Bir noodle, bir tost, bir raw bar, bir de menü lütfen!


Beyoğlu Kültür Yolu Festivali başladı İstanbul’un uluslararası marka değerine katkıda bulunmak üzere gerçekleştirilen Beyoğlu Kültür Yolu projesi, 30 Ekim-14 Kasım 2021 tarihleri arasında düzenlenen Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’yle hayata geçiyor. Nedir? Beyoğlu Kültür Yolu Festivali; Cumhuriyet döneminin simge yapılarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi’nin, Cumhuriyet'in kuruluşunun 98. yılında, yeniden hizmete açılmasıyla başladı. Kültür Merkezi, açılışa özel bestelenen ve 29 Ekim’de dünya prömiyerini yapan “ Sinan ” operasıyla kapılarını ziyaretçilerine açtı. 30 Ekim’de de değerli sanatseverlerle buluşan eserin librettosunu; Halit Refiğ’in “ Koca Sinan ” adlı eserinden yola çıkarak Bertan Rona kaleme alırken eserin müziği ise Türkiye’nin önde gelen bestecilerinden Hasan Uçarsu’ya ait. Editörün notu: Yeniden sanatseverlerle dolup taşacağı günlerin heyecanıyla Atatürk Kültür Merkezi’ne kavuştuk. Bu kavuşmayı taçlandıran eser Sinan Operası’nı izleme şansını yakalayan ziyaretçiler arasında Aposto! İstanbul olarak biz de vardık. Taksim Meydanı’na ihtişamını yeniden getiren AKM’de, operanın başlamasını beklerken, her göz göze geldiğimiz sanatsever bu şehre duyduğumuz heyecanın bitmez tükenmezliğini bizlere yeniden hissettirdi. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu tarafından icra edilen Sinan için perdeler açıldığında ise; büyük emeklerle bu eserin ortaya konduğunu gözler önüne seren parıl parıl kostümler, sihirli bir kürede olduğunuzu hissettiren operaya özel ışık tasarımları ve orkestradan yükselen her sesle uyum içinde akan bir performansla buluşan seyirci vardı. Mimar Sinan şahsında, tarihi opera sahnesine taşıyan bir gecede, bu şehrin tutkunlarıyla AKM’ye kavuşmak ne büyük sevinç. Beyoğlu Kültür Yolu: İstanbul'un modern ve tarihî dokusunu barındıran yeni kültür sanat rotası ‘Beyoğlu Kültür Yolu’; İstanbul’un giriş kapısı olarak da adlandırılan Galataport’la başlayarak Galata Kulesi, Galata Mevlevihanesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Narmanlıhan, Muammer Karaca Tiyatrosu, Garibaldi Salonu, Mısır Apartmanı, Atlas Sineması Müzesi, Grand Pera Emek Sahnesi gibi Beyoğlu’nun tarihî mekânlarından geçerek Taksim Camii ve Atatürk Kültür Merkezi’nde sona eriyor. Turistik rota, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali dâhil olmak üzere birçok yerel ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapacak. Neler var? Festival programında, 1000’den fazla sanatçının katılımıyla 60 farklı noktada; 40 sergi ve özel proje, 75 konser, 45 atölye çalışması, 25 sanat ve edebiyat söyleşisi, 15 video haritalama gösterisi ve 10 sanatçı performansı yer alırken festival, Türkiye’nin tüm kültürel ve sanatsal zenginliklerini tek bir çatı altında topluyor. Dahası: Beyoğlu Kültür Yolu mobil uygulamasıyla kullanıcılar etkinlikler hakkında bilgi alabiliyor, kendisine en yakın hangi mekânda hangi etkinlik olduğunu görüntüleyerek katılacağı etkinlikleri planlayabiliyor. Festivalle ilgili detaylı bilgi almak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
1. Ne? Midori Noodle
Nerede? Orōro
Neden yemeli? Rice noodle, ceviz, Hindistan cevizi sütü, tane edamame, brokoli, kabak, soya filizi, maş fasulyesiyle hazırlanan Midori, "bıktım sebzeli noodle'dan, yok mu vegan noodle piyasasını görüp de artıran!" diyenlere alternatif. Şişirmiyor, suşinin yanında da söylenesi.
Bonus: İster Moda ister Erenköy şubesinde. Paket servisleri de mevcut.
2. Ne? Glutensiz Raw Bar No.3
Nerede? Bröd
Neden yemeli? Hindistan cevizi, hurma, şekersiz yer fıstığı ezmesi, toz badem, %54 bitter çikolatayla hazırlanan, bir ısırıkla tüm tatlı ihtiyacını karşılayan hem de "ama rafine şekersiz" rahatlığı veren atıştırmalık. Gönül rahatlığıyla yer fıstığı ezmesi rüyalarında gezinebilmek için.
Bonus: İster Suadiye ister Nişantaşı şubesinde deneyebilirsin.
3. Ne? Vegan tost
Nerede? Gün Bakery
Neden yemeli? Mis gibi kokan ekşi mayalı ekmeği (evet kokuyor) "bu üçlüyü neden daha fazla bir araya getirmiyoruz?" dedirten içindeki ezme, avokado ve mantarın fantastik uyumu için yemeli.
Bonus: Ekşi maya ekmeklerini eve götürüp kendi fantastik üçlünle kendi tostlarını da denemen de mümkün.
Editörün notu: "İstanbul kazan ben kepçe yemek peşinde" diyorsan, menülerden beğendiğin, "mutlaka denemelisin" dediğin bir şeyler varsa bize yaz, gidip deneyelim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ekim ayının son pazar sabahından herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; kreatif ruhumuza dokunacak Tomtom Design Week, hemen gidip görmek istediğimiz Kadın Bakışı ve Mekânı Başkalaştırmak sergileri var.
31 Eki 2021

YAZARLAR

Elif Bayram
Editor-in-chief, Soli

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...




