Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

Gerçek suçlu hâlâ iklim krizinin yıkıcı etkileri.
Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

4 Ağustos - Borusan - Angst
Borusan Holding ile birlikte

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı'nda ikinci dönem açıldı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı Toplumsal ve çevresel faydayı gözeten projeler hayata geçiren Borusan Grubu , Impact Hub iş birliğiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı ’nın ikinci dönemini afet bölgesine yönelik başlattı. Nedir?…

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Her yaz, gökyüzünü dumanların kapladığı haberleri, alevlerin doluştuğu ormanları çaresizce yardım bekleyen hayvanları görüyoruz. Elbette insan ihmalinin, kasıtlı kundaklamanın ve tabii ki sıcak hava dalgalarının bu durumu tetiklediği doğru. Yine de bu hikâyenin perde arkasındaki esas sorumlu iklim krizi.

Gidişatı hatırlayalım: Orman yangınları, genellikle sıcak, kuru hava koşullarının ve uzun süreli kuraklık dönemlerinin yoğun olduğu dönemlerde daha sık meydana geliyor. Sıcak hava, bitki örtüsünü kurutarak, yangınların daha kolay başlamasını ve yayılmasını sağlıyor. Ayrıca, yüksek sıcaklık ve düşük nem oranı, orman yangınlarının şiddetini ve yayılma hızını artırıyor.

Mesela 2023 Temmuz ve Ağustos aylarında Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki sıcaklık değerleri tarihlerindeki en yüksek seviyelere çıktı. Uluslararası arenaya yansıyışı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in yaptığı "Bu verilerin iklim krizinin kontrol dışına çıktığını yeterince gösteriyor." ifadesiyle de somutlanmıştı. 

Yakın geçmişte orman yangınları

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), 1970-2008 yılları arasında Türkiye’nin güneşten gelen enerjiyi en hızlı artıran 10 ülke arasında olduğunu belirtiyor. Bu enerji artışı, daha yüksek sıcaklıklar ve daha fazla kuraklık anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, orman yangınları için bölgede oldukça uygun bir ortam var.

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, son 10 yılda yıllık ortalama 2.200 orman yangını yaşandı. 2020’de yangın sayısı 2.763’e yükseldi ve bu yangınlarda 16.800 hektar alan yandı. Bu, önceki yıllara kıyasla bir artış olarak seyrediyor ve maalesef iklim krizinin yıkıcı etkilerinin direkt bir göstergesi. Akdeniz bölgesinde 1980’lerden bu yana orman yangınlarının sayısı ve şiddeti önemli ölçüde arttığı açıkça görülüyor. Sonuçta 1970’lerde yıllık ortalama 400 orman yangını çıkarken bu sayı 2000’lerde 4.000’in üzerine çıktı.

Kaynak: WWF Türkiye


Dünyada durum ne?: ABD’de, 1980’lerden bu yana büyük ölçekli orman yangınlarının sayısının her on yılda iki katına çıktığı belirtiliyor. Aynı zamanda, yangın mevsimi, geçtiğimiz 50 yılda 78 gün daha uzadı ve bu durumun devam etmesi de bekleniyor.

Yangın mevsimi: En sıcak günlerin etkisi

Sıcaklık artışları devam ederse—şu anki verilere göre edecek gibi görünüyor—gelecekteki yazlarımızın, bugün yaşadığımızdan çok daha sıcak olması muhtemel. Bu da daha fazla orman yangını anlamına geliyor. Zira yılın en sıcak günlerinin sıcaklık ortalamaları belirgin bir şekilde arttıkça iklim bilimciler, bu iki eğilim arasındaki ilişkiyi belgeleyerek "Biri diğerini tetikliyor olabilir." dediler. 

Mesela sıcaklık yükseldikçe ormanlar daha kuru hâle geliyor. Bu da yangınların daha kolay başlamasına ve yayılmasına yol açıyor. Örneğin, Avustralya’nın 2019-2020 yazındaki orman yangınları bunun örneklerinden biri. Sıcaklık rekorlarının kırıldığı bu dönemde yangınlar tüm ülkeyi etkisi altına alıp milyonlarca hektarlık alanı kül etmişti. Ayrıca, bu yangınlar sonucunda atmosfere yaklaşık 400 milyon ton karbondioksit salınmıştı. Ki bu miktar, Avustralya’nın yıllık karbon emisyonunun yaklaşık %80’ine denk geliyor.

ABD’nin batı kıyısındaki Kaliforniya, Oregon ve Washington eyaletlerinde 2022 yazında yüksek sıcaklık rekorları kırılmıştı. Bu eyaletler aynı zamanda büyük ölçekli orman yangınlarına da sahne olmuştu. Zira yangınlar, genellikle sıcak ve kuru hava koşullarının ve yoğun rüzgârların birleşimi sonucu ortaya çıkıyordu.

2021 yazında Yunanistan’da sıcak hava dalgaları ve uzun süreli kuraklık nedeniyle çeşitli bölgelerinde büyük orman yangınları yaşanmıştı. Özellikle Attika ve Peloponez bölgeleri ciddi şekilde etkilenmişti. Sonuçlarına göre yangılar, ormanları, yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini yok ederek büyük çevresel ve ekonomik zarara yol açıyordu.

Fotoğraf: Angelos Tzortzinis, AFP
Kaynak: Getty Images


Tespit ortada: Neler yapılabilir?

Geleneksel çözüm önerilerimizi bir kez daha hatırlatmamız gerekiyor: İklim krizini yavaşlatmak için sürdürülebilirlik uygulamalarını genişletmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmayı yaygınlaştırmalı ve karbon salımlarını azaltmalıyız. 

Orman yangınlarına karşı farkındalığın, özellikle de yangın riski yüksek bölgelerde yaşayan insanlar arasında arttırılması çok değerli. Ormanların düzenli bakımı ve temizliği de yangınları önleme stratejisinin önemli bir parçası. Özellikle kurumuş veya ölü bitkilerin alandan uzaklaştırılması ve ağaçların belirli bir mesafeyle dikilmesi bu yolda yardımcı olabilir.

Gelişmiş erken uyarı ve hava izleme sistemleri, yangınların hızlı bir şekilde tespit edilmesine ve böylece hızlı bir tepki geliştirilebilmesine destek hâle gelebilir. Ormanların sürdürülebilir bir şekilde idare edilmesi ve çevre koruma öncelikli kalkınma politikalarının benimsenmesi de bir başka madde olarak geçebilir. Bu, mesela, aşırı ağaç kesimini engelleme ve ormanların doğal yangın dayanıklılığını muhafaza etme ihtiyacını içeriyor.

Sonuç olarak iklim değişikliği, dünya genelinde daha yüksek sıcaklık ve daha az nem gibi koşullara yol açarak, yangınların sıklığını ve yoğunluğunu artırıyor. Bu yüzden, paydaşlarla sürdürülen iklim krizine karşı mücadele, orman yangınlarının daha da yaygınlaşmasını önlemek için hayati öneme sahip.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🚒 Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

En sıcak günler iklim krizinin yıkıcı etkilerini nasıl tetikliyor?

04 Ağu 2023

Borusan Holding ile birlikte
Dünden bugüne  orman yangınları

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine