Dönüm noktası: Elektrikli araçlar esas tercih haline mi gelecek?

Elektrikli araçlara yönelik artan tüketici ilgisinden yararlanmak ve rekabette öne çıkmak isteyen otomobil üreticileri yeni fabrikalar açmak, sektör içi ortaklıklar kurmak ve ürün çeşitliliğini artırmak gibi yeni stratejiler geliştiriyor. Peki, sektör nasıl bir dönüşümün eşiğinde?
Dönüm noktası: Elektrikli araçlar esas tercih haline mi gelecek?

16 Eylül - Zingat - Pareto Analiz
Zingat ile birlikte

Kişiye özel gayrimenkul deneyimi: Zingat Bana Ev Bul

Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veren Zingat.com , Zingat Bana Ev Bul hizmetiyle yenilikçi bir deneyim sunuyor. Nedir? 2015 yılında “ Emlak.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

"Elektrikli araçların yeni nesil müşteriler için esas tercih haline geleceği bir dönüm noktasındayız."

General Motors (GM) CEO'su Mary Barra, geçen hafta ABD'de en çok satan modellerinden biri olan Chevrolet Equinox SUV'un elektrikli versiyonunu tanıtırken bu cümleyi kullandı. Bu açıklama, son dönemde elektrikli araçlar konusunda yeni stratejilerini duyuran birçok şirketin sözcülerinin açıklamalarından çok farklı değildi, ancak GM'nin CEO'sunun 30 bin dolar ile piyasadaki en uygun fiyatlı elektrikli araçlardan birini duyururken bu açıklamayı yapması dikkatleri bir kez daha sektördeki diğer oyuncular üzerine çekti.

Halihazırda küresel olarak yollarda dolaşımda olan yaklaşık 1,3 milyar otomobil var. 60 milyon ile elektrikli araçların pazar payı ise henüz oldukça düşük. Zira tüketicilerin birçoğu fiyatların makul seviyelere gelmesini beklerken diğerleri ise batarya istasyonlarının yetersiz olması, şarj etmenin maliyeti ve menzil kaygısı gibi nedenlerle değişime şüpheyle yaklaşmaya devam ediyor. Elektrikli araçların tasarımı, üretimi ve satışı konusunda öncü olan Tesla'nın ilk elektrikli aracı 2008'de sattığını hatırladığımızda ise artık adaptasyon sürecinin sonuna yaklaşıldığını düşünmek mümkün. Nitekim Birleşik Krallık merkezli uluslararası denetim ve danışmanlık hizmetleri firması Ernst & Young'ın (E&Y) Mayıs 2022 tarihli araştırması da 18 ülkedeki araba sahiplerinin %52'sinin bir sonraki satın alımları için elektrikli araç tercih edeceklerini ortaya koyuyor.

Elektrikli araç satın alımlarında en büyük motivasyon kaynağı ne?

Elektrikli araç satın almak isteyenlerin en güçlü motivasyonu, çevreye daha az zarar vermek. Daha önce elektrikli araç satın almış veya gelecekte almayı düşünenlerin en çok önem verdiği ikinci nokta ise elektrikli araçların tasarımı ve teknolojisi. Öte yandan, tüketiciyi elektrikli araçlardan uzaklaştıran başlıca etkenler arasında yüksek fiyatlar, seçeneklerin kısıtlı olması ve yetersiz şarj ağı altyapısı yer alıyor. Çin, 800 binden fazla halka açık şarj istasyonuyla tüketicilerin elektrikli araca geçişini kolaylaştıran ülkelerin başında geliyor. 100 bin şarj istasyonu ile ABD ikinci olurken Hollanda, Güney Kore ve Fransa ise ilk beşte yer alıyor.

Şirketler rekabette nasıl öne çıkmaya çalışıyor?

Devletlerin, tüketicileri elektrikli araç kullanımına teşvik etmek için şarj istasyonları inşa etmek, vergi indirimi sağlamak ve teşvikleri artırmak gibi birçok enstrümanı var, ancak elektrikli araç dönüşümünde asıl rol otomobil üreticilerine düşüyor. Otomobil üreticilerinin elektrikli araçlara yönelik güçlü tüketici ilgisinden yararlanmak için tüketicilerle diyaloglarını yeniden kurgulamaları ve elektrikli araç deneyimini yaygınlaştırmak için yeni stratejiler ve dikkat çekici teknolojiler geliştirmeleri gerekiyor. Rakamlar üzerinden sektöre yakından bakacak olursak:

  • Tesla, 2021'de küresel çapta 936 binden fazla araç satışı ve %14'lük payıyla lider konumundaydı. 2022'de yaklaşık 1,5 milyon araç satmayı hedefleyen şirket, ilk iki çeyrekte toplam 565 bin araç satışı gerçekleştirdi.
  • Tesla'nın hemen ardından 2021'de 369 binden fazla elektrikli araç satışıyla %11'lik pazar payına sahip olan Volkswagen (VW) Group geliyor. 2030'a kadar satışlarının %70'inin elektrikli araçlardan oluşmasını amaçlayan VW, 2022'de 330 binden fazla elektrikli araç satışıyla şimdiden 2021 seviyelerine ulaşmış durumda.
  • Çin'in en büyük elektrikli araç üreticisi BYD ise 2021'de 320 bin araç satışı ile üçüncü sırada yer alırken 2022'nin ilk sekiz ayında 970 bin araç satarak yeni bir rekora imza attı. Bloomberg tarafından "Birçok yönden Tesla'dan farklı," olarak tanımlanan BYD'nin bu yıl içinde 2 milyondan fazla araç satışı gerçekleştirmesi ve küresel alanda genişlemeyi başarması durumunda Tesla'nın en büyük rakiplerinden biri olması bekleniyor.

Yeni fabrikalar, sektör içi ortaklıklar

Halihazırda tüm otomobil üreticileri, rekabette öne çıkmak ve sektör lideri Tesla'ya meydan okumak amacıyla yeni stratejiler geliştirme peşinde. Bu stratejiler arasında üretim kapasitesini artırmak için yeni fabrikalar kurmak ve batarya geliştirme konusunda sektörün diğer oyuncuları veya hammadde açısından zengin ülkelerle iş birliği yapmak en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. S&P Global Ratings'e göre artan talep, hızla yükselen hammadde maliyetleri nedeniyle önümüzdeki birkaç yıl içinde daha fazla sektör içi ortaklık kurulması bekleniyor. Son bir ayda sektörde bu yönde atılan adımlardan bazıları şöyle:

  • Çin merkezli batarya üreticisi CATL; Mercedes, BMW, Stellantis ve Volkswagen gibi otomobil üreticilerine batarya üretmek için 7,3 milyar dolar yatırımla Avrupa'nın en büyük elektrikli araç batarya fabrikasını Macaristan'da inşa edeceğini duyurdu.
  • Volkswagen ve Mercedes, batarya için kayda değer öneme sahip olan kobalt, nikel ve lityum gibi hammaddeler konusunda Kanada ile yeni anlaşmalar imzaladı.
  • Honda ve LG, 4,4 milyar dolar yatırımla ABD'de elektrikli otomobiller için pil üretecek bir fabrika kuracaklarını açıkladı. 2025 yılında seri üretime başlaması planlanan fabrikanın %51'ine LG; %49'una ise Honda sahip olacak.
  • Mercedes-Benz ve Rivian, maliyetleri düşürmek için ortak bir montaj hattında her marka için farklı tasarımlarla elektrikli ticari kamyonetler üretmek için anlaştıklarını duyurdu.

Ürün çeşitliliği, fiyat skalası

Rekabette şirketlerin öne çıkmasını sağlayan faktörlerden biri de ürün çeşitliliği… SUV'ler, kamyonetler ve teslimat kamyonları dahil araç pazarının her segmenti elektrikli hale gelirken tüketiciye hem model hem de fiyat açısından çeşitlilik sunan şirketler daha avantajlı konuma geliyor.

  • Yazının girişinde de bahsettiğimiz gibi GM'in Chevrolet Equinox SUV aracının elektrikli versiyonunu 30 bin dolara piyasaya sürmesi, şirketin "elektrikli araçları herkes için erişilebilir kılma" stratejisinin bir parçası. Tesla ve Ford, artan hammadde fiyatları nedeniyle elektrikli modellerinin fiyatlarını artırırken GM, "satın alınabilir" araçlar sunarak rekabette öne çıkmaya çalışıyor.
  • Farklı segmentlere hitap etme konusunda adım atan şirketlerden bir diğeri ise Jeep. Stellantis çatısı altında yer alan şirket, geçen hafta 2030'a kadar elektrikli araçların ABD'deki satışlarının %50'sini, Avrupa'dakilerin ise tamamını oluşturmasına yönelik stratejisinin bir parçası olarak 2025'in sonuna kadar dört yeni tamamen elektrikli SUV tanıtacağını açıkladı.
  • Çin merkezli Xpeng ise önümüzdeki yıl halihazırda satışta olan dört modeline ek olarak iki yeni modeli daha piyasaya süreceğini duyurdu. Yeni modellerden birinin Tesla'nın Model Y'sine rakip olması hedefleniyor.

Yeni oyuncular

Öte yandan, elektrikli araç sektöründeki tek oyuncular, otomobil üreticileri değil. Apple'ın uzun yıllardır çok gizli bir şekilde yürüttüğü "Project Titan" isimli bir elektrikli araç projesi olduğu biliniyor. Herkesin merakla beklediği yeni aracın 2025’te piyasaya sürülmesi beklenirken araca yönelik ilgi şimdiden üst düzeyde. Strategic Vision tarafından 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yakın tarihli bir anket, katılımcıların %26'sının Apple'ın piyasaya süreceği otomobili satın almayı değerlendirdiğini gösteriyor.

Çin merkezli akıllı telefon üreticisi Xiaomi'nin de sektöre dair planları var. Bloomberg, geçen ay konuya hâkim kaynaklara dayandırdığı haberinde, Xiaomi'nin elektrikli araç üretimi için Çin merkezli Beijing Automotive Group (BAIC) ile görüşmelerde bulunduğunu duyurdu.

Bütün bu gelişmeler dikkate alındığında, önümüzdeki senelerde yollarda karşımıza daha çok elektrikli aracın çıkacağı, benzin istasyonlarının yerlerini şarj noktalarına bırakacağı, belki de araçlarımızı şarj etmek için evlerimizin elektrik altyapısını yeniden gözden geçirmemiz gerekeceği aşikâr. Sektör, elektrikli araçları erken benimseyenlerle yetinecek aşamayı çoktan geçti. Fakat ana akım tüketicileri ikna etmek için üreticiler ve kamu kurumları tarafından cevaplanması gereken birçok soru, devletler tarafından atılması gereken birçok adım ve "elektrikli araçları esas tercih haline getirmek isteyen" şirketler tarafından geliştirilmesi gereken yeni teknolojiler olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🔋 Elektrikli araç ana akım olur mu?

Elektrikli araçlara şüpheyle yaklaşılmasının ardında hangi nedenler yatıyor? Şirketler rekabette öne çıkmak için ne tür stratejiler uyguluyor? Geri çağırılan araçlarda en sık yaşanan sorunlar neler? Şirketler bu konuda nasıl önlem alıyor?

16 Eyl 2022

Zingat ile birlikte
Pixabay

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?