

Keşfedilecek içerikler, keşfedilecek yetenekler: Accessland
ANGST, yayın hayatına başladığından bu yana sorular sormayı çok seviyor. Yeni ufukların sorular sorarak, yanıtlar arayarak keşfedileceğine inanıyor.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
ANGST İnsanları'nda iklim krizi, azınlık hakları, kimlik politikaları, döngüsel ekonomi ve aktivist kültürlerle ilgilenen, bunları kendi meselesi hâline getirenleri yakından tanıyoruz. Üçüncü konuğumuz cruelty-free tercihleriyle bilinen Duygu, namıdiğer Etik Seçimler.
Röportaj: Alara Demirel
Hayvan hakları gündelik pratiklerine nasıl yansıyor? Kendini bu hareketin neresinde konumlandırıyorsun?
Kararlarımızın ve seçimlerimizin yani gündelik hayatın kendisinin politik olduğuna inanıyorum. Ben de prensiplerimden şaşmadan yaşamak için çabalıyorum. Hayvanları ve doğayı insan yararına kullanan sistemde gündelik pratikler elbette zorlaşabiliyor — kendi yolculuğumdan aldığım dersleri herkesle paylaşmaya çalışıyorum ki onların da hayatı kolaylaşsın, ilham olsun.
Farkındalığa sahip birçok kişi gibi kendimi hareketin tam içinde konumlandırıyorum. Söz konusu hayvan hakları ve veganizm olunca istesek de istemesek de gündelik yaşantımız bir aktivizm alanına evriliyor.
Türkiye'de cruelty-free seçimlerine güvendiğimiz insanları sorunca ismi söylenen ilk kişilerdensin. Bu karar hayatının hangi alanlarında seninle? Güven ilişkisini kurmak için neler yaptın
Moda ve kozmetik, gıdadan sonra hayvanların en sömürüldüğü sektörler. Bunlarla ilgili bir vegan olarak hayata küsmek yerine hep çıkış yolları aradım. Araştırmalarımı, bulduğum veya bulamadığım "etik" alternatifleri, çözümleri ya da problemleri herkesle paylaşmaya çalıştım.
Bunları başkalarını memnun etmek, veganlığın ne kadar kolay olduğunu kanıtlamak ya da etkileşim için yapmadım. Az önce değindiğim gibi yaşamın her alanının politik olduğunu ve bu durumun kişiyi az çok sorumluluk sahibi yaptığını düşünüyorum. Bunu hem kendim hem hayvanlar için istiyorum ve insanların hayatını kolaylaştırma umuduyla üstleniyorum. İster 1 kişiyle paylaşayım, ister 10 bin kişiyle.

Duygu'nun 2020 Cadılar Bayramı için yaptığı sömürüsüz makyajı
Cruelty-free seçimlerinin yaygınlaşması konusunda bir önerin var mı? Sence neler yapabiliriz?
Aradığımız hakkaniyetin sistemsel olarak da sağlanmasının önemine inanıyorum öncelikle. Bireysel olarak gücümüz sınırlı olabilir ama azımsanmayacak kadar da büyük. Gerekli yasaların çıkması için mücadele etmek hayvanlar için atılacak en sağlam adım olabilir. Bununla birlikte hayvanların eşya ve kaynak yerine konması değiştirmemiz gereken bir algı. Sanırım bu mücadeleyi en doğru şekilde çevremizle konuşarak, tartışarak verirsek uzun vadeli bir değişim yakalayabiliriz.
Kozmetik alanını kapsayan cruelty-free seçimlere geleyim. Hayvan deneyleri yıllar geçtikçe kısıtlanıyor ve yasaklanıyor. Oysa istatistiklerde hâlâ ciddi bir azalma yok. Raflardan aldığımız ürünlerde değil belki ama bunların geliştirme aşamasında hayvanların denek olarak kullanılması süregelen bir pratik — bunları yapmayan firmalar da var. En kolay seçenek, bu cruelty-free markalara yönelmek ve firmalardan genel olarak etik politikalar talep etmek olur.
Bu süreçte markaların bizleri ve veganizmin öznesi hayvanları pazarlama stratejisi olarak görmelerine de şahit olduk. Bu markaların kucağımıza attığı birkaç cruelty-free ürün için minnettar kalmak yerine daha etik üretim anlayışla işleyen lokal ve küçük üreticileri desteklemek daha doğru olabilir.
Hepimiz şartlarımız doğrultusunda elimizden geleni yaparsak bile zihniyeti değiştirebiliriz — bu yüzden küçük büyük demeksizin her katkının ve çıkan sesin yüksekliğine ya da kısıklığına bakmaksızın önemli olduğunu düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Tür temelli haklar neler? Seçimlerin cruelty-free mi? Türkiye'de hayvanların sömürüldüğü deneylerin yaygınlığının farkında mısın?
19 Eki 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026



