Daha iyi bir dünya için çalışan 4 sürdürülebilir moda oluşumu


Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir ! Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz. Nedir? Türkiye'deki sürdürülebilirlik kültürünü ve bilincini ileri taşımaya rehberlik eden Yapı Kredi Step yani Sürdürülebilir Tercih Programı , bireysel dönüşümü destekleyerek sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve sürdürülebilirlik yolculuklarında bireylere destek oluyor. Bu dönüşüm programı, hem bireysel hem de toplumsal anlamda sürdürülebilir hayata geçişi yaygınlaştırmak üzere kullanım alışkanlıklarını, yaşam tarzlarını ve günlük tercihleri sürdürülebilir bir hâle getiriyor. Nasıl? E-dekont, e-ekstre, ESG yatırım fonları, sürdürülebilir markalardan alışveriş yapma, toplu taşımayı kullanma gibi sürdürülebilir tercihler yapan Step kullanıcıları, Yapı Kredi Mobil üzerinden Step puan kazanıyor. Bu puanlar, kullanıcılara program içerisinde yer alan sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren STK’lardan kendilerinin seçecekleri projelere bağış yapma imkânı sağlıyor. Böylece Step puanlar geleceğimiz için bağışa dönüşüyor. Bir tercih çok şey değiştirir. Daha iyi bir gelecek için Step , Yapı Kredi Mobil ’de.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Moda endüstrisinin yarattığı kirlilik, iklim kriziyle mücadelede acil ve etkin önlem alınması gereken en önemli meselelerden birini oluşturuyor. Tam miktar tespit edilemese de dünyada her yıl 150 milyarın üzerinde tekstil ürünü üretildiği düşünülüyor. Bu üretimin büyük kısmını “hızlı moda ve aşırı üretim” anlayışına sahip markalar yapıyor.
Markaların bir kısmı sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm gibi kavramları sık sık ansa da şeffaflıktan uzak raporlamalar ve saha araştırmaları moda sektörünün gerçeklerini ortaya koyuyor.
Bu yıl yapılan bir araştırma, en büyük 250 küresel moda markasının çeyreği kadarının, karbonsuzlaşma adına açıklanan herhangi bir planının olmadığını ortaya koydu. Emisyon hedefleri, tedarik zincirinin şeffaflığı, fabrikalara güç sağlamak için kullanılan yenilenebilir enerji oranı gibi 70 farklı sürdürülebilirlik kriteri kapsamında moda markalarının incelendiği araştırmada, birçok markanın karbonsuzlaşma skoru yüzde sıfır olarak hesaplandı.
Diğer yandan, iş yapış felsefesinin merkezine ekolojik, etik ve sosyal açıdan sorumlu bir giyim tedarik zincirini yerleştiren ve sürdürülebilir moda prensiplerini benimsemek isteyen tüketicilere yol gösterecek moda oluşumları da var. Kâr amacı gütmeyen sürdürülebilir moda oluşumlarının, çalışmalarını takip etmek, bulgu ve raporlarını incelemek isterseniz, aşağıdaki oluşumlarla sizi tanıştırmak isteriz.
Fashion Revolution
Fashion Revolution (Moda Devrimi), kâr amacı gütmeyen İngiltere merkezli bir oluşum ve günümüzde moda endüstrisindeki en büyük sivil oluşumlardan biri olarak biliniyor. Fashion Revolution; 24 Nisan 2013’te Bangladeş’in Dakka Bölgesi’nde birçok uluslararası giyim markasının üretimini yapan ve çok katlı bir imalathane olan Rana Plaza’nın çökerek, bin 134 kişinin ölümüne ve 2 bin 500’den fazla kişinin yaralanmasına sebep olmasının ardından kuruldu. Bu oluşum, moda sektöründeki insan ve çevre sömürüsünü sona erdirmek, insanları, markaları ve politika yapıcıları harekete geçirmek üzere çalışıyor.
British Council, Avrupa Birliği, Laudes Vakfı gibi birçok büyük kurum tarafından da desteklenen Fashion Revolution; uzun yıllar boyunca moda sektöründe çalışan işçilerin haklarını savunan #WhoMadeMyClothes (Giysimi Kim Üretti?) kampanyasını yürüttü. Grup, sektörün daha şeffaf ve izlenebilir hâle getirilmesi çağrısında bulunarak, sektördeki şirketlerden, çalışanların nasıl koşullarda görev yaptığı ve ne kadar ücret aldığı konusunda şeffaf olmalarını talep ediyor.
Fashion Revolution, yakın zamanda tekstil ürünlerinin üretiminde kullanılan tüm malzemelerin etikette belirtilmesini sağlamak için #WhatsInMyClothes (Giysimin İçinde Ne Var?) kampanyasını da başlattı. Oluşum, aralarında Türkiye’nin de olduğu 100’e yakın ülkede konuyla ilgili çalışmalar yapıyor ve düzenli raporlar yayımlıyor. Her yıl Nisan ayında sürdürülebilir moda alanında çalışan herkesi yedi günlük Fashion Revolution Week (Moda Devrimi Haftası) kapsamında biraraya getiriyor. Bu doğrultuda Fashion Revolution son olarak, COP29 öncesinde bir bildiri yayımladı ve zirveden beklentilerini açıkladı.
Fashion for Good
2017 yılında “iyi moda” endüstrisini oluşturma misyonuyla yola çıkan Fashion for Good (İyilik için Moda), tekstil üreticileriyle moda ekosistemini dönüştürmek ve yenileyici bir endüstri inşa etmek için bir araya geliyor. Fashion for Good, döngüsel bir moda sistemi yaratmak için düzenli olarak açık kaynaklı sürdürülebilir giyim araçları, kılavuzlar ve raporlar yayımlıyor. Grubun “inovasyon programı” gelecek vadeden sürdürülebilir moda start-up'larını büyümeleri ve ölçeklenmeleri için ihtiyaç duydukları kaynaklarla buluşturuluyor. Fashion for Good aynı zamanda dünyanın ilk sürdürülebilir moda müzesi olarak bilinen The Fashion for Good Museum’u (İyilik için Moda Müzesi) 2017 yılında Amsterdam’da açtı. Misyonunu tamamladığı gerekçesiyle bu yaz kapılarını kapatan interaktif müzede sürdürülebilir defilelerle birlikte bir tişörtün üretim süreci, moda endüstrisinin tarihi, yenilikçi sürdürülebilir materyaller gibi konularda bilgilendirici eğitim, sergi ve toplantılar düzenlendi. Müzenin geçmiş etkinlikleri, misyonu ve yayınladığı yıllık raporlar ise internet sitesinden incelenebiliyor.
Clean Clothes Campaign (CCC)
Hollanda'da 1989 yılında Schone Kleren Campagne adıyla başlatılan Clean Clothes Campaign (CCC - Temiz Giysi Kampanyası), 45 ülkedeki hazır giyim işçilerinin temel haklarının korunması için çalışan 235'in üzerinde kuruluştan oluşan küresel bir ağ olarak karşımıza çıkıyor. CCC, belirli jeopolitik bölgelerdeki acil sorunları ele almak üzere etkili stratejilere odaklanabilmek için örgütlerin “glokal” (hem global hem lokal) bir koalisyonu olarak konumlanıyor. Çalışmalarının odak noktasında hazır giyim işçilerinin karşılaştığı cinsiyet eşitsizliği ve cinsiyet ayrımcılığına meydan okumak bulunuyor.
CCC'nin ana hedefinde, kadın hazır giyim işçilerinin adaletsizliğe karşı seslerini yükseltmelerine yardımcı olmak ve işçilerin hayatlarında olumlu bir değişim yaratmak yer alıyor. Grubun en büyük girişimleri arasında hazır giyim sektöründeki ücret adaletsizliği ve gasp edilmesi vakalarına dikkat çeken Pay Your Workers kampanyası, Avrupa ülkelerindeki geçim maliyetleri için bir ölçüt yaratan ve Avrupa’daki hazır giyim sektörüne dair gerçekleri raporlayan European Floor Wage yer alıyor.
Sürdürülebilir Moda Lisanı
Sürdürülebilir Moda Lisanı, fotoğraf ve video alanında çalışan Dilek Altan ile moda tasarımcısı, araştırmacısı ve eleştirmeni Sanem Odabaşı’nın ortak girişimi olarak karşımıza çıkıyor. İkilinin 2020 yılında, Koronavirüs (Covid-19) pandemisi sırasında oluşturmaya başladığı bu moda sözlüğü; sürdürülebilir moda hakkında bilgi edinmek ve bu dünyayı öğrenmek isteyenler herkesin erişimine açık, şeffaf ve paylaşımcı bir kılavuz. “Mevcut sistemin değişmesini istiyorsak, bu değişimin parçası olmak adına birlikte ne yapabiliriz?” sorusundan yola çıkarak hazırlanan bu sözlükte; üst dönüşüm, görünür onarım, beşikten beşiğe, biyobozunurluk, rejeneratif moda ve sosyal adalet gibi kavramlar moda endüstrisi bakış açısıyla, basit ve anlaşılır bir dille anlatılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
COP29, beklendiği gibi hüsranla bitti; gelişen ülkelerin talepleri karşılanmadı. Solomon Adaları'nda dünyanın en büyük mercanı keşfedildi.
23 Kas 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?




