Araştırma: Tehdit yaban hayatı değil bizim onunla temasımız


Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , sertifika programlarıyla yanınızda Financial Times tarafından ilan edilen Kuruma Özel Programlar 202 4 dünya sıralamasında 34’üncü sırada yer alan Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , Bireysel Katılıma Açık Eğitimler kapsamında sertifika programları sunmaya devam ediyor. Geniş bir yelpazede eğitimden optimizasyona, insan kaynaklarından dijital pazarlamaya, liderlikten üretim ve verimliliğe birbirinden farklı alanlarda sunulan sertifika portföyü ile profesyonellerin gelişimine katkı sağlıyor. Neler oluyor? Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , programlarını ulusal ve uluslararası düzeyde çalışan yöneticiler, akademisyenler, alanında uzman kişiler, yönetici geliştirme kuruluşları ve üniversitelerle işbirliği içinde tasarlıyor. Yenilikçi öğrenme araçları kullanan EDU, kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında yer alıyor. Erken kayıt fırsatlarını yakalamak ve EDU sertifika programları hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Bu hafta Science Advances dergisinde yayımlanan bir araştırmada gelecek 50 yılda insanların dünya üzerindeki toprakların yarısından fazlasındaki yabani yaşam alanlarında daha fazla varlık göstereceği, yani insan ve yaban hayatı popülasyonları arasındaki örtüşmenin çarpıcı bir biçimde artacağı, bu durumun da gelecekte yaşanacak pandemi olasılıklarının artmasına sebep olacağı tespit edildi.
Günümüzde insanlar dünya topraklarının %70-75’inde yaşıyor ya da bu alanları dönüştürüyor. ABD'deki Michigan Üniversitesi'nde yapılan çalışma 2070 yılına kadar şu anda neredeyse hiç insan varlığı bulunmayan toprakların %57'sinde insan varlığının, dolayısıyla da yaban hayatla etkileşimin artacağını öngörüyor.
Başlıca sebeplerinden biri nüfus artışı olan bu örtüşmenin çift taraflı olumsuz etkiler yaratması bekleniyor. Neredeyse hiç insanın olmadığı ormanlar gibi alanlarda daha fazla insan varlığı ve faaliyeti görülmesi; biyoçeşitlilik kaybı, hayvanların insanlar tarafından öldürülmesi, ekosistemin dengesinin bozulması gibi yaban hayatı tehdit eden sıkıntılar yaratırken, hayvanların insanların mahsullerini ve çiftlik hayvanlarını yemesi, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklarda artış görülmesi gibi etkileri de tetikliyor.
En büyük tehlike Çin ve Hindistan’da
Çalışmanın yazarları insanlarda ortaya çıkan hastalıkların yaklaşık %75'inin zoonotik olduğunu yani hayvanlardan insanlara geçtiğini ve Covid-19, maymun çiçeği, kuş gribi ve domuz gribi de dahil olmak üzere küresel sağlık otoritelerini endişelendiren birçok hastalığın kaynağının muhtemelen yaban hayatı olduğunu söylüyor.

Gelecekte yaşanacak etkileşimi tahmin etmek için, insanların gelecekte nerelerde yaşayacaklarına dair tahminleri 22.000'den fazla türün mekansal dağılım alanlarıyla karşılaştırtan araştırma, insan ve hayvan örtüşmesinin en çok Hindistan ve Çin gibi insan nüfus yoğunluğunun zaten yüksek olduğu bölgelerde yoğunlaşacağını, Afrika ve Güney Amerika'daki tarım ve orman alanlarındaki örtüşmede de önemli artışlar yaşanacağını öngörüyor.
Çözüm ne?
Yaban hayatı koruma veterineri ve araştırmacı Kim Gruetzmacher, insanlar ve yaban hayatının nerede çakışacağını anlamanın yaban hayatından viral yayılmanın hızlanmasını önlemenin anahtarı olduğunu söylüyor:
“Risk teşkil eden yaban hayatının kendisi değil, bizim davranışlarımız ve onunla olan özel temasımızdır.”
Çalışmanın başyazarı ve Michigan Üniversitesi Küresel Değişim Biyolojisi Enstitüsü'nde doktora sonrası araştırma görevlisi olan Deqiang Ma ise bu araştırmanın insan ve yaban hayatı çatışmalarından kaçınmak ve tür zenginliğinin korunmasına daha fazla odaklanmak için politika yapıcılara yol gösterebileceğini belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemi riskinden içine girdiğimiz "ateş çağı"na insanların yaban hayatı ile etkileşimi arttıkça daha önce aklımıza gelmemiş tehditler de etrafımızı sarıyor.
24 Ağu 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.




