Altın rallisinin sonuna mı geldik?

Ons altın, sene başından bu yana %12,1’lik artışıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Öyle ki, geçtiğimiz Perşembe günü 2956 dolarla en yüksek seviyesini görerek 20 trilyon dolarlık tüm zamanların en yüksek piyasa değerine ulaştı. Aslında, sene başında altın fiyatlarında bu kadar güçlü bir artış beklenmiyordu. 2025’e dair hakim senaryo bir yükseliş öngörse de, 2024 yılındaki %27’lik güçlü artış gibi bir beklenti yoktu. Ancak daha iki ay dolmadan altın, geçen seneki artışın yarısına çoktan yaklaşmış durumda.
Altın fiyatlarındaki bu güçlü yükselişin nedenlerine yakından bakalım. Altın için en büyük itici güç, Trump politikalarından kaynaklanan endişe ve belirsizliğin yarattığı güvenli liman talebi. Yatırımcılar yalnızca Trump’ın uygulayacağı politikaların belirsizliğinden değil, bu politikaların yaratacağı sonuçlar olan enflasyon ve daha düşük büyüme olasılığına karşı da altına yöneliyor. Örneğin, ABD’de Şubat ayı TÜFE ve ÜFE verilerinin beklenti üstünde gelmesiyle daha şahin bir FED beklentisi oluşmasına rağmen, altın, enflasyondan korunma aracı olarak talep görmeye devam etti.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Reuters'a konuşan iki kaynak Ukrayna'nın değerli madenler anlaşmasını onayladığını söylerken, ABD Başkanı Trump ise Zelenskiy'nin bu hafta anlaşmayı imzalamak üzere ABD'yi ziyaret edebileceğini ifade etti.
26 Şub 2025

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

TCMB ile piyasa, enflasyonun düşmeye devam edeceği konusunda aynı yönde düşünürken, bu düşüşün hızında ayrışıyor. Merkez Bankası 2027 için daha hızlı bir dezenflasyon patikası öngörürken, piyasa enerji, gıda, kamu fiyatlamaları ve maliye politikası gibi belirsizlikler nedeniyle hedefe ulaşmanın daha uzun süreceğini fiyatlıyor.

Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.




