Dolaylı iletişime mahkum değiliz

Sağlıklı iletişim biçimlerine her şeyden önce ruhsal sağlığımız için ihtiyacımız var.
Dolaylı iletişime mahkum değiliz

7 Kasım - Amazon - Quando
Amazon Türkiye ile birlikte

Gülümsemesi bol bir kasım ayı: Amazon Türkiye Gülümseten Kasım Kampanyası Amazon'da Amazon Türkiye ’nin her yıl kasım ayında gerçekleştirdiği Gülümseten Kasım Kampanyası , bu yıl da Amazon.com.tr müşterilerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Nedir? 1 Kasım’da başlayan ve 30 Kasım’a kadar devam edecek olan kampanya kapsamında, pek çok seçkin markanın binlerce ürünü bedava ve hızlı kargo seçenekleriyle Amazon.com.tr müşterilerine ulaşıyor. Prime üyelerine özel: Prime Vide o ile aralarında Amazon Originals içeriklerinin de bulunduğu geniş bir dizi-film seçkisine ve Prime Gaming ile ücretsiz oyunlara, oyun içi ayrıcalıklara ve Twitch.tv aboneliklerine ulaşabilen Amazon Prime üyeleri, aynı zamanda 1 - 7 Kasım haftasında Gülümseten Kasım indirimlerine de erken erişim imkânına sahip oluyor. Dahası: Bizleri ay boyunca gülümsetmeye kararlı olan Amazon Türkiye , belirli tarihlerde 500 TL üzerinde alışveriş yapan müşterilerine Prime üyeliğinin de ücreti olan 7,90 TL karşılığında, Baturay Özdemir, Kaan Sekban ve TuzBiber ’in Zorlu PSM ’de gerçekleşecek stand-up gösterilerine katılma fırsatı sunuyor. Gülümseten Kasım Kampanyası’nın sunduğu fırsatları incelemek için bu bağlantıyı , komedi etkinliklerine katılım koşulları ve detaylı bilgi içinse burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Günümüzde dolaysız iletişim kurma imkânlarımız giderek azalıyor. Duygularımızı doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollardan anlaşılmayı bekliyoruz. Duygusal ilişkilerimizde ikincil yolları kullanmayı tercih ediyoruz, net ifadelerden de kaçınıyoruz. Bir noktadan sonra, kendimizi iletişim kurmak yerine karşımızdakileri idare ettiğimiz bir sarmalın içinde buluyoruz. 

Belirsizlik ve güvencesizlik
Doğrudan iletişim biçimleri yerine geçen idare etme hâli, yani dolaylı ifade biçimleri kültürel olarak belirsizliğin hâkim olduğu dünyaya katkıda bulunuyor. Hemen her düzeyde yaşadığımız güvencesizliğin yakın ilişki biçimlerine de sızmasına neden olabiliyor. Çünkü bu iletişim biçiminde söylenmeyen şeylerin söylenenlerden daha değerli olduğu bir düzlem ortaya çıkıyor. Hakiki bağlar kurmak yerine kısa süreli ve tüketim kültürünün uzantısı olan ilişki biçimlerine hapsoluyoruz. 

Uzun vadeli iletişim
Uzun vadeli iletişim biçimlerinden yoksun olmak, sosyolog Richard Sennett'in bahsettiği “karakter aşınmasına” yol açabiliyor. İlişkilerimiz, uzun erimli bir inşa sürecinden geçmek yerine bir tür alışveriş pratiğinin sığ sularında kaybolup gidebiliyor. 

Zygmunt Bauman yeni ilişki biçimlerini incelediği Akışkan Aşk (Versus Kitap, 2016) kitabında, dolaylı ve sahici iletişimler yerine idare etme kültürünün hâkim olduğunu ve mesajların kendisinden ziyade yalnızca gidip gelmesinin önemli hâle geldiğini anlatıyor. Bauman’a göre iletişimi sürdürmek zorunda hissediyoruz ama bir taraftan dolaysız iletişim kurma biçimlerinden mahrumuz. Her ne kadar sürekli iletişim hâlinde olsak bile çağımızın insanı derin bir yalnızlık duygusuyla karşı karşıya. 

Hızlı kararlar
Bu ilişkilenme biçiminin bir başka sonucu da potansiyel iletişim fırsatlarını kısa süreli değerlendirmelere sıkıştırmak. David Harvey Postmodernliğin Durumu’nda (Metis Yayıncılık, 2014) bir imaj danışmanının “insanlar sizin hakkınızdaki kararlarını saniyenin onda biri kadar kısa bir sürede veriyorlar” sözlerini aktarıyor. 

Doğrudan iletişim biçimlerinin zorluğu ve baş döndürücü bir enformasyon akışının etrafımızı kuşatması, bizi potansiyel karşılaşmalardan mahrum bırakıyor. Kısacası, bir tür imaj rejiminin ortasında olduğumuz söylenebilir. Tarihte hiç olmadığımız kadar yeni mesajlara maruz kalsak da sahici iletişim olasılıkları giderek azalıyor. 

“Her nedense bugünkü sosyal varlığımızda hislerimizi ancak tuhaf ve dolaylı biçimde ifade edebiliyoruz. Eğer doğrudan gösterirsen herkes çıldırıyor.” –My Dinner With Andre (Louis Malle, 1981)

Kültürel aleksitimi
Doğrudan iletişim kuramamanın getirdiği bazı psikolojik çıktılar da bulunuyor. Kavramsal olarak literatüre girmiş çıktılardan biri de “aleksitimi”, yani “duygu körlüğü”. Bu kavram, araştırmacılar tarafından duyguları deneyimleme, tanımlama ve ifade etme güçlüğü olarak tanımlanıyor. 

Aleksitimi, Harvard Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü olan Peter Sifneos, tarafından 1970’lerin başında tanımlandı. Kelime Yunanca’dan “a” (eksiklik), “lexis” (kelime) ve “tymos” (duygu) kombinasyonundan türetildi.  

Aleksitimi, klinik bir tanı veya ruhsal bir bozukluk olarak değerlendirilmiyor. Ancak bazı ruh sağlığı problemleriyle birlikte ortaya çıkabiliyor. Aleksitimiye sahip kişiler, iç gözlem, zihinsel ve duygusal süreçleri gözlemlemede sorun yaşıyorlar, duygularını başkalarına iletmekte zorlanıyorlar. 

Ayrıca başkalarının duygularını anlamada da çeşitli sorunlara yol açan bu psikolojik durum, bizi hem kendimiz hem de başkalarına ilişkin bir çeşit sessizliğe mahkum edebiliyor. Bir başka deyişle, bu psikolojik durumun dolaylı iletişim çağında kültürel bir davranış örüntüsü hâline geldiğini söylemek mümkün. 

Sağlıklı iletişimin önkoşulu
Elbette hayatımızın her anında duygularımızı doğrudan paylaşmak ya da sürekli net olmamız gerekmiyor. Kaba saba bir dobralığı benimsemek de pek doğru değil. Ancak sağlıklı iletişim biçimlerine her şeyden önce ruhsal sağlığımız için ihtiyacımız var. Başkalarından duyduklarımızla doğrudan bağlantı kurmak yerine tükenmez monologların içine düşmek, kendimize ve başkalarına dair farkındalığımızı olumsuz etkileyebilir. 

“Cool olmak” gibi kültürel bir fenomenin neredeyse dayatıldığı bir çağda duygularımızı ifade etmenin güçsüzlükle ilişkili olmadığını fark etmemiz gerekiyor. Bunun bir zayıflık belirtisi değil, aksine sağlıklı iletişim için bir önkoşul olabileceğini hesaba katmalıyız. Uzun süreli duygusal bağlar kurmak için sahici iletişim biçimlerine ihtiyacımız var.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

Dolaylı iletişime mahkum değiliz

Hakiki bağlara ihtiyacımız var.

08 Kas 2022

Amazon Türkiye ile birlikte
Fotoğraf: Miguel Amutio.

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış