Altın standardı ve serüveni

Paranın altına bağlanmasının serüveni, faydaları ve zararları
Altın standardı ve serüveni

9 Ocak - BMI Business School - Quando
BMI Business School ile birlikte

Dijital Dönüşüm Liderliği Sertifika Programı BMI Business School ’da BMI Business School ’un IAE Paris Sorbonne Business School iş birliğiyle gerçekleştirdiği Dijital Dönüşüm Liderliği Sertifika Programı 4 Mart ’ta başlıyor. Nedir? Global Dijital Liderlik – Dijital Dönüşüm Liderliği Sertifika Programı , iş dünyası profesyonellerini kurumlarındaki dijital dönüşüm yolculuğunun zorluklarına karşı güçlendirmeyi amaçlayan, hızlandırılmış bir yönetici gelişim programı. Neler var? Paris Sorbonne Business School ’un dijital dönüşüm ve stratejik yönetim alanında uzman akademik kadrosu, Türkiye’nin öncü firmalarının dijital dönüşüm liderleri ve sektörün önde gelen yönetim ve dijital dönüşüm danışmanları çevrimiçi bir araya gelerek sekiz gün boyunca vaka analizi ve deneyim paylaşımı seansları gerçekleştirecek. Dahası: Programa %70 oranında devam koşulunu sağlayan katılımcılar, IAE Paris Sorbonne Business School tarafından hazırlanan Global Digital Leaders sertifikasına ve BMI tarafından verilen Executive Education sertifikasına hak kazanacak. Dijital Dönüşüm Liderliği Sertifika Programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, başvuru formunu doldurarak 15 kişilik kontenjandaki yerinizi alabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Hepimiz günlük hayatımızda kullandığımız banknotların değerini nereden aldığını merak ederiz. Karşılığında mal ve hizmet alımı yapabildiğimiz, değiştirebildiğimiz ya da elimize geçince sevindiğimiz bu değerli kağıt parçaları değerini nereden alır? Pek çok insan bu kağıtların alışverişte birtakım değerli metallerin yerine geçtiğini, paranın da değerini bu metallerden aldığını düşünür. İtibari para sisteminin geçerli olduğu günümüzde belki bu düşünce doğru olmayabilir. Fakat bundan yaklaşık 60 yıl önce altın standardı uygulamasının geçerli olduğu dönemlerde bu yaklaşım paranın değerini nereden aldığı sorusunun direkt olarak doğru cevabıydı.

Altın standardının serüveni

Günümüzde banknotlarda uygulanmakta olan itibari para ya da fiat para sistemi tamamen güven üzerine dayalı bir sistemdir. Bu sistemde basılan banknotların değerli olduğu, bir alışveriş aracı olarak kullanılabileceği ve taklidinin üretilemeyeceği hükümetler tarafından garanti edilir ve iktisadi aktörler de verilen bu garantiye güvenip banknot kullanarak ekonomik faaliyetlerini gerçekleştirirler. Yani bu sistemde basılan paralar, hükümetlerin bu paraların değerli olduğunu garanti ettikleri için değerlidir. Fakat parasal sistem her zaman bu şekilde işlemiyordu.

Bundan yaklaşık 200 yıl önce ülkeler, paralarının değerini altına bağlamaya karar vermişlerdi. Hükümetler yalnızca rezervlerinde bulunan altın miktarı kadar para arz edebilecek ve dileyen vatandaşlar ellerindeki banknotlar karşılığında bu altınları merkez bankalarından çekebileceklerdi. Birleşik Krallık 1717 yılında altın standardını benimseyerek bu sisteme adapte olan ilk ülke oldu. Ülkede 7,6 gram altının değeri 21 shilling’e sabitlendi. Birleşik Krallık’ın ardından Fransa, ABD ve en sonunda 1871 yılında Almanya altın standardına geçiş yaparak sistemin tüm dünya geneline yayılmasını sağladılar. İlk aşamada sistem tıkırında işledi ve enflasyon önemli ölçüde kontrol altına alındı fakat bu durum sonsuza dek sürmedi.

I.Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ardından gelişmiş ülke hükümetleri özellikle olağanüstü biçimde artan askeri harcamalar nedeniyle para arzını artırmaya ihtiyaç duydu ve bu sebeple altın standardını askıya almaya karar verdi. Savaşın ardından yükselen enflasyon ve birtakım ekonomik istikrarsızlıklar ülkeleri tekrardan standarda geri dönmeye zorlasa da 1929’da yaşanan Dünya Ekonomik Buhranının ardından hükümetler olağanüstü yükselen işsizliği azaltmak için para arzını artırmaya ihtiyaç duydu ve bu sebeple altın standardı bir kez daha terk edildi.

Fakat ülkeler yine de altın standardından vazgeçmedi. 1944 yılında ABD’de imzalanan Bretton Woods anlaşması ile USD altına, diğer para birimleri ise USD’ye sabitlendi. Böylece hem altın standardından vazgeçilmemiş oldu hem de rezervler artık altın cinsinden değil USD cinsinden tutulmaya başlandı. Ülkeler rezervlerini USD üzerinden biriktirecek ve altına ihtiyacı olan ülkeler ellerindeki rezervleri 35 USD = 1 ons altın kuru üzerinden altına çevirebilecekti. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası ise bu anlaşma çerçevesinde kurularak sistemi hayatta tutma görevini edindi.

Bütün uğraşlara rağmen Bretton Woods sistemi yaklaşık 27 yıl hayatta kalabildi. ABD hükümetinin Vietnam ve Kore savaşları için yaptığı harcamalar, ülkenin ciddi cari açık vermesine neden olmuş, ellerine bolca USD geçen Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ise bu USD rezervleri karşılığında yüksek miktarda altın talep etmeye başlamıştı. Baskılara ve taleplere dayanamayan dönemin ABD Başkanı Richard Nixon ise 15 Ağustos 1971 tarihinde USD’nin artık altın ile değiştirilemeyeceğini açıkladı ve Bretton Woods anlaşmasını rafa kaldırdı. Böylece altın standardı bir kez daha terk edildi ve bu sefer tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.

Faydaları - zararları nelerdir?

Günümüzde altın standardı anlayışı çoğunlukla terk edilmiş olsa da hala bu uygulamayı savunmakta olan ekonomistler mevcuttur. Bu ekonomistlerin öncelikli savunusu para arzını isteğe bağlı şekilde artırmanın muazzam enflasyona sebep olduğu ve parayı altın gibi güçlü bir emtiaya bağlamanın bu durumun önüne geçeceği şeklindedir. 

Bu hipoteze göre para altına bağlanırsa değeri korunur, alım gücünde ani düşüşler gözlemlenmez ve böylece enflasyonda güçlü artışlar kaydedilmemiş olur. 

Buna somut örnekler göstermek de mümkündür. Örneğin USD’nin altın standardına bağlandığı Bretton Woods anlaşmasının yapıldığı 1944 yılında 100 USD ile alınabilen mal ve hizmetlerin fiyatı sistemin çöktüğü 1971 yılında 228,74 USD’ye yükselmiştir. Yani 27 yıllık sürede ülkede %128,74’lük bir enflasyon oluşmuştur. Fakat altın standardının kaldırıldığı 1971 yılında 100 USD ile alınabilen mal ve hizmetlerin fiyatı 1998 yılında 406,03 USD seviyesine yükselmiştir. Yani standardın kaldırılmasının ardından geçen 27 yıllık sürede %306,03’lık çok daha yüksek bir enflasyon kaydedilmiştir. 2022 yılında ise bu mal ve hizmetlerin fiyatı 706,40 USD’ye yükselmiştir ki bu da %606,4’lük bir enflasyon demektir.

Öte yandan altın standardının çok ciddi dezavantajları da vardır. Bunlardan ilki ve en önemlisi para arzı üzerinde hükümet kontrolünün azalmasıdır. 

Ülkede ciddi bir kriz yaşanması ve işsizlik oranının hızla yükselişe geçmesi durumunda ülke para biriminin altına bağlı olması hükümetin elini kolunu bağlayacaktır. Hükümet doğal olarak para arzını artırmak ve piyasayı canlandırmak isteyecek fakat var olan altın standardı parasal genişleme yapmayı imkansızlaştıracak ve krizin daha da derinleşmesine sebep olacaktır.

Aynı durum finansal panik durumlarında da söz konusudur. Hükümet vatandaşların panik halinde bankalara hücum edip paralarını geri istediği durumlarda bankalara gerekli nakdi sağlayarak yardımcı olmalıdır. Fakat altın standardının geçerli olması durumunda hükümet gerekli para arzı artışını sağlayamaz ve finansal sistemin geri dönülemez boyutta hasar almasına neden olur. Altın standardı nedeniyle değil de sabit döviz kuru sistemi nedeniyle yaşansa da 2001 yılında yaşanan Arjantin krizi bu duruma bir örnek olarak gösterilebilir. 

Yine ekonominin büyümekte olduğu ve piyasada paraya ihtiyaç duyulan durumlarda para arzını artıramamak ekonomik büyümenin baltalanmasına ve ekonominin potansiyeline ulaşamamasına neden olur. Bu da hükümetlerin altın standardından uzak durmak istemesinin önemli sebeplerinden biridir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🙏 Vergi ve ceza affı

Cumhurbaşkanı Erdoğan vergi borçları ve cezalar için yeni bir yapılandırma paketinin yolda olduğunu açıkladı. TÜİK Tüketici Güven Endeksini yayımlarken, BIST 100 günü ekside kapattı

24 Oca 2023

🙏 Vergi ve ceza affı

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?

Bu hafta Türkiye ile Irak arasında imzalanan birkaç anlaşma bölgenin, son aylarda büyük dönüşüm geçiren enerji haritasını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor. İmzalanan anlaşmalara göre Türkiye, Irak'ta üstleneceği ulaştırma yatırımlarının bedelini petrol ve doğalgazla alacak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olacak.

Emircan Yaman

·

29 Tem 2026

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”

Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Emircan Yaman

·

28 Tem 2026

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Fed, BoJ ve BoE bekleniyor

Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.

27 Tem 2026

Haftalık takvim: Fed, BoJ ve BoE bekleniyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Faiz indirimi başka bahara kalabilir

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Erhan Aslanoğlu

·

23 Tem 2026

Faiz indirimi başka bahara kalabilir
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı ve elektro-sınai atılım

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Yaman Alp Ungan

·

23 Tem 2026

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı ve elektro-sınai atılım