

Meşher’de yeni sergi
Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı Çiğdem Simavi hâmiliğinde gerçekleşen Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı adlı sergi, yaklaşık yüz yıllık bir dönemde, 1850–1950 yılları arasında, Türkiye’de yaşamış ve üretmiş sanatçı…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Language Lessons
Yönetmen: Natalie Morales
Süre: 91 dakika
Jenerik: Pandemi nedeniyle çevrim içi gerçekleşen 71. Berlin Film Festivali'nde gösterilen Language Lessons, dönemin ruhunu yansıtan, minimal bir bağımsız yapım. Film, partnerinin kendisine hediye ettiği çevrim içi İspanyolca derslerine büyük bir trajedi yaşamış olmasına rağmen devam etmeye karar veren Adam ve İspanyolca öğretmeni Cariño'nun dil dersleriyle başlayıp sıkı bir dostluğa evrilen ilişkisini konu alıyor.

Language Lessons (2021)
Neden izleyelim? Pandemi ve beraberinde getirdiği toplumsal travmalar, bir yandan uzak birer hatıra bir yandan da kazandırdığı yeni alışkanlıklar ve önayak olduğu dönüşümlerle hayatımızın bir parçası gibi hissettiriyor artık. Bu dönemin sanatsal üretiminin meyveleriniyse yeni toplamaya başladık. Dönemin sinemadaki uzantıları masaüstü filmler, Zoom'da geçenler ya da tek mekâna kapanarak çekilmiş düşük bütçeli yapımlar.
Natalie Morales'in filmi de bunlardan biri. Morales'in televizyon ve sinemada birçok yaratıcı projeye imza atmış Mark Duplass'la ortak yaratımı, pandemi dönemindeki tek tük tatlı andan birkaçını anımsatacak sana. İki karakterin birer bilgisayar kamerasından paylaştıkları dostluğa, aşka, yasa ve hayata dair sahici anlar. Variety, Language Lessons için şöyle diyor: "Pandemi filmlerinden bıkanlar için bir pandemi filmi."
Nerede izleyebilirsin? Filmekimi'nde yalnızca İstanbul'da gösterimi yapılacak Language Lessons'ı 10 Ekim Pazar 13.30'da Beyoğlu Sineması, 11 Ekim Pazartesi 11.00'de Kadıköy Sineması, 15 Ekim Cuma da Atlas 1948'de izleyebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemi filmlerinden bıkanlar için bir pandemi filmi, Filmekimi'nin yirminci sonbaharı, Tirzah'tan minimalist ses eskizleri.
08 Eki 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.




