harder/ Everybody’s waiting / Walk-on’s almost over / Teenagers on ice. Albümün tekdüze chamber pop ses uzamlarının âdeta kristalleştiği bir şarkı olarak tekrarlı bir davul beat'inin ve sade bir piyano melodisinin yaylılar orkestrasınca kuşatıldığı Send for Me ise, müzikal olarak kataloğunun en alelade işiyle geri dönen The National'ın anlatı örüntüsünü esrik bir sona ulaştırdı:

If you’re ever in a gift shop dying inside
Filling up with tears
Cause you thought of somebody you loved
You haven’t seen in years
Send for me whenever, wherever
Send for me, I’ll come and get you

Send For Me, The National

The National, I Am Easy To Find'ta (2019) ortaya koydukları "mahir besteciliklerini" parlatmak bir yana; onun bir taklidi gibi çınlayan bir albümle geri döndü. First Two Pages of Frankenstein, oda müziğinin popüler ses motiflerini tek boyutlu müzikal manzaraların kıskacına sıkıştırdı. The National'ın yaratıcılığını basit formülasyonlara indirgeyen bir izlek takip etti. Matt Berninger'ın çatışmalı zihinsel dünyasının, duygu durumunun ve ruh ahvalinin çeşitli gözlemleri The National diskografisinin edebi mirasıyla tutarlı bir anlatı oluştursa da, tüm bunlar müziğin olmazsa olmaz tamamlayıcı eşlikçiliğinden mahrum kaldı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎻 Cannes ödüllü Border, The National'ın Frankestein'ı

The National'ın depresyonun dehlizlerinden çıkan son albümü, Ali Abbasi'sinin coğrafi ve bedensel sınırlara dair fantastik hikâyesi Border.

12 May 2023

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Fotoğraf: Aaron Richter/The New York Times

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?