Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

Gerçek suçlu hâlâ iklim krizinin yıkıcı etkileri.
Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

4 Ağustos - Borusan - Angst
Borusan Holding ile birlikte

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı'nda ikinci dönem açıldı Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı Toplumsal ve çevresel faydayı gözeten projeler hayata geçiren Borusan Grubu , Impact Hub iş birliğiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı ’nın ikinci dönemini afet bölgesine yönelik başlattı. Nedir? “Birlikte İyileşiyoruz” mesajıyla deprem bölgesindeki toplumsal ve çevresel meselelerin çözümüne yönelik orta ve uzun vadede yeniden inşa sürecine katkı sağlamayı amaçlayan projelerin destekleneceği programa 21 Ağustos'a kadar surdurulebilirfayda.com adresinden başvuru yapılabiliyor . Programın 2. dönem odak alanları arasında; eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, geçim kaynakları ve iş olanakları, çevre ve ekoloji yer alıyor. Neden önemli? Odak alanları doğrultusunda desteklenecek projeler vasıtasıyla bölge halkının yaşadığı problemlere yönelik çözüm sunulması, deprem bölgesinden farklı illere göç edenlerin kendi şehirlerine yeniden dönüşlerine katkı sağlanması ve bölgenin eskisi gibi yaşanabilir hâle gelebilmesi için orta ve uzun vadede teşvik edilmesi hedefleniyor. Neler var? Kazanan projelere kapasite ve proje geliştirme desteği, ihtiyaç analizi ve etki modeli oluşturma desteği, eğitim ve atölye desteği, mentor ve uzman desteği, görünürlük desteğinin yanı sıra proje başına 300 bin TL’ye kadar hibe desteği sunulacak. Ayrıca Borusan’ın ve Impact Hub İstanbul’un iletişim ağlarına dahil olma fırsatı ve katılımcıların kendi alanlarında, topluluklarını oluşturmaları ve geliştirmeleri için Impact Hub İstanbul’da farkındalık etkinlikleri organize etme fırsatı da verilecek. Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı'nın ikinci dönemi için 21 Ağustos'a kadar surdurulebilirfayda.com adresinden başvuru yapabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Her yaz, gökyüzünü dumanların kapladığı haberleri, alevlerin doluştuğu ormanları çaresizce yardım bekleyen hayvanları görüyoruz. Elbette insan ihmalinin, kasıtlı kundaklamanın ve tabii ki sıcak hava dalgalarının bu durumu tetiklediği doğru. Yine de bu hikâyenin perde arkasındaki esas sorumlu iklim krizi.

Gidişatı hatırlayalım: Orman yangınları, genellikle sıcak, kuru hava koşullarının ve uzun süreli kuraklık dönemlerinin yoğun olduğu dönemlerde daha sık meydana geliyor. Sıcak hava, bitki örtüsünü kurutarak, yangınların daha kolay başlamasını ve yayılmasını sağlıyor. Ayrıca, yüksek sıcaklık ve düşük nem oranı, orman yangınlarının şiddetini ve yayılma hızını artırıyor.

Mesela 2023 Temmuz ve Ağustos aylarında Türkiyenin çeşitli bölgelerindeki sıcaklık değerleri tarihlerindeki en yüksek seviyelere çıktı. Uluslararası arenaya yansıyışı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterresin yaptığı "Bu verilerin iklim krizinin kontrol dışına çıktığını yeterince gösteriyor." ifadesiyle de somutlanmıştı. 

Yakın geçmişte orman yangınları

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), 1970-2008 yılları arasında Türkiye’nin güneşten gelen enerjiyi en hızlı artıran 10 ülke arasında olduğunu belirtiyor. Bu enerji artışı, daha yüksek sıcaklıklar ve daha fazla kuraklık anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, orman yangınları için bölgede oldukça uygun bir ortam var.

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, son 10 yılda yıllık ortalama 2.200 orman yangını yaşandı. 2020’de yangın sayısı 2.763’e yükseldi ve bu yangınlarda 16.800 hektar alan yandı. Bu, önceki yıllara kıyasla bir artış olarak seyrediyor ve maalesef iklim krizinin yıkıcı etkilerinin direkt bir göstergesi. Akdeniz bölgesinde 1980’lerden bu yana orman yangınlarının sayısı ve şiddeti önemli ölçüde arttığı açıkça görülüyor. Sonuçta 1970’lerde yıllık ortalama 400 orman yangını çıkarken bu sayı 2000’lerde 4.000’in üzerine çıktı.

Kaynak: WWF Türkiye


Dünyada durum ne?: ABD’de, 1980’lerden bu yana büyük ölçekli orman yangınlarının sayısının her on yılda iki katına çıktığı belirtiliyor. Aynı zamanda, yangın mevsimi, geçtiğimiz 50 yılda 78 gün daha uzadı ve bu durumun devam etmesi de bekleniyor.

Yangın mevsimi: En sıcak günlerin etkisi

Sıcaklık artışları devam ederse—şu anki verilere göre edecek gibi görünüyor—gelecekteki yazlarımızın, bugün yaşadığımızdan çok daha sıcak olması muhtemel. Bu da daha fazla orman yangını anlamına geliyor. Zira yılın en sıcak günlerinin sıcaklık ortalamaları belirgin bir şekilde arttıkça iklim bilimciler, bu iki eğilim arasındaki ilişkiyi belgeleyerek "Biri diğerini tetikliyor olabilir." dediler. 

Mesela sıcaklık yükseldikçe ormanlar daha kuru hâle geliyor. Bu da yangınların daha kolay başlamasına ve yayılmasına yol açıyor. Örneğin, Avustralya’nın 2019-2020 yazındaki orman yangınları bunun örneklerinden biri. Sıcaklık rekorlarının kırıldığı bu dönemde yangınlar tüm ülkeyi etkisi altına alıp milyonlarca hektarlık alanı kül etmişti. Ayrıca, bu yangınlar sonucunda atmosfere yaklaşık 400 milyon ton karbondioksit salınmıştı. Ki bu miktar, Avustralya’nın yıllık karbon emisyonunun yaklaşık %80’ine denk geliyor.

ABD’nin batı kıyısındaki Kaliforniya, Oregon ve Washington eyaletlerinde 2022 yazında yüksek sıcaklık rekorları kırılmıştı. Bu eyaletler aynı zamanda büyük ölçekli orman yangınlarına da sahne olmuştu. Zira yangınlar, genellikle sıcak ve kuru hava koşullarının ve yoğun rüzgârların birleşimi sonucu ortaya çıkıyordu.

2021 yazında Yunanistan’da sıcak hava dalgaları ve uzun süreli kuraklık nedeniyle çeşitli bölgelerinde büyük orman yangınları yaşanmıştı. Özellikle Attika ve Peloponez bölgeleri ciddi şekilde etkilenmişti. Sonuçlarına göre yangılar, ormanları, yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini yok ederek büyük çevresel ve ekonomik zarara yol açıyordu.

Fotoğraf: Angelos Tzortzinis, AFP
Kaynak: Getty Images


Tespit ortada: Neler yapılabilir?

Geleneksel çözüm önerilerimizi bir kez daha hatırlatmamız gerekiyor: İklim krizini yavaşlatmak için sürdürülebilirlik uygulamalarını genişletmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmayı yaygınlaştırmalı ve karbon salımlarını azaltmalıyız. 

Orman yangınlarına karşı farkındalığın, özellikle de yangın riski yüksek bölgelerde yaşayan insanlar arasında arttırılması çok değerli. Ormanların düzenli bakımı ve temizliği de yangınları önleme stratejisinin önemli bir parçası. Özellikle kurumuş veya ölü bitkilerin alandan uzaklaştırılması ve ağaçların belirli bir mesafeyle dikilmesi bu yolda yardımcı olabilir.

Gelişmiş erken uyarı ve hava izleme sistemleri, yangınların hızlı bir şekilde tespit edilmesine ve böylece hızlı bir tepki geliştirilebilmesine destek hâle gelebilir. Ormanların sürdürülebilir bir şekilde idare edilmesi ve çevre koruma öncelikli kalkınma politikalarının benimsenmesi de bir başka madde olarak geçebilir. Bu, mesela, aşırı ağaç kesimini engelleme ve ormanların doğal yangın dayanıklılığını muhafaza etme ihtiyacını içeriyor.

Sonuç olarak iklim değişikliği, dünya genelinde daha yüksek sıcaklık ve daha az nem gibi koşullara yol açarak, yangınların sıklığını ve yoğunluğunu artırıyor. Bu yüzden, paydaşlarla sürdürülen iklim krizine karşı mücadele, orman yangınlarının daha da yaygınlaşmasını önlemek için hayati öneme sahip.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🚒 Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

En sıcak günler iklim krizinin yıkıcı etkilerini nasıl tetikliyor?

04 Ağu 2023

Borusan Holding ile birlikte
Dünden bugüne  orman yangınları

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?