Z kuşağının tercihleri şefler ve gıda üreticileri tarafından benimseniyor


Pratik ve esnek kullanım: Tefal Ingenio serisi mutfakta devrim yaratıyor
Mutfakta sınırlar Tefal Ingenio ile kalkıyor. Farklı boyutları ve yenilikçi çıkarılabilir sapı sayesinde Tefal Ingenio tencere-tava setleri yerden tasarruf etmenizi sağlıyor, çok yönlü ve pratik kullanmıyıla ocakta, fırında ve buzdolabında…
Daha fazlasını öğren →
1997 ile 2012 yılları arasında doğan Z kuşağı, hangi gıda gruplarının hangi lezzetlerle birarada olması gerektiğine dair yerleşik normları değiştiriyor; gıda ve içecek üreticileri, ürünlerini onların zevk ve tercihlerine göre uyarlıyor.
Chartwells Higher Education Dining Services'ın mutfak bölümünün kıdemli başkan yardımcısı Şef Joe Labombarda, günümüzde gençlerin geleneksel mutfak ayrımlarına daha az önem verdiğini söyledi. Labombarda, lezzetlerin çeşitlenmesindeki bir etkenin, dünyanın dört bir yanından gelen lezzetlerin sunduğu geniş yelpaze ve ulaşılabilir olması olduğunu söyledi.
Labombarda, "kaos mutfağı" ve TikTok'taki viral trendlerin daha önce benimsenmeyen yeni yemek kombinasyonlarına ilham verdiğini belirtti.
"Yaratıcılık ve deneycilikle gelişen şefler için şu anda hedef kitlemiz harika."
- Kaos mutfağı, hâlihazırda kilerinizde, buzdolabınızda veya dondurucunuzda bulunan malzemelerin biraraya getirilerek bir tarifin pişirilmesidir. Bu pişirme esnasında birçok mutfak tarzından teknik ve malzeme biraraya getirilebilir.
Z kuşağının acılı yiyeceklerle olan ilişkisi bir diğer öne çıkan husus. Bu eğilim Frito-Lay'in Flamin' Hot ürünleri gibi atıştırmalıkların yükselişiyle vurgulanıyor. Z kuşağı tüketicilerinin yarısından fazlası, bu yılın başlarında yapılan bir ankette kendilerini acı sos hayranı olarak tanımladı.
- Z kuşağı, İtalyan yemeklerine kıyasla Meksika mutfağını tercih eden ilk nesil. Technavio'ya göre Meksika yemeklerinin 2026'ya kadar yıllık bileşik büyüme oranının %6,65 olması ve 113,8 milyar dolar artması bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Önümüzdeki haftalarda İstanbul yeme-içme sahnesinde konuk şef yemekleri öne çıkıyor. Tarihî Markiz Pastanesi, Tanrı Misafiri ile dört günlüğüne geri dönüyor.
06 Kas 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




