
Pandemi süreci yeme-içme sektöründe birçok işletmeyi ve çalışanı kötü etkilerken dijital çözümler sunan şirketler için olumlu bir dönem oldu. Bu çözümlerin tüketiciye yönelik olanlarından QR koduyla dijital menü ve sipariş sitemleri bu dönemin kazananlarından denebilir. Kök Projekt iş birliğiyle hazırladığımız, yerli gıda ve tarım teknolojilerini profillediğimiz "yan mutfağımızda" bu haftaki konuğumuz restoranlar için dijital menü çözümleri sunan FineDine.
Küresel anlamda pandemi sebebiyle temassız işlemler ve hijyen restoranlarda ön planda. Bu çerçevede işletmelerin aldığı bir dizi farklı önlem var. Kimi hükümetler tarafından da zorunlu kılınan önlemler arasında çalışanların maske takması, girişte ateş ölçümü, oturma kapasitesini azaltma, hijyen istasyonları, çalışanlar için kısa ve sık rotasyonlu çalışma saatleri, temassız ödeme ve dijital menüler var. FineDine giderek dijitalleşen bir sektörde, pandeminin getirdiği yeni müşteri alışkanlıklarının rüzgârıyla dijital menü sistemi oluşturarak sefere çıkmış hâlde.

Restoran müşterilerinin QR kod okumasıyla telefon üzerinden menüye temassızca ulaşmasını sağlayan FineDine, işletmecilere ayrıca çevrim içi sipariş için menü oluşturma sistemi sağlıyor. Görseller, videolar, günlük öneri veya indirimlerle zenginleştirilebilen dijital menüler, işletmecilerin elindeki kontrol paneliyle kolayca ve anlık olarak yönetilebiliyor. Menü yönetimine ek olarak FineDine’ın yapay zekâyla çalışan algoritması sipariş verilerini kullanarak işletmelere satış trendleri hakkında analizler sunabiliyor. SaaS (hizmet olarak yazılım) modeliyle iş yapan girişimin müşterisi işletmeler.
İstanbul merkezli girişimin kurucuları Duygu Kutluoğlu Kılıç ve Adil Burak Kılıç, 2019 yazında Orta Doğu yemek dikeyinde hızlandırıcı girişim sermayesi fonu Savour Ventures’dan yatırım alarak gözlerini Körfez ülkelerinde büyümeye ve Güneydoğu Asya’ya girmeye dikmişti. Şu an 64 ülkede 1.200’den fazla müşteriye hizmet veren şirketin portfolyosunda Nusr-et, Shangri-La ve Hilton otelleri gibi büyük ve bilindik zincirler de mevcut. 2018 San Francisco merkezli "500 Startups" hızlandırma programının mezunlarından olan FineDine, bu yaz da İstanbul ve Orta Doğu bazlı girişim sermayesi fonları ve melek yatırımcılardan oluşan bir turda 600 bin dolar yatırım alarak büyümeye devam edecek gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
16 Mart 2020. Restoranlar, barlar ve eğlence yerleri kapatıldı, sonra tekrar açıldı. Peki ya geçen altı ayda neler yaşandı?
16 Eyl 2020

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





