DOĞAL KOZMETİK: OTAMA KIRKPINAR

Mahallenin kozmetikçisinin bağımsız üretici yolculuğu nasıl gidiyor?
DOĞAL KOZMETİK: OTAMA KIRKPINAR

15 Mart - Decathlon - ANGST
Decathlon ile birlikte

Bakım, onarım ve kişiselleştirme hizmeti: Decathlon Atölye

Mutlu kullanıcı kaygısıyla tüm hizmetlerini yürüten Decathlon , kullanıcılarına sunduğu ürünler kadar pek çok sporda teknik destek verdiği atölyeler üzerinden sunduğu servis kalitesini de bir o kadar önemsiyor ve atölyelerine bir kilit…

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Uzunca bir süredir cilt bakımıyla ilgiliyim — navegan biri olarak ilgiliyim, orası önemli bir ayrıntı. Öyleyim de tercih ettiğim ürünlerdeki içerik hakkında bilincim ne âlemde? Kullandığım ürünler cildime ne kadar yararlı? Peki çevreye ne kadar zararlılar? İşte bu soruların aklımda yavaş yavaş yer ettiği bir zamanda Instagram'ın keşfetme derinliklerinde tanıştım Otama Kırkpınar'la. İyi ki.

Uzunca bir süredir Merve Özkorkmaz'a sormak istediğim bir sürü şey var çünkü Otama Kırkpınar'ı yazdıklarını, üretim hikâyesini dinlemek için de takip ediyorum — yalnızca indirim kovalamak veya bir ürünün anlık büyüsüne kapılıp tükettiğim için ruhumun neden doymadığını anlamadığım bir kısmını anlık çözümlerle oyalayabileyim diye değil. Dolayısıyla bu bir ürün önerme yazısı veya söyleşisi de değil.

Üretim yolculuğunu, imalathaneyi, plastiksiz kargo süreçlerini takip etmeyi seviyorum. Kullandığım ürüne yabancılaşmamayı ve şeklini veren alet edevatı öğrenmeyi kıymetli buluyorum. Otama, hızlı ve yaygın tüketim ağlarının dışından sesleniyor — dinlemesi bize kalmış.

Sapanca’da Otama imalathanesi — soldan sağa Gülten, Çiğdem, Neslihan, Merve


Agroekolojik kozmetik eksikliği olduğunu nasıl gözlemlemeye başladınız?

Agroekolojiğini, ekolojiğini geçtim, doğal kozmetik konusunda belki her sektörde olduğu gibi kozmetik sektöründe de müthiş bir boşluk, yanlış anlama, yanlış üretim süreçleri hâkimdi piyasaya. 6-7 yıl evvel marketteki kozmetik raflarında bulunamayacak, özel ilgi ve vakit isteyen, araştırıp bulduğum bir diş macununun üzerinde yazan kocaman organik yazısının altının ne kadar boş olduğunu içeriğini okuyunca anlamıştım. Şimdi hem yasalar hem tüketici alışkanlıkları bu konuda hızlı ve uzun yol katetti. 

Trajik olarak yolun sonunda hep birlikte gördük ki köpüren, akışkan, bembeyaz ya da rengarenk ve kokusu sentetik diş macunlarına mecbur değilmişiz aslında. 

Otama Kırkpınar’ın bağımsız üretici yolculuğu nasıl gidiyor? Görünürlük dayanışma kültürünü pozitif etkiliyor mu?

Küçük üretici ağları, bağımsız gıda kooperatifleri, büyük kentlerin alternatif kültür üretim ve tüketim mekânları, markayı kendi girişimleri gibi benimseyen bireylerin destekleri Otama Kırkpınar'ın bugün bu kadar görünür olmasını sağladı. 

Finansal sürdürülebilirlik konusunda bugün bu ağlar döndürmeye yetmiyor küçük çarkları. Yalnızca yasal üretim altyapısının devamlılığını saylayan personelin giderlerini ve kozmetiğe uygulanan ağır vergi yükünü taşımak için çalışıyor son zamanlarda Otama Kırkpınar. Hızlı ve yaygın tüketim ağlarının dışında yer aldıkça devam edememe tehlikesi büyüyeceğe benziyor.

Markaların yeşil boyama (greenwashing) girişimleri agroekolojik bağlamda bağımsız üreticiyi nasıl etkiliyor?

Greenwashing üreticiden çok tüketiciyi etkiliyor. Otama Kırkpınar agroekolojik vizyonundan ödün vermeden ne gerekiyorsa yapan, dağlar aşıp ham madde bulan bir adanmışlığa sahipken beyaz yakalı bir tüketicinin böyle bir lüksü yok. Mesai saatleri tüm enerjisini ve vaktini alırken sadece doğal, organik ya da ekolojik anahtar kelimeleriyle alışılagelmiş üretimini yeni nesil ticarete dönüştürmeye başlayan endüstriyel markaların her yerde gördüğü reklamlarından kendini alamıyor. Kazandığı parayı ucuz ürünlerden daha pahalı olan ve doğallık gibi iddialar içeren ürünlere verdikten sonra yine aynı markaların sosyal ve çevresel göz boyamalarıyla vicdanını rahatlatıyor. Çünkü alternatifini araştıracak vakti yok. Gerçeklik, cebinizdeki parayla ne alabiliyorsanız o.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

✳️ YEŞİL AKLAMA, OTAMA KIRKPINAR, POLONYA SINIRINDA IRKÇILIK

Yeşil aklayan politikalar; agroekolojik kozmetikçi Otama Kırkpınar; Polonya sınırında ırkçılık.

15 Mar 2022

Decathlon ile birlikte
✳️ YEŞİL AKLAMA, OTAMA KIRKPINAR, POLONYA SINIRINDA IRKÇILIK

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?