GES yatırımlarında sürdürülebilir enerji yönetimi nasıl yapılır?

GES, kendini ne kadarlık sürede amorti eder?
GES yatırımlarında sürdürülebilir enerji yönetimi nasıl yapılır?

24 Nisan - Apollo - Pareto
Apollo ile birlikte

Dijital enerji platformu: Apollo Enerjide dijital çağ başladı Nedir? Türkiye'nin ilk bulut tabanlı fatura kontrol, optimizasyon ve tahminleme platformu Apollo , altyapı ve donanım maliyeti olmadan kolay entegrasyonla, geçmiş tüketim verilerini kullanarak hesaplanan işletme karakteristiğine en uygun elektrik tarifesi avantajı sunuyor. Farklı sektörlerdeki müşterileri için yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile tüketim trendlerini anlık ve geleceğe dönük analizlerle tesislerin 360 derece tek platformdan enerji izlemesini sağlıyor. Neden Apollo? Tesisler için en önemli gider kalemlerinden biri olan elektrik tüketimini ve buna karşılık gelen faturanızın gerçek zamanlı doğrulamasını sağlayarak kwh’de değişiklik olmasa dahi maliyetlerinizi düşürmeye yarıyor. Gelişmiş ve kişiselleştirilebilen alarmlar tüm olağan dışı tüketimleri anlık olarak tespit ediyor, operasyonel ve kişi bazlı hataların önüne geçmeyi sağlıyor. Gelişmiş grafik ve kullanıcı dostu arayüzüyle multidisipliner enerji çalışma alanı yaratarak dijital dönüşüm evresindeki şirket çalışanlarının üretkenliğini artırmayı ve enerji takibini daha pratik hâle getirmeyi vadediyor. Apollo IoT tahminleme ve operasyonel verimlilik sağlayarak gereksiz tüketimlerin önüne geçiyor, enerjinizi en verimli şekilde kullanarak tüketimlerinizi ve karbon emisyonunu azaltmayı mümkün kılıyor. Apollo ’yu keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Ezgi Eylül Hasvatan Gavas

Enerji emtiası son birkaç yılda olağanüstü fiyat artışları kaydetti. Bunun sebepleri arasında pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve doğalgaz krizi başı çekiyor. Enerji fiyatlarının öngörülememesi, işletmelerin en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Enerji maliyetlerini öngöremeyen şirketler kârlılığını ve nakit akışını yönetemiyor. Enerjide dışa bağımlılığa bağlı olarak ortaya çıkan ve öngörülemeyen enerji maliyetleri, şirketleri kara kara düşündürüyor. 

Peki, ne yapmalı? Özellikle enerji yoğun sektörlerde enerji tasarrufu, doğru enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik nasıl sağlanabilir?

GES’lere talep arttı, EPDK düzenleme yaptı

Yenilenebilir enerji yatırımları, özellikle küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) gündeminde yer alıyor. Kanunlar ve yönetmelikler, elektrik tüketicilerine kendi elektriklerini üretme hakkı veriyor. Birçok şirket, bu hakkını sonsuz bir kaynak olan güneş ile kullanıyor. Enerji sektörünü düzenleyen Enerji Piyasasını Düzenleme Kurumu (EPDK), ilk etapta herhangi bir dağıtım şirketinde tüketim noktası bulunan X bir şahıs ya da tüzel kişiye aynı dağıtım bölgesi içerisinde 1 MW’a kadar Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurma hakkı verdi, böylece GES’lere yönelik yoğun bir talep oluştu. Kısa sürede çok sayıda güneş enerjisi santrali inşa edildi. Bir süre sonra enerji dağıtım şirketleri trafo merkezlerinde kapasite kalmadığı için başvuruları reddetmeye başladı.

Bu dönemlerde satış yönünde herhangi bir limit yoktu ve satılan elektrik için döviz cinsinden 10 yıllığına alım garantisi veriliyordu. Bu sürecin aslında olumsuz bir yanı daha vardı; santral yapılırken şirketin ne kadar tükettiğine bakılmıyordu. Birkaç küçük elektrik aboneliği ile aynı dağıtım bölgesinde devasa bir elektrik üreticisi olunabiliyordu. Aslında ana amaç; elektrik tüketicilerinin kendi tüketimlerini aynı noktada, aynı nokta olmazsa aynı dağıtım bölgesinde sıfırlamasıydı.

Günümüzde ise durum daha farklı bir hâl aldı. 2022 yılında yönetmelikte yapılan değişikliklerle satış yönünde limitler getirildi. Buna göre günümüzde, 

  • Bir önceki takvim yılında tüketilen elektrik kadar satış yapılabiliyor,
  • Sözleşme gücünün en fazla iki katı büyüklüğünde santral kurulabiliyor,
  • Satış yönünde döviz cinsinden değil, tarife fiyatından fatura kesilebiliyor,
  • En önemlisi de sadece aynı dağıtım bölgesinde değil tüm Türkiye’de yatırım yapılabiliyor. 

2022 Aralık ayı verilerine göre, Türkiye’nin elektrik üretim santrallerinin toplam kurulu gücü 103,809 MW. Bunun yaklaşık %9’u Güneş Enerjisi Santrallerine (GES) ait. GES’in toplam güçteki payı 9,425 MW. Bu yatırımların 2015-2016 yıllarında yapılmaya başlandığı düşünüldüğünde başarılı bir süreç işlediği söylenebilir. Buna göre, GES ile enerji üretiminde ortalama yıllık artış miktarı 1500 MW civarında.

GES kendini ne kadar sürede amorti eder?

Enerji yatırımları kararlarında işin fizibilitesi öne çıkıyor. GES yatırımı için fizibilite yapılırken birden fazla dinamiği göz önünde bulundurmak gerekiyor. Peki, bu işin fizibilitesi nasıl çıkarılıyor? GES yatırımı kendini kaç yılda amorti eder? Basitçe bir hesap yapalım:

  • 1 MW kurulu gücünde çatı GES’in maliyetini 800 bin dolar olarak kabul edelim. Ancak piyasada daha düşük rakamlar telaffuz edildiğini de belirtelim.
  • Yılda 8 bin 760 saat var. GES fizibilitelerinde bin 500 saat tam kapasite üretim yapılabileceği kabul ediliyor. Yani 1 MW’lık GES santrali yıllık 1,500,000 kWh elektrik üretebiliyor. Santralin konumu ve mevsimsel şartlara göre bu değişebiliyor.
  • En önemli husus ise, elektrik fiyatının nasıl belirleneceği konusu. Elektrik tarifelerini baz alarak yapılacak hesaplamada yanlışlıklar olabiliyor. Serbestleşen piyasada gelecekte tüm şirketlerin maliyet bazlı fiyatlamaya maruz kalacağını düşünülüyor. Bu durumda, elektrik borsasının gösterge fiyatı olan Piyasa Takas Fiyatını (PTF) baz alarak hesaplama yapılması tavsiye ediliyor. Son yıllarda aşırı volatil bir fiyat var; fiyatlar 50 ila 200 USD/MWh aralığında değişiyor. Yaptığımız hesapta elektrik fiyatını 80 USD/MWh olarak alıyoruz.
  • Bu rakama dağıtım bedeli ve fonların etkisini de ekleyerek, birim elektrik enerjisi maliyetini 100 USD/MWh olarak yapalım. Bu hesaba göre GES’ten elde edilen yıllık ciro ya da tasarruf 150 bin dolar oluyor. 
  • Bu durumda GES yatırımı 5 ila 5,5 yılda kendini amorti edebiliyor.

Yukarıda yaptığımız basit ve güvenli bir hesaplamaydı. Fizibilitelerde göz önünde bulundurulması gereken başkaca etkenler de var: Mesela Avrupa Birliği’ne ihracat yapan bir sanayici, kısa sürede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına maruz kalacaktır. Eğer kendi elektriğinizi üretmiyorsanız ek vergi ödememek için I-REC (International Renewable Energy Certificate), GIO (Guarentee of Origin) ya da bizdeki YEK-G (Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Belgesi) gibi sertifikalar satın alma maliyetlerine katlanmak gerekiyor. Bunlar da hesaba katıldığında yatırımın kendini amorti etme süresi biraz daha kısalacaktır.

GES, üretime değer katıyor!

Bu noktada şuna de değinmek gerekiyor; burada söz konusu olan sadece para değil. Fosil yakıtlara bağımlı kaldığımız sürece mavi gezegen, yaşam sunan özelliklerini yitirmeye devam edecek. Her geçen yıl daha büyük bir sorun haline gelen küresel ısınmaya, suya, gıdaya, enflasyona, yaşam kalitemize, sağlımıza yani kısacası yaşamımızdaki her şeye olumsuz etkilenmeye devam edecek. Herkes bu gidişatın farkında; devletler, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması ile sorunun büyüklüğü konusunda mutabık kalmış durumda. Ancak uygulamada yaşanan gecikmeler, sorunun büyümesine yol açıyor.

GES yatırımı, üretilen ürüne/hizmete değer katacaktır. Zira şirketin imajı için de çok önemli olan GES, daha rekabetçi ve sürdürülebilir olmayı sağlıyor. GES fizibilitelerinde bunlara yer verilmesi gerektiğine inanıyoruz. En önemlisi ise doğaya, dünyaya, hayata sunulacak katkıyı önemsemek gerekiyor.

Enerji yönetimini dijitalleştirin!

GES’i kuran işletmeler eski enerji alışkanlıklarıyla elektrik tüketmeye devam etmemeli. Dijitalleşen dünyada teknolojinin nimetlerinden yararlanmak gerek. Hangi saatte elektrik tüketmeniz gerektiğini söyleyecek, sizin adınıza tüketim ve üretim mahsuplaşmanızı yönetecek, hatta gelecekte GES’inize depolamalı bir sistemi entegre ettiğinizde ne zaman şebekeden enerji tüketeceğinizi ne zaman şebekeye enerji vereceğinizi söyleyecek bir yazılıma ihtiyaç var.

Kanunlar ve yönetmelikler o kadar sık ve hızlı değişiyor ki en küçük ayrıntıyı bile gözden kaçırmamak gerekiyor. Saatlik ya da aylık mahsuplaşma, 2019 öncesi ve sonrasında kurulan tesislerin satış yönündeki fiyatlamaları, elektrik tedarikçisinin tüketim yönünde kestiği fatura, eğer şebekeye verişiniz olursa keseceğiniz fatura, satış yönündeki limit gibi ince detaylar var. Bu detaylardan gözden kaçan olursa yatırımınızın geri dönüş süresi uzayacaktır.

Halen tüketiminizi sıfırlamadıysanız, geç kalmadan çalışmalara başlamanızı tavsiye ederiz. Yatırımı yaptıysanız ya da yatırım sürecindeyseniz; sadece tesisi yapmanın yeterli olmadığını, yatırımı yaptıktan sonra süreci işletme adına yönetecek bir teknoloji gerektiğini unutmayın.

Sürdürülebilir ve daha yaşanabilir bir gelecek için hepimize büyük görev düşüyor.

Bol güneşli günler dileriz!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

☀️ Sürdürülebilir enerji yatırımları, -6+1

GES yatırımlarının katma değeri, Tesla'dan bu yıl altı indirim sonrası fiyat artırma kararı

24 Nis 2023

Apollo ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?