ECB’den öngörülenin üzerinde faiz artışı kararı


Aksigorta’dan yeni ürün: Ekonomik Akkasko Yeni nesil sigortacılık anlayışıyla müşteri memnuniyetini odağına alan Aksigorta , hayata geçirdiği yeni ürün ve hizmetlerle bir yenisini daha ekliyor: Ekonomik Akkasko . Nedir? Kaskoda yetkili servis kullanmak istemeyen müşteriler için kaskoyu daha ekonomik hâle getiren Ekonomik Akkasko , 15 yaşa kadar araçlara iyi sürücüleri ödüllendiren indirim kademesi kazanma hakkı ve kasko sigortalama imkânı sağlayarak ekonomik koşullardan dolayı kasko satın alamayan müşterileri odağına alıyor. Neler var? Aksigorta müşterileri, Ekonomik Akkasko ile onarımın yine Aksigorta’nın belirlediği iyi segmentli servislerde geçerli olduğu geniş kasko teminatlarına sahip oluyor. 3-15 yaş araçlara ve otomobil, kamyonet grubu, hususi veya şirket araçlarına teminat sağlayan Ekonomik Akkasko ; Sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) ve 150.000 liraya kadar manevi tazminat seçeneği, 10.000 lira ferdi kaza teminatı, yılda 2 kere 7 gün yedek araç seçeneği, en yakın Akçözüm servisine yol yardım seçeneği, anlaşmalı cam servislerinde cam teminatı, 1.000 lira anahtar kaybı ve mini onarım imkânı gibi avantajlar sağlıyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), yüksek enflasyon nedeniyle 11 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artışına gitti. Marjinal fonlama faizi yüzde 0.75, ana refinansman faizi yüzde 0.5, mevduat faizi ise yüzde 0'a yükseltildi.
Merkez bankalarının dünya çapında faiz artırımlarına gitmesinin en önemli nedeni ise enflasyondaki ciddi artış. Euro Bölgesi'nde haziran ayında yıllık enflasyon oranının yüzde 8.6 ile rekor kırmasının ardından ECB’den de faiz artırımı kararı çıktı.
Piyasada ECB'nin faiz oranlarında 25 baz puanlık bir değişiklik yapması bekleniyordu. Ancak, dün Frankfurt’ta gerçekleşen toplantıda "Negatif faiz oranlarından çıkmak için daha büyük bir adım atmanın uygun olduğuna karar verdik" şeklinde bir açıklama yapıldı.
Bankanın 50 baz puanlık yükseltme kararı, enflasyondaki artışa ilişkin endişelerin büyüme kaygılarının önüne geçtiğini gösterdi. ECB 13 Nisan 2011 tarihinde faiz oranında 25 baz puan artışa gitmişti. Banka sonraki 8 toplantıda ise faiz indirimine gitmişti.
ECB Başkanı Christine Lagarde, “özellikle Ukrayna-Rusya savaşının devam etmesi ve enerji fiyatlarının bir süre daha yüksek olması muhtemel olduğundan enflasyonda yukarı yönlü değişimin devam etmesini beklediklerini” belirtti.
Açıklamadan hemen önce 1,0198 dolardan işlem gören avro %0.8 artış göstererek 1,0261 dolara yükseldi ancak Christine Lagarde'ın konuşması sırasında çizdiği olumsuz tablo sonrası avro düşüşe geçti.
2014’ten bu yana sürdürülen negatif faiz uygulamasını da sona erdiren ECB, bu artırım ile Eylül ayındaki görüşmede de faizlerin artırılacağının sinyallerini de verdi.
ECB ayrıca, 19 ülkeden oluşan Euro Bölgesi'nin daha borçlu ülkelerine fazladan yardım sağlamayı kabul ederek, borçlanma maliyetlerindeki yükselmeyi engellemek ve finansal parçalanmayı sınırlamak amacıyla 'Transmisyon Koruma Aracı' adı verilen yeni bir tahvil alım programını onayladı.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), TCMB Temmuz 2022 faiz kararı dün yapılan Para Politikası Kurulu toplantısı ile duyuruldu. Açıklamalara göre TCMB faizleri yüzde 14'te sabit tutarak değişikliğe gitmedi.
Gözler FED faiz toplantısında. Yıllık enflasyon Euro Bölgesi'nde yüzde 8,6 iken ABD'de yüzde 9,1 seviyelerine ulaştı. 26-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek olan FED toplantısından çıkacak kararda 75 baz puan faiz artışı öngörülüyor.
Türkiye perspektifinde daha detaylı bilgi için bugün yayımlanan Aposto Gündem’de yer alan Faiz kararları: AMB arttırdı, TCMB sabit bıraktı yazısına göz atabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ECB, 11 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artışına gitti. Avrupa ekonomisinin Rusya-Ukrayna savaşıyla imtihanı devam ediyor.
22 Tem 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.



