Bitmek bilmeyen dijital bombardıman


Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım grubunun kurduğu girişim sermayesi yatırım ortaklığı şirketi olan Inveo Ventures , girişimcilik ve risk sermayesi hakkındaki bilgi birikimi sayesinde yenilikçi ve ölçeklenebilir teknoloji şirketleriyle değer yaratıyor. Kurucuları ve ekipleri destekleyerek tüm zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için çalışıyor. Neden Inveo Ventures? Girişimlerin Seri A öncesi köprü yatırım turlarına odaklanıyor, teknoloji tabanlı ve yatırım tezine uygun girişimler için ‘sektör agnostik’ bir şekilde değerlendirmelerini gerçekleştiriyor. Gerçekleştirdiği girişim yatırımlarının ‘ortak yönetim merkezi’ olarak hareket eden şirket; portföy girişimleri, grup ve ekosistem arasında adeta bir ‘değer köprüsü’ olarak konumlanıyor. Mevcut portföy iştiraklerine verdiği iş geliştirme, strateji, finans vb. desteklerle grubun değer yaratan yatırımcı olma kültürünü sürdürüyor. Dahası: hiVC yapısının yönetimini de gerçekleştiren Inveo Ventures, hiVC ve 100% hiVC iştiraki hiBoost şapkasıyla değerlendirdiği girişimlerin fikir aşamasından başlayan ‘erken aşama yatırım turlarına’ da katılım sağlıyor. Çok yakında: Inveo Ventures, bu yıl itibarıyla henüz açıklanmayan ancak yakın zamanda açıklanacak yatırım duyurularıyla portföyünü genişletmeyi planlıyor. Inveo Ventures ile yatırımınıza değer katmak için inveoventures.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Ofiste dijital iletişim kanallarının mütemadiyen kullanımı, çalışanların verimliliklerini ve iş performanslarını olumsuz etkileyebilir. Microsoft tarafından Mayıs 2023'te yayınlanan bir araştırma, küresel çapta çalışanların veri, bilgi ve her zaman müsait iletişim yoğunluğuna ayak uydurmakta zorlandığını ortaya koydu.
2021 yılında dünya genelinde günlük 319,6 milyar e-posta gönderildiği ve alındığı tahmin edilirken, bu rakamın 2025 yılına kadar günlük 376,4 milyar e-postaya çıkması öngörülüyor.
Üstelik: Çalışanların planlanmamış, geçici dijital mesajlar aracılığıyla sürekli iletişim kurduğu platformlar kolay ve esnek olsa da zihinsel yorgunluğa yol açabilir, çalışanların zaman yönetimini olumsuz etkileyebilir. Söz konusu araştırma, insanların iş günlerinin %57'sini e-posta, toplantı ve diğer iletişim faaliyetlerine harcarken, sadece %43'ünü üretkenliğe ayırdıklarını gösteriyor.
- Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen The Impact of Email on Concentration and Stress isimli araştırma, sürekli e-posta kontrol etmenin ve yanıtlamanın çalışanların dikkat sürelerini azalttığı ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkilediğini gösteriyor.
- Londra Üniversitesi tarafından yürütülen The Effects of Instant Messaging on Workplace Productivity and Stress isimli çalışma ise, anlık mesajlaşma uygulamalarının sürekli kullanımının çalışanların stres düzeylerini artırdığı ve verimliliklerini azalttığı belirtiyor.
Son yıllarda büyük bir uzaktan işgücünü bir araya getirmek adına, şirketlerin teknolojiyle fazlasıyla iç içe olması bir süre için gerekliydi. Ancak bunun sonucu çalışanlar için iletişim kanallarının belirsizleşmesi, ve hatta yorucu bir şekilde parçalanmasıyla sonuçlandı. E-posta filtreleme, abonelikten çıkma, normal çalışma saatleri dışında veya gün içerisinde bildirimleri kapatma gibi günlük çözümler elbette rahatlatıcı; ancak hiçbiri çalışanların aşırı yüklenme sorunu çözmüyor. Şirketlerin durmaksızın gelişen ve güncellenen yeni teknolojilerden faydalanırken var olanların nasıl organize edeceklerini de düşünmeleri gerekiyor.
Ek bir bilgi: Microsoft'a göre bu ikilemin çözümü yapay zekanın iş yaşamına adaptasyonu. Teknoloji devi, yapay zekanın stresli çalışanları zaman alan angaryalardan kurtaracağını ve yaratıcılıklarını ortaya çıkaracağını iddia ediyor.
Özetle: Günümüz iş dünyasında iletişimin hızlı ve etkili olması gerekliliği yadsınamaz. Ancak, dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte, e-mail, anlık mesajlaşma uygulamaları ve diğer dijital iletişim kanallarıyla çalışanların sürekli olarak bombardımana tutulduğu bir durum söz konusu.
Ne yapmalı? İş yerinde daha dengeli bir iletişim ortamı oluşturmak ve dijital iletişim kanallarını daha etkin bir şekilde yönetmek verimliliğini artırmak için önemli olmasının yanı sıra; günümüzde teknoloji ile haşır neşir tüm yöneticilerin üzerine eğilmesi gereken bir konudur. Konu üzerine atılacak adımlar şunlar olabilir:
- Tüm iş ve haberleşme yükünü tek bir platform üzerinden yürütmek,
- Her yeni değişiklikte çalışan geribildirimlerine kulak vermek,
- Çalışanların birbirleriyle ne sıklıkta ve ne zaman iletişim kurmaları gerektiğine dair sınırlar belirlemek - örneğin, e-postayı resmi konular için kullanırken günlük konuşmaları Microsoft Teams veya Slack üzerinden yürütmek, veya iş saatleri dışında e-mail kontrol etmemek,
- Şirket için toplantılar için bir zaman sınırı belirlemek,
- Dijital tükenmişliğin yüz yüze iletişimin yerini almasının önüne geçmek
Dijital refah, yöneticilerin dikkate alması gereken önemli bir konu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sessiz istifa, sessiz işten çıkarma, sessiz işe alım... İşverenlerin yakından izlemesi gereken trendler ve dijital refah koşulları
05 Haz 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.




