

Yeni başlangıçlar, yeni ufuklar demektir: Cemal Hünal #wainerTHEswiss
Wainer’in şimdiye kadar Mehmet Güreli, Nejat İşler ve Onur Saylak gibi isimlerin yeni başlangıç hikâyelerine yer verdiği videoların bir yenisini daha görmekteyiz. Wainer yayınladığı yeni videosunda Cemal Hünal’ı ağırlıyor.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Seyahatin önünde aşılar, testler, kur farkı gibi dikkatle aşılması gereken engeller olsa da İsim - Şehir’de sokaklarında müziğin aktığı, havasına kendine özgü ritimlerin sindiği şehirlere doğru yolculuğumuz, herhangi bir kontrol noktasına takılmadan devam ediyor.
Bu hafta dünyanın en derin nehri olan Kongo Nehri’ni takip ediyoruz. Orta Afrika’nın yağmur ormanlarında başlayan rotamız bizi Atlas Okyanusu’ndan yaklaşık 500 kilometre içeride, nehrin iki yakasında birbirinin karşısında yer alan iki şehre götürüyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa ve Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Brazzaville. Kinşasa ve nüfusu onun beşte biri kadar olan Brazzaville, UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı Programı’nın (Creative Cities Network) 246 üyesinden ikisi. 2004’te hayata geçirilen program, kültürel endüstrilerin yaratıcı, sosyal ve ekonomik potansiyellerini geliştirmeye odaklanıyor.
Sahra Altı Afrika’nın geleneksel müziklerinin duyulduğu Kinşasa - Brazzaville bölgesi, 1940’larda Küba menşeli son cubano müziğini çalan radyoların etkisiyle Kongo rumbasının ortaya çıkışına sahne oluyor. Piyanonun yerini gitarın aldığı, Afrika’nın nabzının hissedildiği bu alt tür, soukous adını alarak kıtaya yayılıyor. 1950’lerden itibaren kültürel ilişkilerini sıkılaştıran, müzisyenler için verimli bir üretim alanına dönüşen Kinşasa ve Brazzaville’den çıkan OK Jazz, African Jazz, African Fiesta gibi gruplar, popüler müziği domine etmenin yanı sıra müzisyenler için bir okul işlevi görüyor. Kariyerine bu gruplarda başlayan isimler, ilerleyen yıllarda kendi gruplarıyla Kongo’nun müzikal yolculuğunu yeni alanlara taşıyor.
60’lar ve 70’lerde Afrika’nın ana akımına dönüşen soukous; Kongo folk müziği, soul, funk, hatta rock n roll ile birleşerek farklı karakterlere bürünüyor. Radyolar ve yerel plak şirketlerinin bastığı plaklarla konser salonlarına ve gece kulüplerine yayılıyor. 70’lerde, şimdi Kongo Demokratik Cumhuriyeti olan Zaire’de yaşanan politik çalkantılar nedeniyle başka ülkelere göç eden gruplar, müziğin yayılımına katkıda bulunuyor. Soukous’un kıtanın dışına çıkması, 80’lerde Kongolu müzisyenler Avrupa’da kayıtlar yapmaya başladığında oluyor. Besteci ve müzikolog Ned Sublette’e göre Kongo rumbası, uzun yıllar Fransa ve Belçika yönetimi altında yaşadıktan sonra, 1960’larda bağımsızlığını kazanan bölge halklarının kendi kimliklerini sahiplenişinin bir ifadesi. Şarkıların Fransızca değil Lingala ve Kikongo dillerinde söylenmesi de buna işaret ediyor.
90’larla birlikte Kongo Demokratik Cumhuriyeti, hâlen devam eden bir savaş ve çatışma sürecine giriyor. Kongo Cumhuriyeti’nde çıkan iç savaşta Brazzaville büyük hasar görüyor. İki ülke de politik ve askerî çatışmalarla sarsılsa da her koşulda varlığını sürdüren müzik susmuyor. İki şehir, UNESCO desteğiyle ortaklaşa düzenledikleri Pan-African Music Festival’da (FESPAM) her yıl Afrika’nın müzik başkentlerine dönüşüyor. Brazzaville’deki Feux de Brazza, Kinşasa’daki Jazz Kif festivalleri, bölgenin kültürel zenginliğini vurgulamaya devam ediyor.
Sömürgecilik, yozlaşmış politikacılar, askerî darbeler, yoksulluk ve şiddetten nasibini çokça alan Kongo için müzik, sadece geçmişin güzel anılarını değil, adil ve insanca bir geleceğin umudunu da barındırıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Gerçek hayatın en tuhaf kesitlerinin peşinde Bart Layton ve biricikliğin peşinde Yu Su, performans sanatçılarından geleceğin fısıltıları, Kongo Nehri'nin taşıdığı sesler ve dahası.
11 Haz 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

“Likya Kültürel Mirası” temasıyla 15-18 Ekim’de beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri, bu yıl Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya da uzanıyor. Festivalin kurucularından, Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy ve gönüllü destekçi Aslınur Sarıca’yla tiyatronun, ekolojik mücadelenin ve birlikte üretmenin açtığı alanı konuştuk.

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin etkinlik koordinatörü Nigar Mat ile festivalin yerelle kurduğu bağı, adanın ekolojik sorunlarını ve dayanışmayla bir festival sürdürmenin koşullarını konuştuk.

Çilekeş, Epifoni Organizasyonu ile 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla sahneye döndü. Grup yalnızca eski şarkılarını çalmadı, kolektif bir kitlenin parçası olmamızı da sağladı.




