Bir ihtimal daha var: Bağlantıyı kesme hakkı

Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla çalışanlardan mesai saatleri dışında iş istenmesi kontrolsüz biçimde arttı; ancak şimdi kanunlar çalışanları özgürleştirmek için devrede.
Bir ihtimal daha var: Bağlantıyı kesme hakkı

16 Mayıs - Zingat
Zingat ile birlikte

Zingat’la yaşam kalitenizi yükseltin: yaşamSkor Sunduğu birbirinden kullanışlı gayrimenkul hizmetleriyle hayatımızı kolaylaştıran Zingat , yaşam kalitesi hesaplama sayacı yaşamSkor ile karşımızda. Nedir? Zingat.com üyeleri, yaşamSkor özelliğini kullanarak ev, iş yeri ve sosyal alanlar gibi en sık zaman geçirilen mekânları harita üzerinde görüntüleyerek yaşam kalitelerini hesaplayabiliyor ve bu değeri artıracak yeni proje önerileriyle tanışabiliyorlar. Nasıl? yaşamSkor hesaplanırken seçilen noktaların merkeze yakınlığı, etrafındaki bina ve trafik yoğunluğu başta olmak üzere birçok faktör göz önünde bulunduruluyor. Günlük yaşam döngüsüyle birlikte sürekli güncellenebilir olan yaşamSkor değeri, ev veya iş değişikliği gibi durumlara göre zaman içinde değişebiliyor. Dahası: yaşamSkor özelliğini şirket bazında kullanarak şirketinizin veritabanında bulunan kişilerin yaşamSkor'larını toplu şekilde hesaplayıp istatistiki bilgiler edinebilir, geliştireceğiniz yeni ürün ve hizmetlerle ilgili karar vermenizi kolaylaştıracak ölçülebilir verilere ulaşabilirsiniz. Zingat’la yaşam kalitenizi hesaplamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Saatler 18:00’i gösterdiğinde evine doğru sakince ilerlemeye hazırlanan bir servise çoktan yerleşmiş olan, çoğunun cep telefonunda yöneticisinin telefon numarası kayıtlı bile olmayan, hafta sonlarını kendisine ve ailesine ayıran, iş yerindeki bilgisayarının taşınabilir olduğunu fark etmesine bile gerek kalmayan memurların güzide şehri Ankara’da büyümüş bir çocuğun satırları bunlar. Belki de bu sebeple 2000’li yılların başına denk gelen çocukluk yıllarımda çalışma hayatı denilince gözümde okuldan pek de farklı bir ortam canlanmazdı. Halbuki aynı yıllarda ailesi, özellikle İstanbul’da özel sektörde çalışan yaşıtlarımın kafasında beliren iş dünyası şüphesiz ki çok farklıydı. Mesaiden geç dönen aileler, onların eve erken gelseler dahi susmayan telefonları, hafta sonu nefes aldırmayan mesajları ve nicesi...

“Sürekli nöbette olma” kültürü

Pandemi ipleri eline alıp bütün düzeni değiştirmeden önce hem çalışanlar hem de yaptırımla yükümlü olanlar 2000’li yılların başında özel sektörde hüküm süren bu düzeni değiştirmek için çok çabalamış, hatırı sayılır bir miktar yol da kat etmişlerdi. Çalışanların mesai dışındaki saatleri, çoğu ülkede kanunla korunuyordu. Pratikte uygulamalarını her zaman göremesek de Türkiye’de dahi çalışanı mesai saatleri dışında veya izin günlerinde aramak, yöneticilerin çekindiği bir durum halini almıştı. Fakat pandemi, tüm dengeleri alt üst etti.

Evden çalışmaya geçilmesi ve dijital araçların çeşitlenmesiyle pek çok çalışan için mesai saati denen kavram neredeyse yok oldu. Öğle aralarında gelen telefonlar, akşam geç saatlere sarkan, biri bitmeden diğeri başlayan toplantılar derken çalışanlar her an ulaşılabilir olmaya yani bir başka deyişle “sürekli nöbette” olmaya başladı. Harvard Business School tarafından 3,1 milyon kişinin e-postaları ve toplantıları incelenerek yapılan bir analiz, pandeminin ilk haftalarında ortalama iş gününün %8,2 veya 48,5 dakika arttığını ortaya koydu. Sonrasında bu sürenin katlanarak artmaya devam ettiği düşünülüyor.

Uzun çalışma saatleri sebebiyle ev dışındaki sosyal hayatın yok olduğu ve ofisten çalışmayanın sanki mola vermeye ihtiyacı yokmuş algısı hüküm sürdüğü için ortaya “Nasıl olsa evde!” diye bir cümle çıktı. Bu cümle, çalışanların iş ve özel hayatı arasındaki dengenin tamamen kaybolmasına neden oldu. Yöneticiye veya iş arkadaşlarına her saat yanıt vermek zorunda olmak, çalışanlarda aşırı strese ve tükenmişliğe yol açmaya başladı. Bütün bunlar akıllara belki hiç duymadığımız belki de duyup çoktan unuttuğumuz o kavramı getirdi: "Bağlantıyı kesme hakkı."

  • "Bağlantıyı kesme" veya bir diğer adıyla "ulaşılabilir olmama hakkı" bir çalışanın mesai saatleri dışında aramalar, e-postalar, mesajlar aracılığıyla iletişim kurmasının beklenmemesi gerektiğini söyleyen kurallara atıfta bulunuyor.

Dünyada neler oluyor?

Uzaktan çalışmanın son iki sene içindeki yaygınlaşma hızı ve bu dönüşümün ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlar, otoriteler tarafından da fark edildi ve çalışanların mesai saatleri dışında rahatsız edilmemesi için çeşitli düzenlemeler yapılmaya başlandı.

Avrupa Parlamentosu, 21 Ocak 2021’de çalışanlara iş saatleri dışında ulaşılamamasına dair “bağlantıyı kesme hakkıyla” ilgili olarak hazırlanan raporu kabul etti. Bu adım, Avrupa ülkeleri arasında domino etkisi yarattı.

  • Slovakya, Şubat 2021’de uzaktan çalışanlara bağlantı kesme hakkını tanıyan yasa değişikliğini kabul etti.
  • İrlanda, 1 Nisan 2021'de çalışanların mesai saatleri dışında e-postalara, telefon görüşmelerine veya diğer mesajlara yanıt vermemelerini yasal bir hak haline getirdi.
  • Portekiz, Kasım 2021’de çalışanların sağlıklı bir iş-yaşam dengesine sahip olmalarını amaçlayan yeni iş yasası yürürlüğe soktu. Söz konusu yasaya göre, şirketlerin çalışanlarla normal çalışma saatleri dışında iletişim kurduklarında para cezasına çarptırılmalarının önü açıldı.
  • Belçika, bağlantı kesme hakkıyla ilgili düzenlemeyi 1 Şubat 2022’den itibaren devlet memurları için devreye soktu.

Tüm bu gelişmelere rağmen Avrupa’nın bu kavramla yeni haşır neşir olduğu yanılgısına düşmemek gerek. Bağlantıyı kesme hakkı, ilk olarak 2016 yılında Fransa’da resmen tanındı. Fransa’yı 2017 yılında İtalya; 2018 yılında ise İspanya izledi. Türkiye’ye gelecek olursak 2021’de yayımlanan “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği” ile uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı ve süresinin iş sözleşmesinde belirtilmesi zorunlu hale geldi. Fakat Türk Hukuku kapsamında, bu konuya ilişkin doğrudan bir yasal düzenleme henüz mevcut değil.

Şirketler cephesi

Çalışanların “irtibat kesme hakkına” dair düzenlemelerin sayısı, her ne kadar pandemi döneminde artsa da hâlihazırda bu konuda atılan somut adımlar oldukça kısıtlı kalıyor. Kamu kurumlarının yanı sıra şirketler de çalışanlarını motive etmek adına zaman zaman mesai saatleri dışında çalışmamaya yönelik adımlar atıyor. Tabii ki, şirketlerin bu politikalarının ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiğini ve iş dünyasının bu konuda henüz pek aşama kat edemediğini söylemekte de fayda var.

  • Volkswagen, Almanya’da, 2012 yılında mesai saatleri dışında e-posta alımını durduran ilk şirket oldu.
  • Renault, hâlihazırda e-posta ve iş cep telefonu kullanımını akşamları ve hafta sonları sınırlıyor.
  • Daimler, 2014’ten beri tatile giden çalışanlarına o zaman diliminde gelen e-postalarına “Ofis dışındayım,” yanıtı göndermek yerine bu e-postaları otomatik olarak silme hakkı tanıyor.
  • AXA, 2017’de imzalanan toplu sözleşmeyle İspanya ofisindeki çalışanlarına mesai saatleri dışında telefonlarını kapatma hakkı verdi.
  • Allianz, BNP Paribas, BMW, Bayer, Henkel gibi şirketler de çalışma saatleri dışında e-posta kullanımını kısıtlıyor.

Uluslararası kuruluşlar da uzaktan çalışmanın psiko-sosyal ve akıl sağlığına etkilerini azaltmak amacıyla şirketlere, çalışanlarına "bağlantıyı kesme hakkı" tanımaları çağrısında bulunuyor. Şubat 2022'de Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan "Sağlıklı ve Güvenli Uzaktan Çalışma" raporu, uzaktan çalışmaya geçen şirketlerin çalışanlarına gerekli ekipman ve rehberlik sağlamanın yanında bağlantıyı kesme hakkını tanımaları ve yeterince dinlenme günü vermelerinin önemini ortaya koyuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🕖 Haftada 4 gün çalışmak mümkün mü?

Pandemi kısıtlamalarının yavaş yavaş ortadan kalkmasıyla birçok ülke, “haftada 4 gün çalışma” modelini test etmeye başladı. Avrupa Parlamentosu'nun öncülüğüyle birçok ülkede çalışanlara iş saatleri dışında “bağlantıyı kesme hakkı" tanındı.

20 May 2022

Zingat ile birlikte
İllüstrasyon: Right to Disconnect UK

YAZARLAR

İrem Özbay

Writer @ Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?