Enerji dönüşümünde kartel planları

Nikel ve diğer bazı önemli pil metallerinin üretimini yönetmek için OPEC gibi bir kartel oluşturmak mümkün mü? Bunun çevreye ne gibi etkilerinden söz edilebilir?
Enerji dönüşümünde kartel planları

3 Aralık - N Kolay
N Kolay ile birlikte

%26 faizle günlük kazanç N Kolay bonoda Herkese her hün "hoş buldum" faizi N Kolay bonoda Yatırım yapmak için çok paramız olması şart mı? İlla yüksek meblağlarla mı yatırım yapılır? Mesela 200 lirayla yatırım yapsak olmaz mı? Cevap hiç gecikmeden N Kolay ’dan geliyor: “Tabii olur. N Kolay'ın bonosuyla , hem de oldukça kolay bir şekilde.” Nedir? N Kolay ’ın bonosu bildikleriniz gibi değil; Paranızı bononun vadesi boyunca %26 faizle değerlendirebilmenizi sağlıyor. Satın aldığınız bonoyu dilediğiniz an satıp birikmiş kazançtan kullanma imkânı tanıyor. Yani, N Kolay’da 32 gün beklemek yok , günlük kazanç var . En önemli özelliği ise “hoş geldin” faizleri yerine herkese yüksek, kaybolmayan “hoş buldum” faizi sunması. Üstelik EFT/FAST/Havale ve Türkiye’deki tüm bankaların ATM’lerinden nakit yatırıp çekmek de tamamen ücretsiz . Nasıl? Öncelikle, N Kolay müşterisiyseniz uygulamadan dijital sözleşmeleri onaylamanız yeterli. N Kolaylı değilseniz yine kolay: İlk adımda uygulamayı indirmeniz, sonra kısa bir başvuru formu doldurmanız ve dijital sözleşmeleri onaylamanız lazım. Geriye, anında açılan hesabınıza değerlendirmek istediğiniz tutarı yatırarak kurye bekleme derdi olmadan kazanmaya kolayca başlamak kalıyor. Yatırım yapmanın N Kolay yoluyla tanışmak için burayı ziyaret edebilir, siz de anında kazanmaya başlayabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Dünyanın geçirdiği temiz enerji dönüşümü nedeniyle pil metallerine talep artıyor, bu metallerden lityumun fiyatı rekordan rekora koşuyor. Artan talep; lityum, nikel ve kobalt gibi pil metali rezervine sahip ülkeler için de bir fırsat anlamına geliyor. Üretici ülkeler, bu durumu avantaja çevirmek için çalışmalara başlamış gözüküyor.

İlk planlar

Dünyanın en büyük nikel madencisi Endonezya, OPEC’in petrol için yaptığına benzer şekilde nikel ve diğer bazı önemli pil metallerinin üretim miktarını yönetmek için bir kartel oluşturma fikrini gündeme getirdi. Ülkenin Yatırım Bakanı Bahlil Lahadalia, Financial Times’a verdiği demeçte başkent Jakarta'nın enerji geçişinin merkezinde yer alan metallerin tedarikinde kullanılabilecek, OPEC’e benzer bir mekanizma üzerine çalıştığını söyledi. Lahadalia, Endonezya'nın kartel fikrini tartışmak için henüz nikel üreten diğer ülkelerle temasa geçmediğini ve üreticilere önermek üzere gelecekteki bir ittifakın yönetişim yapısı üzerinde hâlâ çalışıldığını da sözlerine ekledi.

Sadece Endonezya değil, lityum üçgeni ülkeleri de benzer bir plan peşinde. Güney Amerika'da bir lityum OPEC’i kurma konuşmaları hız kazanıyor. Arjantin'in ulusal haber ajansı Telam; Arjantin, Bolivya ve Şili dışişleri bakanlarının lityum fiyatları üzerinde "küresel düzeyde" kontrol sağlayacak bir mekanizma oluşturmak için "ileri görüşmelerde" olduklarını duyurdu. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’na göre dünyanın tanımlanmış lityum kaynaklarının %58'ini temsil ettikleri için genellikle "lityum üçgeni" olarak adlandırılan üç ülke de diğer büyük üreticileri plana dahil etmeyi umuyor. Brezilya'nın haber ajansı Rio Times'a göre, üç ülkenin dışişleri bakanı da dünyanın önde gelen lityum üreticisi Avustralya'nın lityum kartelinde olmasını planlıyor.

Petrol dışı kartel tecrübeleri 

Petrol dışı emtialar için OPEC benzeri bir kartel fikri ilk kez gündeme gelmiyor. Örneğin ekonomist C. Fred Bergsten, 1976'da alüminyum yapımında kullanılan cevher olan "Boksitte Yeni Bir OPEC" hakkında yazmıştı. 1974'te, bakır üreten dört büyük ülke, Uluslararası Bakır İhraç Eden Ülkeler Konseyi (CIPEC) adı verilen, OPEC'ten ilham alan bir bakır karteli oluşturdu.

CIPEC, dünyadaki rafine bakırın yaklaşık %30'unu ve bakır rezervlerinin %50'den fazlasını temsil ediyordu. Üyelerin daha yüksek fiyatlar elde etme amacı ve özellikle 1975-1976 krizi sırasında fiyatı artırma girişimi başarısız oldu. Şili'nin ekonomik sistemindeki değişiklik nihayetinde karteli sona erdirdi. Özetle, bir pil kartelinin veya bir lityum OPEC’inin nasıl düzgün çalışacağına dair çok az tecrübe bulunuyor. 

Böyle bir kartel mümkün mü?

Lityum, nikel, bakır ve kobalt gibi akü metallerine olan talebin, elektrikli araçlara ve enerji depolamaya yönelik talepteki artışı karşılamak için önümüzdeki yıllarda da artması bekleniyor. Kaynak bakımından zengin bazı ülkelerin maden yataklarından yararlanmak isteyeceği ve dünyadaki dönüşümün bir bölümünü kontrol etmeye çalışacağı fikri kulağa mantıksız gelmiyor.

Diğer yandan, pil metalleri için OPEC benzeri bir kartelin işlerlik kazanması söylenenden çok daha zor olabilir. OPEC üreticilerinin büyük ölçüde kamulaştırılmış petrol kaynaklarının aksine, Endonezya'daki madencilik ve büyük nikel operasyonları, çeşitli özel şirketler veya Çin merkezli kuruluşlar tarafından kontrol ediliyor. Dahası, büyük nikel yataklarının sahipleri, çok farklı siyasi koşullara ve piyasa dinamiklerine sahip. Özet olarak üreticiler, bir kartel oluşturmada ortak çıkarlarda buluşma olasılığı düşük olan farklı ülkelerden oluşuyor. 

Geçmişte yaşananlar da kartel kurma planlarının suya düşebileceğine işaret ediyor. Endonezya 2020'de nikel ihracatını yasaklamıştı. Yasak kararı, AB'nin Dünya Ticaret Örgütü'ne şikayette bulunmasına neden oldu. Dolayısıyla Endonezya liderliğindeki bir pil metal kartelinin AB, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerden olumsuz bir tepki alması şaşırtıcı olmaz.

Endonezya yasağı, Çin merkezli firmaları Endonezya'nın nikel tedarik zincirine yatırım yapmaya da teşvik etti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), dünyada enerji dönüşümünde kritik minerallerin rolüne ilişkin yayınladığı raporda Çin merkezli şirketlerin Endonezya nikel tedarik zincirine yaklaşık 30 milyar dolar yatırım yaptığını belirtti. Ayrıca, Çin'in pil devi CATL'den bir birim, bu yılın başlarında Endonezyalı firmalarla nikel madenciliği ve işleme, elektrikli araç pil malzemeleri, pil üretimi ve pil geri dönüşümü faaliyetlerini kapsayan bir anlaşma imzaladı. Endonezya Elektrikli Araç Pil Entegrasyon Projesi üzerinde önemli bir iş birliği anlamına gelen anlaşmanın büyüklüğünün yaklaşık 6 milyar dolar olduğu biliniyor. Bu yüzden olası bir kartel oluşumunda Çin’in olayların dışında kalması neredeyse imkansız görünüyor. Özetle önemli pil metali üreticilerinin; ABD, Çin ve Rusya gibi küresel güçlerin onayını alması ve ortak bir paydada buluşması pek de ihtimaller dahilinde yer almıyor. 

Çevresel endişeler

Kartelin kurulmasına tek engel ülkeler arasındaki siyasi uyuşmazlıklar değil. Farklı çevre raporları nedeniyle nikel üretiminde çevreye duyarlı bir sürece ilişkin kaygılar bulunuyor. IEA'ya göre, önümüzdeki yıllarda nikel üretim artışının büyük bir kısmı Endonezya ve Filipinler gibi çok miktarda laterit kaynağına sahip bölgelerden gelecek. 

IEA, laterit kaynaklarından pillerde kullanılabilecek kalitede nikel üretilebilmesi için HPAL yönteminin kullanıldığını belirtiyor. Bu yöntemde kullanılacak ısı için sıklıkla kömür veya yağ yakıtlı kazanlar kullanıldığı, bu nedenle sülfür yataklarından gerçekleştirilen üretime kıyasla üç kat daha fazla sera gazı emisyonu yayıldığı vurgulanıyor. Özetle laterit kaynaklar ile pil kalitesine sahip nikel üretmek için daha fazla enerjiye ve emisyon yoğun işleme ihtiyaç duyuluyor. HPAL yöntemiyle yürütülen projelerde geçmişte büyük maliyet aşımları ve gecikmeler kaydedildiği biliniyor.

Endonezya'daki nikel endüstrisinin çevresel etkisine ilişkin endişeler nedeniyle, ABD ve Endonezya'dan çok sayıda çevre kuruluşu temmuz ayında Elon Musk'a ve Tesla'nın hissedarlarına açık bir mektup göndermişti. Çevreciler bu mektupta "Tesla'nın yatırım planını, çevre ve Endonezya halkı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle feshetmeye" çağırdı. 

Sonuç olarak, OPEC benzeri bir pil kartelinin kurulması üreticilerin çıkarları için oldukça mantıklı gözüküyor. Üretici ülkelerin bir kartel kurma çabalarını önümüzdeki dönemde de sık sık duymaya devam edebiliriz. Diğer yandan bu tarz bir kartelin uygulamaya konmasının önünde çeşitli çevresel ve politik engellerin bulunduğunu unutmamak gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

👻 İş yerinde ruh sağlığı, enerjide karteller

Makro ekonomik koşullar ve belirsizlik gibi durumların etkisiyle artan zihinsel sağlık sorunları iş yerine nasıl yansıyor? Nikel ve diğer bazı önemli pil metallerinin üretimini yönetmek için OPEC gibi bir kartel oluşturmak mümkün mü?

23 Ara 2022

N Kolay ile birlikte
Yasmina H/Unsplash

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?