Dönüm noktası: Elektrikli araçlar esas tercih haline mi gelecek?


Kişiye özel gayrimenkul deneyimi: Zingat Bana Ev Bul Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veren Zingat.com , Zingat Bana Ev Bul hizmetiyle yenilikçi bir deneyim sunuyor. Nedir? 2015 yılında “ Emlak. Bilgi. Güven. ” sloganıyla yola çıkan Zingat ’ın Bana Ev Bul hizmeti , kişiselleştirilmiş çözümlerle gayrimenkul arayışındaki zorlu süreci akıllı ve hızlı hâle getirerek kolaylaştırmayı amaçlıyor. Nasıl? Satılık ve kiralık ev arayanlar, aradıkları ilan kriterlerini seçtikten sonra ilan listeleme ekranındaki Zingat Bana Ev Bul hizmetine tıklayıp formu doldurarak iletişim bilgilerini bırakıyor. Destek merkezine ulaşan talep üzerine iletişime geçen gayrimenkul profesyonelleri, müşterilerin isteklerini değerlendiriyor ve aranan kriterlere uygun evleri sunarak bu evler arasında seçim yapmalarını sağlıyor. Konut arayanların hem zamandan tasarruf etmelerini sağlayan hem de streslerini azaltan Zingat Bana Ev Bul hizmetini keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
"Elektrikli araçların yeni nesil müşteriler için esas tercih haline geleceği bir dönüm noktasındayız."
General Motors (GM) CEO'su Mary Barra, geçen hafta ABD'de en çok satan modellerinden biri olan Chevrolet Equinox SUV'un elektrikli versiyonunu tanıtırken bu cümleyi kullandı. Bu açıklama, son dönemde elektrikli araçlar konusunda yeni stratejilerini duyuran birçok şirketin sözcülerinin açıklamalarından çok farklı değildi, ancak GM'nin CEO'sunun 30 bin dolar ile piyasadaki en uygun fiyatlı elektrikli araçlardan birini duyururken bu açıklamayı yapması dikkatleri bir kez daha sektördeki diğer oyuncular üzerine çekti.
Halihazırda küresel olarak yollarda dolaşımda olan yaklaşık 1,3 milyar otomobil var. 60 milyon ile elektrikli araçların pazar payı ise henüz oldukça düşük. Zira tüketicilerin birçoğu fiyatların makul seviyelere gelmesini beklerken diğerleri ise batarya istasyonlarının yetersiz olması, şarj etmenin maliyeti ve menzil kaygısı gibi nedenlerle değişime şüpheyle yaklaşmaya devam ediyor. Elektrikli araçların tasarımı, üretimi ve satışı konusunda öncü olan Tesla'nın ilk elektrikli aracı 2008'de sattığını hatırladığımızda ise artık adaptasyon sürecinin sonuna yaklaşıldığını düşünmek mümkün. Nitekim Birleşik Krallık merkezli uluslararası denetim ve danışmanlık hizmetleri firması Ernst & Young'ın (E&Y) Mayıs 2022 tarihli araştırması da 18 ülkedeki araba sahiplerinin %52'sinin bir sonraki satın alımları için elektrikli araç tercih edeceklerini ortaya koyuyor.
Elektrikli araç satın alımlarında en büyük motivasyon kaynağı ne?
Elektrikli araç satın almak isteyenlerin en güçlü motivasyonu, çevreye daha az zarar vermek. Daha önce elektrikli araç satın almış veya gelecekte almayı düşünenlerin en çok önem verdiği ikinci nokta ise elektrikli araçların tasarımı ve teknolojisi. Öte yandan, tüketiciyi elektrikli araçlardan uzaklaştıran başlıca etkenler arasında yüksek fiyatlar, seçeneklerin kısıtlı olması ve yetersiz şarj ağı altyapısı yer alıyor. Çin, 800 binden fazla halka açık şarj istasyonuyla tüketicilerin elektrikli araca geçişini kolaylaştıran ülkelerin başında geliyor. 100 bin şarj istasyonu ile ABD ikinci olurken Hollanda, Güney Kore ve Fransa ise ilk beşte yer alıyor.
Şirketler rekabette nasıl öne çıkmaya çalışıyor?
Devletlerin, tüketicileri elektrikli araç kullanımına teşvik etmek için şarj istasyonları inşa etmek, vergi indirimi sağlamak ve teşvikleri artırmak gibi birçok enstrümanı var, ancak elektrikli araç dönüşümünde asıl rol otomobil üreticilerine düşüyor. Otomobil üreticilerinin elektrikli araçlara yönelik güçlü tüketici ilgisinden yararlanmak için tüketicilerle diyaloglarını yeniden kurgulamaları ve elektrikli araç deneyimini yaygınlaştırmak için yeni stratejiler ve dikkat çekici teknolojiler geliştirmeleri gerekiyor. Rakamlar üzerinden sektöre yakından bakacak olursak:
- Tesla, 2021'de küresel çapta 936 binden fazla araç satışı ve %14'lük payıyla lider konumundaydı. 2022'de yaklaşık 1,5 milyon araç satmayı hedefleyen şirket, ilk iki çeyrekte toplam 565 bin araç satışı gerçekleştirdi.
- Tesla'nın hemen ardından 2021'de 369 binden fazla elektrikli araç satışıyla %11'lik pazar payına sahip olan Volkswagen (VW) Group geliyor. 2030'a kadar satışlarının %70'inin elektrikli araçlardan oluşmasını amaçlayan VW, 2022'de 330 binden fazla elektrikli araç satışıyla şimdiden 2021 seviyelerine ulaşmış durumda.
- Çin'in en büyük elektrikli araç üreticisi BYD ise 2021'de 320 bin araç satışı ile üçüncü sırada yer alırken 2022'nin ilk sekiz ayında 970 bin araç satarak yeni bir rekora imza attı. Bloomberg tarafından "Birçok yönden Tesla'dan farklı," olarak tanımlanan BYD'nin bu yıl içinde 2 milyondan fazla araç satışı gerçekleştirmesi ve küresel alanda genişlemeyi başarması durumunda Tesla'nın en büyük rakiplerinden biri olması bekleniyor.
Yeni fabrikalar, sektör içi ortaklıklar
Halihazırda tüm otomobil üreticileri, rekabette öne çıkmak ve sektör lideri Tesla'ya meydan okumak amacıyla yeni stratejiler geliştirme peşinde. Bu stratejiler arasında üretim kapasitesini artırmak için yeni fabrikalar kurmak ve batarya geliştirme konusunda sektörün diğer oyuncuları veya hammadde açısından zengin ülkelerle iş birliği yapmak en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. S&P Global Ratings'e göre artan talep, hızla yükselen hammadde maliyetleri nedeniyle önümüzdeki birkaç yıl içinde daha fazla sektör içi ortaklık kurulması bekleniyor. Son bir ayda sektörde bu yönde atılan adımlardan bazıları şöyle:
- Çin merkezli batarya üreticisi CATL; Mercedes, BMW, Stellantis ve Volkswagen gibi otomobil üreticilerine batarya üretmek için 7,3 milyar dolar yatırımla Avrupa'nın en büyük elektrikli araç batarya fabrikasını Macaristan'da inşa edeceğini duyurdu.
- Volkswagen ve Mercedes, batarya için kayda değer öneme sahip olan kobalt, nikel ve lityum gibi hammaddeler konusunda Kanada ile yeni anlaşmalar imzaladı.
- Honda ve LG, 4,4 milyar dolar yatırımla ABD'de elektrikli otomobiller için pil üretecek bir fabrika kuracaklarını açıkladı. 2025 yılında seri üretime başlaması planlanan fabrikanın %51'ine LG; %49'una ise Honda sahip olacak.
- Mercedes-Benz ve Rivian, maliyetleri düşürmek için ortak bir montaj hattında her marka için farklı tasarımlarla elektrikli ticari kamyonetler üretmek için anlaştıklarını duyurdu.
Ürün çeşitliliği, fiyat skalası
Rekabette şirketlerin öne çıkmasını sağlayan faktörlerden biri de ürün çeşitliliği… SUV'ler, kamyonetler ve teslimat kamyonları dahil araç pazarının her segmenti elektrikli hale gelirken tüketiciye hem model hem de fiyat açısından çeşitlilik sunan şirketler daha avantajlı konuma geliyor.
- Yazının girişinde de bahsettiğimiz gibi GM'in Chevrolet Equinox SUV aracının elektrikli versiyonunu 30 bin dolara piyasaya sürmesi, şirketin "elektrikli araçları herkes için erişilebilir kılma" stratejisinin bir parçası. Tesla ve Ford, artan hammadde fiyatları nedeniyle elektrikli modellerinin fiyatlarını artırırken GM, "satın alınabilir" araçlar sunarak rekabette öne çıkmaya çalışıyor.
- Farklı segmentlere hitap etme konusunda adım atan şirketlerden bir diğeri ise Jeep. Stellantis çatısı altında yer alan şirket, geçen hafta 2030'a kadar elektrikli araçların ABD'deki satışlarının %50'sini, Avrupa'dakilerin ise tamamını oluşturmasına yönelik stratejisinin bir parçası olarak 2025'in sonuna kadar dört yeni tamamen elektrikli SUV tanıtacağını açıkladı.
- Çin merkezli Xpeng ise önümüzdeki yıl halihazırda satışta olan dört modeline ek olarak iki yeni modeli daha piyasaya süreceğini duyurdu. Yeni modellerden birinin Tesla'nın Model Y'sine rakip olması hedefleniyor.
Yeni oyuncular
Öte yandan, elektrikli araç sektöründeki tek oyuncular, otomobil üreticileri değil. Apple'ın uzun yıllardır çok gizli bir şekilde yürüttüğü "Project Titan" isimli bir elektrikli araç projesi olduğu biliniyor. Herkesin merakla beklediği yeni aracın 2025’te piyasaya sürülmesi beklenirken araca yönelik ilgi şimdiden üst düzeyde. Strategic Vision tarafından 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yakın tarihli bir anket, katılımcıların %26'sının Apple'ın piyasaya süreceği otomobili satın almayı değerlendirdiğini gösteriyor.
Çin merkezli akıllı telefon üreticisi Xiaomi'nin de sektöre dair planları var. Bloomberg, geçen ay konuya hâkim kaynaklara dayandırdığı haberinde, Xiaomi'nin elektrikli araç üretimi için Çin merkezli Beijing Automotive Group (BAIC) ile görüşmelerde bulunduğunu duyurdu.
Bütün bu gelişmeler dikkate alındığında, önümüzdeki senelerde yollarda karşımıza daha çok elektrikli aracın çıkacağı, benzin istasyonlarının yerlerini şarj noktalarına bırakacağı, belki de araçlarımızı şarj etmek için evlerimizin elektrik altyapısını yeniden gözden geçirmemiz gerekeceği aşikâr. Sektör, elektrikli araçları erken benimseyenlerle yetinecek aşamayı çoktan geçti. Fakat ana akım tüketicileri ikna etmek için üreticiler ve kamu kurumları tarafından cevaplanması gereken birçok soru, devletler tarafından atılması gereken birçok adım ve "elektrikli araçları esas tercih haline getirmek isteyen" şirketler tarafından geliştirilmesi gereken yeni teknolojiler olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Elektrikli araçlara şüpheyle yaklaşılmasının ardında hangi nedenler yatıyor? Şirketler rekabette öne çıkmak için ne tür stratejiler uyguluyor? Geri çağırılan araçlarda en sık yaşanan sorunlar neler? Şirketler bu konuda nasıl önlem alıyor?
16 Eyl 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.




