Dijital + sosyal + mühendislik

Kişisel verilerinizi, "Bu bilgiyi versem bana zarar gelmez," düşüncesiyle paylaşırken bir daha düşünün. Pandemi döneminde dijitalleşmenin hızlanması, sosyal mühendislik saldırılarını artırdı.
Dijital + sosyal + mühendislik

Migros - Pareto 4 Ekim
Migros ile birlikte

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Bugün; yenilikçi, yıkıcı veya devrimsel bir konu yerine, geçmişi binlerce yıl geriye uzanan bir konuyu ele almak istiyorum: Sosyal mühendislik. Zaman zaman çeşitli mecralarda kulağımıza çalınan veya gözümüze ilişen sosyal mühendislik, artık her dakika farklı isimler ve maskeler ardında karşımıza çıkar bir hal almış durumda.

Sosyal mühendisliğin en basit şekilde tanımını şöyle verebiliriz: Kurbanların üzerinde sınırlı verilerle psikolojik stres yaratarak haksız kazanç elde etme yöntemi. Bu dolandırıcılık türü, günümüze özel yeni bir yöntem değil; ancak günümüzdeki gelişmelere ayak uydurarak artık dijitalleşmiş durumda.

Sosyal mühendislik ile dolandırıcılığın gerçekleşebilmesi için saldırganlara gerekli en önemli ham madde kişisel verilerimiz oluyor. Kişisel verilerimizi, sosyal mecralarda kendimiz yayarken bir yandan da farklı bir dolandırıcılık yöntemi olan oltalama ile karşı karşıya kalıyoruz. Oltalama yöntemini ikiye ayırarak ele alıyoruz:

  • Hedef odaklı saldırılar: Bu yöntem ile dolandırıcı kart numaranızı, şifrenizi, kartın arka yüzünde bulunan CVC numarasını ve internet bankacılığı giriş bilgileri gibi doğrudan kazanç elde edeceği bilgileri ele geçirmeyi amaçlar.
  • Sosyal mühendislik odaklı saldırılar: Bu yöntem ile genelde kurbanın “Bu bilgiyi versem bana zarar gelmez," düşüncesi ile paylaşmakta sakınca duymadığı kişisel veriler ele geçirilir. Bu sebeple dolandırıcılar, hedef odaklı saldırılar için ileride kullanılmak üzere bilgi toplamaya dayalı bu yöntemi tercih eder.

Son yıllarda yapılan oltalama saldırılarına baktığımızda, dolandırıcıların sahte internet siteleri ile bilgilerimizi ele geçirmeyi hedeflediğiniz görüyoruz. Aşağıdaki grafik bu amaçla kullanılan farklı web sitesi tiplerini derliyor.

Sosyal mühendislik dolandırıcılığının gerçekleşebilmesi için kişisel bilgilerimize ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştim. Pandemi dönemi ile hayatımızın büyük bir bölümü dijital ortamda geçmeye başladı. Yüz yüze görüşmeler yerini çevrim içi bağlantılara bıraktı. Alışverişlerimizin çoğunu artık mağazaları dolaşarak değil bir ekranın karşısında yapıyoruz. Dolayısıyla dijital ortamda her girdiğimiz sayfaya kendimizi anlatan ufak bilgi kırıntıları bırakmaya başladık. Dolandırıcılar için geriye kalan tek şey; bu bilgileri toplayarak onları korku veya heyecan (ödül kazanma duygusu) duyguları ile birleştirmek oluyor.

Sosyal mühendislik, pandemi öncesinde de gündemdeydi; ancak pandemi nedeniyle dijitalleşmenin hızlanması sosyal mühendislik saldırılarının artmasına neden oldu. Türkiye, diğer ülkelere nazaran, maalesef oltalama saldırılarında da sosyal mühendislik saldırılarında da liste başında geliyor.

Peki, ne yapmalıyız? Aslında sosyal mühendisliğin en önemli panzehiri, toplumun bilgi güvenliği konusundaki temel bilgi ve farkındalık seviyesinin artırılması. Hâlihazırda kamu kurumları, bankalar ve finansal kuruluşlar, bilinçlendirme çalışmaları yapıyor. Bu çalışmaların topluma yansıması, tüm farkındalık çalışmalarında olduğu gibi belirli bir zaman alacak ve maalesef bu süreçte ekonomik kayıplar kaçınılmaz şekilde devam edecek. Alınacak önlemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • İki faktörlü ve biyometrik doğrulamalar gibi yenilikçi çözümler ile dijital güvenliği arttırmaya yönelik çabaların yanı sıra toplumsal bilinçlendirme çalışmaları da eksiksiz devam etmeli.
  • Tüketiciler, dijital dünyada sosyal mühendisliğe karşı korunmak için dijital hıza kapılmak yerine tam tersine hareket etmeli, daha fazla düşünmeli ve sorgulayıcı olmalı.
  • Bazı bilgilerin SMS, e-posta veya telefon aramasıyla bildirilmeyecek olduğunun bilincinde olunmalı. Dayatılmak istenen heyecan, merak ve korkunun etkisi altında kalmadan ve durumun orijinal kaynağını sorgulamadan kişisel veriler paylaşılmamalı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🔮 Enflasyonist ortam geçici mi?

Avro Bölgesi’nin eylül ayı yıllık enflasyonuna yönelik öncü verileri yayımlandı. ABD'de bütçe tasarısı, 2021 mali yılının sona ermesine saatler kala kabul edildi. Merck, Covid-19 hapı için kullanım onayına başvuruyor.

04 Eki 2021

Migros ile birlikte
İllüstrasyon: Rudy Sulgan / The New York Times üzerinden

YAZARLAR

Soner Canko

İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soner Canko, aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nden yüksek lisansını ve doktora derecelerini aldı. Kariyerine 1990 yılında başlayan Canko, bir çok yerli ve çok uluslu şirkette çalıştıktan sonra 2011-2020 yılları arasında Bankalararası Kart Merkezi’nin genel müdürlüğü yaptı. Bu göreviyle birlikte Türkiye kartlı ödemeler pazarına yeni teknoloji ve hizmetler sunmaya odaklanan Canko, Türkiye’de banka kartları, Chip&PIN ve temassız ödemelerin gelişimi çalışmalarına liderlik yaptı. Türkiye’nin mobil dijital cüzdanı BKM Express ve Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY markalarının hayata geçmesini sağlayarak, ekonominin kayıt altına alınması ve nakitsiz topluma geçmesi amaçlı çalışmalarda bulundu. Nisan 2020'de BKM'deki görevinden ayrılan Soner Canko, kurucu olduğu SC Yönetim & Danışmanlık çatısı altında finans ve teknoloji şirketlerine danışmanlık hizmetleri vermektedir. Türkiye’de finansal teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla da tanınan Dr. Canko, • FinTech İstanbul, • Blockchain Türkiye, • Siber Güvenlik Türkiye, • Girişimci Kurumlar Türkiye platformlarında kurucu olarak görev almıştır.

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?
ParetoPareto

HİKAYE

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Hüseyin Kaplan

·

01 Eyl 2026

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Sinem Çelik

·

31 Ağu 2026

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Cem Arıdağ

·

31 Ağu 2026

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?