

Ayazma'da caz: Bozcaada Caz Festivali
Çift oluklu tarihî bir çeşme, sekiz yaşlı çınar ağacı, küçük bir manastır ve iki tek katlı yapı… Efsaneye göre genç ve güzel Paraskevi'nin bugün Göztepe olarak anılan bir tepede görüp âşık olduğu genç bir delikanlıya kavuşamaması,…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Cansu (Şimşek), resim ve heykel sanatçısı. Bugünlerde pandemi günlerinde insanların sanata yaklaşması ve bir adım da olsa kendilerini sanatın iyileştirici etkisiyle sarmaları için çalışıyor. Pandemiden önce de Bozcaada'da yaşadığı için resim yapmayı öğrenmek isteyenlere uzaktan eğitim veriyordu. Onunla yollarımız burada kesişiyor — adada, bir sulu boya dersinde.
"Bozcaada ne oldu peki? Hangi rüzgâr attı seni?" diye soracak oluyorum. Rüzgâr ya işte bu, Bozcaada'dan Kalamış'a esmiş bu defa, tersine — daha önce nasıl Kalamış'tan Bozcaada'ya estiyse. Cansu için deniz, her zaman önce gelmiş. Pek tabii rüzgâra teslimiyet de. Heybeliada, Kalamış, Bozcaada arasında denizden çizmiş rotayı. Kimi zaman atlamış yelkene kimi zaman feribota. Son üç yıldır yaşadığı Bozcaada'dan tablolarını ve heykellerini taşımak zor olunca eski mahallesi Kalamış'ta da bir ayağı olsun istemiş. Geçtiğimiz ocak ayı Kalamış'taki atölyesini açmış.
Peki neden Kalamış? "Atölyemin (Little Studio) sokağı, deniz ve yosun kokusunu duyduğum, denizden gelen rüzgârın tuzu yüzüme getirdiği bir yerde çünkü," diye anlatıyor neden Kalamış'a taşındığını. "Şehirden uzak ama şehirli bir kasaba burası benim için. Şimdiye kadar adalarda yaşamayı tercih eden biri olarak burası da ada gibi sanki. Bağımsız ama bağlı karaya, yeşiller içinde. Sakin, korunaklı ve tanışıklı," diye de ekliyor. Etrafıma bakıp iç çekiyorum. Ben neden Kadıköy'ün kıyısından kopamıyorum diye düşündüğümde verdiğim cevaba en yakın cümleleri duyuyorum.
Cansu'nun deniz kokusunun ulaştığı atölyesinde bizi neler bekliyor peki? Little Studio'yu, hem insanların sanatla iç içe vakit geçirebildiği ve sosyalleşebildiği bir kafe hem de sanat atölyesi olarak özetlemek mümkün. Cansu tamamlıyor: "Girişte resim atölyesi, porselen ve resimlerin satıldığı bir alan bizi karşılıyor. Alt katta porselen üretim atölyemiz var. Asma katımızda da porselen sırlarını çalıştığımız alanımız."

Cansu Şimşek, Little Studio'da
"Kalamışlı olmak, şehirli bir kasaba insanı olmak."
Ne zamandır Kalamışlısın?
Aslında çok uzun süredir diyemem ama buralı olduğumu hissediyorum. Şehirde ama kendi alanımda huzurlu, kaos yaşanmayan ve herkesin birbirini tanıdığı, sıcacık, güvenli bir semtteyim.
Kalamışta bir nevi "esnaf" olmak senin için ne demek?
Esnaf olma konusu yine bu hisleri barındırıyor aslında. Atölyemi yaşadığım yer olan Kalamış'ta açma sebebim de buydu. Sabah sahil koşumdan sonra atölyenin kapısını açtığımda tanıdık insanların içten "Günaydın!" demesi; biraz içim açılsın, sanat üretileri göreyim diye gelip kahve içmek için oturması; tüm gün yaptığımız sanat konuşmalarına yoldan geçenin de dahil olması harika hissettiriyor. Bir esnaf olarak iyi ve güler yüzlü hizmet veriyorsan zaten her şey yolunda gidiyor.
Kalamış'ta bir günün nasıl geçer?
Sabah uyandığımda sahile inip yürüyüş yaparım. Yelken kulüplerimiz var Fenerbahçe burunda, bilirsiniz. Rüzgârın güzel olduğu günlerde yelkene çıkarız. Yelken sonrası kulüpte bir şeyler içip işleri tamamlamaya atölyeye geçerim. Sonrasında mahalle bakkalı ve manavından alışveriş yapıp bisikletle sahile inerim, buralı arkadaşlarımla piknik yaparız.
Kalamış'tan Bozcaada'da 5 adımda nasıl gidilir?
Denize âşık biri için, Kalamış-Bozcaada yol haritasını veriyorum: Kalamış'tan denize giriyorum, rota Heybeliada! Ada'yı bir tur dönüyorum, sonra balonu basıp (yelken seyri olan pupa için) kendimi Çanakkale boğazına giden sulara bırakıyorum. Marmara Adası'nın yanından geçerken soluklanmak için Bozcaada'ya çıkıp şarabımı yudumlamadan kendimi soğuk suya bırakıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Tunç Abi'nin peşine takılıyoruz Kalamış sokaklarında — kentsel dönüşümden önce neymiş buralar? Ayaküstü Cansu'nun atölyesine uğrayalım, müdavimi olduklarımızı dinle.
08 Ağu 2021

YAZARLAR

Elif Bayram
Editor-in-chief, Soli

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.




