

B2Press sunar | Online PR ile büyüyenler: Berqnet Dijital dönüşüm teknolojinin olanaklarını yaygınlaştırırken siber güvenlik risklerine de daha fazla kapı aralıyor. Hangi sektör ya da ölçekte olduğu fark etmeksizin tüm şirketler, sistemlerini çalışır ve hizmetlerini kesintisiz hâle getirebilmek için siber güvenlik çözümlerine ihtiyaç duyuyor. Berqnet Siber Güvenlik Teknolojileri , hedef kitlesine nitelikli içeriklerle ulaşmak için B2Press ile çalışıyor. Berqnet, B2Press’i anlatıyor: “Yeni nesil bir PR ajansı arayışıyla özellikle internetten yaptığım geniş araştırmaların sonucunda online PR servisi alanında hizmet veren B2Press’e ulaştım. Beni öncelikli olarak etkileyen teknoloji alanındaki referanslarının kalitesi ve genişliği oldu. B2Press geleneksel bir PR ajansı değil, ihtiyacımız olan PR hizmetlerini servis modeliyle sunan alanındaki ilk ve tek şirket . Bir yazılım şirketi olarak, benimsedikleri SaaS modeli bizim için çok kıymetliydi.” “İlk etapta en büyük amacımız basın bültenlerini yaratıcı bir şekilde hazırlamak ve servis etmekti. Çalışmalarımız devam ettikçe, diğer büyük ihtiyacımız olan dijital içerik üretimi konusunda da B2Press Plus ile çalışabileceğimizi fark ettik. Başta blog içerikleri ve teknik dokümanlar (white paper) olmak üzere, tüm dijital içeriklerimizi B2Press Plus ile üretebileceğimizi gördük. Yalnız yurt içi değil yurt dışında ihtiyaç duyduğumuz içerikleri de birlikte üretiyoruz.” B2Press ’ le şimdi tanışarak dijital dünyadaki varlıklarınızı artırmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İçinden geçtiğimiz konjonktürde merkez bankalarının aksiyon setleri her zamankinden daha fazla göz önünde bulunuyor. Enflasyonist baskıya dair soru işaretleri artarken merkez bankası yöneticilerinin ağızlarından çıkan hemen her söz adeta cımbızla çekilip büyüteçle inceleniyor.
Merkez bankaları, piyasayı yönlendirme gayreti içinde toplantı notları ve basın açıklamaları gibi araçların yanında, kamuoyuna ilan edilen ve hemen her fırsatta atıfta bulunulan enflasyon hedeflerini de kullanırlar.
Enflasyon hedeflemesi nedir?
Enflasyon hedefi, bir merkez bankasının azami istihdam seviyesinde erişmeyi ve korumayı hedeflediği yıllık enflasyon oranıdır. Enflasyon hedeflemesi ise, enflasyon hedefine ulaşabilmek adına para politikası başta olmak üzere elindeki araçları kullanarak uyguladığı hedefe odaklı bir yaklaşımdır.
💾 Cep bilgisi: Merkez bankalarının para politikasını kurgularken kullandığı geleneksel araçlar temel olarak faiz politikası (politika faizi), açık piyasa işlemleri (likidite yönetimi) ve karşılık politikası (kredi hacmi yönetimi) olarak sıralanabilir. Merkez bankalarının araçlarına dair kapsamlı bir bilgi setine Mahfi Eğilmez imzalı bu makaleden ulaşabilirsiniz.
Bu uygulama, somut ve güçlü bir iletişim kanalı ile savunulan bir hedef ortaya koyduğundan ekonomik aktörlerin orta ve uzun vadeli beklentilerinin yönetilmesine katkı sağladığı için genel olarak rağbet görüyor. Orta ve uzun vadeli beklentilerdeki bu güçlü çıpa, tutarlı bir parasal aksiyon seti ile birleştiğinde daha dirençli bir fiyat istikrarı tabanı yaratılmasına olanak tanıyor.
Nasıl uygulanır?
Enflasyon hedeflemesinin teorik altyapısı derinleştikçe karmaşık hâle gelse de yalın bir bakış açısıyla da anlaşılabilecek niteliktedir. Merkez bankaları, enflasyonist baskıları ölçerek orta ve uzun vadeli enflasyon tahminlerini ortaya koyarlar. Enflasyon tahmini ile belirlenen enflasyon hedefi arasındaki fark ise para politikasının nasıl şekilleneceğini gösterir.
Bu noktada geleneksel yaklaşım, enflasyon tahminin hedefin üzerinde oluşması durumunda sıkılaştırıcı, altında oluşması durumunda ise genişletici politikaların benimsenmesini gerektirir. Bu yolda atılacak adımların, diğer bir ifadeyle kural setinin de önceden belirlenmesi, ilan edilmesi ve gerektiğinde uygulanması sisteme olan güveni artırır ve hedefe ulaşılmasını kolaylaştırır.
Enflasyon hedefinin belirlenmesinde hükumetin programının da önemi büyüktür. Bu noktada para otoritesi ile icracı otoritenin uzun vadeli hedef ve planlar konusunda mutabakat sağlaması büyük önem taşır. Bu noktada, merkez bankasının araç bağımsızlığının uygulamanın ön şartı olduğunu da ifade etmekte fayda bulunuyor. Amaç uyumu koordineli çalışmayı, araç bağımsızlığı ise teknik adımların etkinliği ile kurumun kredibilitesini temin eder.
Enflasyon hedefi sabit bir değer olarak belirlenebileceği gibi belirli bir aralık olarak da ilan edilebilir. Enflasyonist etkilerden görece daha az etkilenen stabil ekonomilerde enflasyon hedefi genellikle %2-3 bandında sabit değerler olarak ilan edilirken, stabilitesi görece düşük olan ekonomiler medyan değerin etrafında oluşan bir aralık kullanırlar.
Uygulama sırasında, enflasyon hedefinin birkaç ay ya da bir yıl gibi bir zaman zarfından ziyade 3-4 yıllık bir program çerçevesinde yakalanması ise genel kabul görmüş varsayımlar arasında yer alır.
Dünyada durum ne?
Enflasyon hedeflemesi sistemi ilk uygulama alanını 1990 yılında Yeni Zelanda'da buldu. Yeni Zelanda'yı ertesi yıl Kanada, bir sonraki yıl ise Birleşik Krallık izledi.
Günümüzde Fed ve Avrupa Merkez Bankası da dahil olmak üzere çok sayıda merkez bankası (resmî olarak ilan edilsin ya da edilmesin) orta vadeli enflasyon hedeflerini ve bu yolda uygulayacakları adamları ilan ediyorlar.
İçinden geçtiğimiz enflasyonist dönemde, resmî olarak enflasyon hedeflemesi yapmayan ancak pratikte "uzun vadede fiyat istikrarı" hedefi bulunan ve fiyat istikrarını "azami %2 enflasyon" olarak tanımlayan Avrupa Merkez Bankası'nın yetkililerinin her bir açıklamasında dahi bu hedefin vurgulandığını görüyoruz.
Bugün ABD, Avro Bölgesi, Norveç, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler %2’lik enflasyon hedefi ile yollarına devam ediyorlar ve para politikalarını bu çerçevede sürdürüyorlar. Gelişmişlik düzeyi itibarıyla bir alt segmentte bulunan ülkelerde ise hedef değer bu oranın 200 ila 300 baz puan üzerinde yer alıyor ve genellikle bir aralık içinde ifade ediliyor.
Sonuç olarak büyük merkez bankalarının neredeyse tamamı piyasa yönlendirmesi yapabilmek ve içinden geçtiğimiz karmaşık dönemde piyasa aktörlerini destekleyebilmek adına bu yolu takip ediyorlar.
Türkiye örneği
Türkiye'de enflasyon hedefi 2002 yılından bu yana ilan ediliyor. Hedefler, TCMB ve hükümetin bir arada verdiği karar çerçevesinde üçer yıllık dönemler için ilan ediliyor. Enflasyon hedefinde manşet enflasyon, tüketici fiyat endeksinin yıl sonundaki yıllık değişim oranı kullanılıyor.
Enflasyon hedefi, artı ve eksi 200 baz puanlık bir belirsizlik aralığı eşiğinde ilan ediliyor. Yıl sonu gerçekleşmesinin ilgili hedef ve belirsizlik aralığının dışında gerçekleşmesi durumunda ise TCMB, hükümete durumun gerekçelerini açıklayan bir mektup iletiyor. Bu açık mektubun 2013 yılından bu yana aralıksız olarak iletildiğini de belirtmekte fayda var.
Ülkemizde enflasyon hedefi 2012'den bu yana, 2024 yılı da dahil olmak üzere %5 olarak ilan edilmiş durumda. Bu süre zarfında enflasyon görünümünde yaşanan dalgalanmalara rağmen hedefin değiştirilmemiş olması, uygulamanın pratikteki karşılığını sorgulanır hâle getiriyor.
TCMB'nin ilan ettiği enflasyon hedeflerini aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.
Sonuç olarak
Enflasyon hedeflemesi, önemli merkez bankaları tarafından çeyrek yüzyılı aşkın süredir kullanılan güçlü bir araç olarak kendini kanıtlamış durumda. Burada, ilan edilen hedefe uygun politikaların benimsenmesi için para otoritesi ile hükumet arasında uyumlu bir çalışma yapılması ön koşul olarak kabul edilmeli. Enflasyon hedefinin ne olacağı ya da bu hedef için hangi araçların kullanılacağı ise her ülke özelinde değerlendirilmesi gereken bir olgu. Buna karşın, verilerden bağımsız konan hedefler ve araçların kullanımı esnasında yaşanan uygulama değişiklikleri ilan edilen hedefin piyasa üzerindeki etkinliğini azaltır ve zaman zaman tamamen ortadan kaldırır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Küresel ticaret denklemi yeniden yazılırken, uzun yıllar Çin'in gölgesinde kalan Hindistan artık küresel üretim, yatırım ve ticaret zincirlerinde başlı başına bir güç merkezi olarak öne çıkıyor. Peki yükselen bu fil, küresel ticaretin ejderhası Çin'e gerçek bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yalnızca Asya'nın değil, Türkiye'nin de ekonomik ve jeopolitik geleceği açısından da giderek daha kritik hale geliyor.

Türkiye ekonomisinde son dönemde birbiriyle çelişiyor gibi görünen iki tablo aynı anda oluştu. İhracat her yıl yeni bir rekor kırarken sanayicilerin finansman, maliyet ve rekabet gücü konusunda verdiği uyarılar giderek sertleşiyor. İlk bakışta aynı anda doğru olamayacakmış gibi görünen bu iki tablo, aslında Türkiye’nin üretim yapısında yaşanan değişimin farklı sonuçlarını yansıtıyor.





