Borsa İstanbul: 428 bin yatırımcı portföyün %93'üne sahip


Beko Dem®️ Deluxe Otomatik Çay ve Filtre Kahve Makinesi sunar: Neymiş Bu Çay?
Ayda mı yoksa ajda bardak mı? Nedir bu ince belli bardağın sırrı?
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Borsa İstanbul 2023’ü, bir önceki yıla kıyasla nispeten durgun bir performansla tamamladı. 2022 yılında rekordan rekora koşan ve yıllık %196,6 pozitif getiriyle yatırımcısının yüzünü güldüren gösterge endeks BIST 100, 2023 yılını yalnızca %36,39 kazançla tamamlayarak yıllık manşet enflasyonun dahi gerisinde kaldı.
BIST endeksleri aslında Eylül ayına kadar enflasyon karşısında pozitif getirisini sürdürmekteydi. Ancak özellikle Ekim ayında patlak veren İsrail-Hamas çatışmalarının ardından gelen panik satışları ve TCMB kararlarıyla birlikte yükselen mevduat faizlerinin de alternatif olarak oyuna girmesiyle birlikte endeksler derin bir durgunluk dönemine girdi.
Düşüşlerin “tavan-tavan” giden halka arzların performanslarına da yansımasıyla birlikte özellikle küçük yatırımcılar arasında borsadan çıkışlar hızlandı. Sonuç olarak Kasım, Aralık ve Ocak aylarını kapsayan üç aylık süre zarfında toplamda 1 milyon 288 bin bireysel yatırımcı Borsa İstanbul’dan çıkış yaptı.
En çok çıkan gençler
Yatırımcı ve portföy hareketleriyle ilgili yayımlanan Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri, Ekim 2023’ten Ocak 2024’e kadar geçen sürede borsadan çıkış gerçekleştiren yatırımcıların çoğunlukla 15-29 yaş arası gençlerden oluşmakta olduğunu gözler önüne serdi.
MKK verilerine göre Ekim-Ocak arasındaki 3 aylık dönemde borsayı terk eden 1 milyon 288 bin yatırımcının 878 bin 801’i 15-29 yaş arası gençlerden meydana geldi. Yani bu dönemde borsadan çıkan yatırımcıların yaklaşık %70’ini genç yatırımcılar oluşturdu.
Gençlerin borsadan uzaklaşmasıyla birlikte Ekim ayında tarihî zirvesini yineleyen genç yatırımcı payı da gerileme gösterdi. MKK verilerinden hareketle oluşturulan tabloya göre söz konusu dönemde Borsa İstanbul’da 15-29 yaş arası genç yatırımcı payı, 6,8 puan birden azalarak %23,3 ile Temmuz 2023’ten bu yana en düşük seviyesini kaydetti.
Büyük yatırımcı toplam payların %93’üne sahip
Portföy dağılımına göre yatırımcı sayısına bakıldığında ise söz konusu dönemde borsayı terk eden yatırımcıların çoğunlukla küçük yatırımcılardan oluştuğu görüldü. MKK verilerine göre Ekim-Ocak döneminde 10 bin TL ve altı portföy değerine sahip yatırımcıların sayısı 1 milyon 407 bin 435 kişi azalırken, 100 bin TL ve üstü portföy değerine sahip yatırımcıların sayısı ise 56 bin 754 kişi artış gösterdi.
Mevcut dönemde küçük portföy sahibi yatırımcının borsadan çıkması ile birlikte 500 bin TL ve üstü portföy değerine sahip yatırımcıların toplam portföy üzerindeki hakimiyeti de tekrardan %93,4 düzeyine yükseldi. Bu dönemde 500 bin TL altı portföy değerine sahip yatırımcıların toplam portföyden aldığı pay ise yaklaşık %6,6 seviyesinde sınırlı kaldı.
Kısa bir özet geçmek gerekirse; Ocak 2024 itibarıyla Borsa İstanbul’da 500 bin TL ve üstü portföy değerine sahip yatırımcıların sayısı 428 bin 37’yken, bu yatırımcıların sahip oldukları toplam portföy değeri 4 trilyon 347 milyar TL seviyesinde yer almakta. Aynı dönemde 500 bin TL altı portföy değerine sahip yatırımcıların sayısı 6 milyon 839 bin 388, sahip oldukları portföy değeriyse yalnızca 305 milyar 947 milyar TL seviyesinde. Yani son verilere göre Borsa İstanbul’da toplam yatırımcıların %5,89’u toplam portföyün %93,4’üne sahipken, geri kalan %94,11’i yalnızca %6,6’sına sahip.
Sonuç olarak
3 aylık kısa durgunluk döneminde borsadan çıkış gerçekleştiren yatırımcıların çoğunlukla genç ve küçük portföy sahibi yatırımcılardan oluşması, aslında 2023 yılında borsaya akın eden 5,8 milyon kişilik dev yatırımcı kitlesinin önemli bir kısmının adeta tavan-tavan giden halka arzlardan faydalanmak ve hızlı yükselişler sırasında kolay para kazanmak amacıyla giriş yaptığının bir göstergesi. Son iki haftalık süreçte yeniden başlayan halka arzlar ile yaklaşık 450 bin yatırımcının borsaya geri dönmesi ise bu savı destekler nitelikte.
Borsada finansal okuryazarlığı nispeten düşük yatırımcı sayısının artması, panikle karar verme eğilimi nedeniyle yine borsada birikimlerini değerlendirmek isteyen küçük yatırımcıların zarar görmesine neden olurken, yönlendirme veya “tüyo” yoluyla şişirilen balon yatırım araçları, spekülatörlerin servetlerine servet katmasına yol açıyor.
Son yıllarda yatırımcıların canını çok yakan ve yakın dönemde iyiden iyiye zirveye çıkan bu durum, pay piyasalarında uzun vadeli yatırım anlayışının da oturmamasına sebep oluyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından yayımlanan sermaye piyasaları özet verilerine göre Borsa İstanbul, %390’lık pay devir hızı ile bu alanda dünya borsaları arasında en yüksek devir hızına ulaşan ikinci borsa ünvanına sahip.
Durumun çözümü için otoriteler tarafından vatandaşın finansal okuryazarlık düzeyini artırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi ve küçük yatırımcılara borsanın “oynanacak bir şey” olmadığının gösterilmesi gerekiyor. Aksi takdirde elindeki küçük birikimi borsada değerlendirmek isteyen ve kazanacağı paranın hayaliyle hareket eden küçük yatırımcı, beklenmedik bir kâr realizasyonu ile hem parasını hem de borsaya olan inancını kaybediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün ekonomi gündemi alışılmışın dışında, oldukça sakin bir gün geçirdi. Fakat bugün özellikle TCMB ve BDDK'dan gelen veri bombardımanı ile birlikte yeniden yoğun bir gün bizleri bekliyor.
15 Şub 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026




