

Yenilenen tasarımıyla MG ZS şimdi Türkiye’de MG ZS Benzinli, elektrikli bisikletiyle şehirde Elektrikli bisiklet, scooter kullanımı gibi akımlara uygun bir yaklaşımla piyasaya çıkan ve geçtiğimiz yıl elektrikli modelleriyle Türkiye pazarına giren MG , yeni benzinli modeli ZS ’i bagajındaki katlanır elektrikli bisikleti ve yenilenen tasarımıyla bizlerin beğenisine sunuyor. Nedir? Yenilenen tasarımıyla MG ZS , kullanıcılarına kalabalık şehir içi trafiğine girmeden uygun yere park etme olanağı tanıyarak bagajlarındaki e-bisikletle günlük hayatta hız kazandırmayı vadediyor. Dikkat dikkat: MG ZS sahibi olmak için en uygun ay, bu ay. MG eylül ayına özel 200.000 TL 12 ay %0,99 faiz ayrıcalığ ı veya 25.000 TL takas desteği sağlıyor. Detaylı bilgi için buraya uğrayabilir ve formu doldurabilirsiniz. Neler var? Her donanımda sınıfında fark yaratan özellikleri bünyesinde barındıran MG ZS, Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip 10.1 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra geniş hacmiyle evinizin konforunu aracınıza taşıyor. Tüm MG ZS model otomobiller üretim hatalarına karşı 5 yıl / 150.000 km (hangisi önce tamamlanırsa) garanti kapsamında geliyor. Neden önemli? Elektrikli mobiliteye ve şehir içinde karbon emisyonlarının azaltılmasına önem veren MG , müşterilerine 55 km elektrikli menzile sahip elektrikli bisikletini şehir içi trafik çözümü olarak sunuyor. Şehir trafiğine yeni bir yaklaşım getiren MG ZS ’i daha yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyi Üyesi ve Estonya Merkez Bankası Başkanı Madis Müller, AMB faiz oranlarının Avrupa ekonomisini yavaşlatmak için çok düşük olduğunu ifade etti. Muller, eylül ayında alınan 75 baz puanlık tarihi faiz artışı kararının ardından hala borçlanma maliyetlerinin görece olarak düşük kaldığını söyledi. Peki bunun gerçeklik payı var mı? Bir göz atalım.
- Reel faiz: 2008 krizinin atlatılmasının ardından Avrupa Merkez Bankası 2013 yılında borçlanma faizini %0,75’e kadar düşürdü. Aynı yılın aralık ayında enflasyon yıllık bazda %1,2 olarak gerçekleşti. Yani 2013 yılında reel faiz oranı -%0,55’ti ve oldukça düşüktü. 2018 yılında ise reel faiz -%1,45’e kadar gerileyerek tarihi dibi gördü. Şu anda ise Avro Bölgesi’nde enflasyonun %9,1 olmasına rağmen AMB borçlanma faizi %1,5 seviyesinde. Yani reel faiz oranı -%6,6! Bu en düşük seviyenin çok daha altında ve AMB tarafından alınan tarihi faiz artış kararına rağmen borçlanma maliyetleri inanılmaz derecede düşük kalıyor. Bu da Müller’in borçlanma maliyetleri konusunda haklı olduğunu bizlere gösteriyor.
- Ekonomik yavaşlama: Avro Bölgesi 2022 yılının ilk 2 çeyreğinde sırasıyla %0,2 ve %0,8 olmak üzere oldukça sınırlı büyüyebildi. Temmuz ayı verisine göre ise bölgede sanayi üretimi yıllık bazda %2,3 daralmış durumda. S&P Global tarafından yayımlanan imalat ve hizmet PMI endekslerinde Avro Bölgesi eşik değer olan 50’nin altında kalarak iki sektörde de daralma sinyalleri veriyor. Bloomberg anketine katılan ekonomistler ise Avro Bölgesinin önümüzdeki 12 ay içinde resesyona girme ihtimalinin %80 olduğunu söylüyor. Bu, pandemi nedeniyle tedarik krizlerinin yaşandığı ve ekonomilerin adeta “durduğu” 2020 yılından bu yana en yüksek resesyon tahmini. Bölgede yaşanan bu durgunluğunun ana sebebi ise şubat ayından bu yana devam eden enerji krizi.
- Enerji krizi: Rusya - Ukrayna savaşının patlak verdiği şubat ayından bu yana Avrupa’da derin bir enerji krizi yaşanıyor. Geçtiğimiz sene Avrupa’da 30 avro seviyesinden işlem gören gelecek ay teslimli gösterge doğal gaz kontratları bugün 190 avro seviyelerinden işlem görüyor. Geçtiğimiz yıl 80 avro seviyesinden işlem gören elektrik kontratları ise yıl içinde 1000 avro seviyesini geçti, şu anda ise 380 avro seviyelerinden işlem görüyor. Üretici fiyat endeksi verilerine göre enerji fiyatlarındaki artış %97’yi aştı. Bazı üreticiler ise geçtiğimiz yıl ödenen fiyatların yaklaşık 10 katını ödediğini söylüyor. Bu da yükselen enerji maliyetleri nedeniyle ekonomik aktivitenin yavaşlamasına ve hatta durma noktasına gelmesine yol açıyor ve bizlere bu konuda Müller’in haksız olduğunu söyleyebilme yetkisi tanıyor. Avrupa’da ekonomi sınırlı faiz artışına rağmen halihazırda yavaşlamış durumda ve daha büyük bir faiz artışı, belki de bölgenin resesyona girmesine neden olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed resesyon ile kalıcı enflasyon arasındaki ince çizgide yürüyor, Avrupa'da borçlanma maliyetleri tarihî düşük seviyede seyrediyor, Hazine'nin borç hacminde tarihî zirve görülüyor.
21 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 2027-2029 dönemindeki ekonomi politikalarını ve kamu bütçesini yönlendirecek Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Aynı gün Resmî Gazete’de de yayımlanan programda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini %16’dan %28,4’e yükseltilirken büyüme beklentisi %3,8’den %3,3’e indirildi. Geçen yıl 2027 yılı için öngörülen tek haneli enflasyona ulaşma tarihi ise 2029 olarak değiştirildi.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak Temmuz ayı sanayi üretimi ve TCMB faiz kararı ile Cuma günü açıklanacak Temmuz ayı cari işlemler dengesi ön plana çıkarken, yurt dışında Perşembe günü açıklanacak ECB faiz kararı ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu takip edilecek.
07 Eyl 2026

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan, 31 Ağustos–2 Eylül tarihlerinde Suriye'nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ulaştırma Bakanlığı, Suriye Merkez Bankası, Suriye Varlık Fonu ve ticaret ve sanayi odaları ile görüştü. Yeniden yapılanma yatırımları, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, bürokratik işlemler ve dış ticaret koşulları üç günlük programın ana başlıklarıydı.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte büyümeye devam ederken, büyümenin bileşimi sanayideki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Tarımdaki güçlü baz etkisi, tüketimin desteği ve ithalattaki sert daralma manşet büyümeyi ayakta tutarken, imalat sanayisinde siparişler, istihdam ve üretim baskı altında kalmayı sürdürüyor.

Bu hafta makroekonominin en önemli iki göstergesi olan enflasyon ve büyümeye ilişkin veriler geldi. Enflasyonda yaz aylarında görülen görece olumlu tablo sona yaklaşırken, gıda, eğitim, enerji ve kura duyarlı kalemler önümüzdeki aylar için yukarı yönlü riskleri artırıyor.




