Avrupa sokaklarında bir tanıdık: Getir

Türkiye’den çıkan ikinci unicorn olan Getir, yurt dışı operasyonları ve aldığı yatırımlarla büyümeye devam ediyor.
Avrupa sokaklarında bir tanıdık: Getir

Digitaflex - 5 Temmuz Pareto
Zoho CRM Cloudyflex ile birlikte

Similarweb’le dijital rekabette öne geçin: Sizleri, şirketinize özel bir içgörü seansı ile sektörel rekabetteki konumunuzu keşfetmeye çağırıyoruz. Dijitalde 25 yıllık deneyimli ekibiyle öne çıkan Similarweb Türkiye Temsilcisi Digitaflex, dijitalde hedefleri yüksek olan ve kısa sürede rekabet avantajı elde etmek isteyen şirketleri küresel markalarca tercih edilen pazarlama veri analitiği platformu Similarweb’in sunduğu uçtan uca çözümleri keşfetmeye çağırıyor. Similarweb nedir? Similarweb; oldukça yalın bir biçimde, dijital dünyanın en güvenilir, kapsamlı ve ayrıntılı görünümünü sunarak müşterilerinin rekabette öne geçmelerini, veri ve içgörü analitiğinin gücünü kullanarak pazar paylarını yükseltmelerini amaçlayan çözümler geliştiriyor. Dünyada her sektörün önde gelen küresel ve yerel şirketleri tarafından tercih edilen bir pazarlama ve satış veri zekası platformu olan SimilarWeb, kurulduğu 2010 yılından bu yana ciddi bir büyüme kaydeden ve sektörde resmî bir ölçüm referansı hâline gelmiş bulunuyor. Küresel çapta Pepsico, Adobe, eBay, Google, Adidas, The Economist, Walmart, UPS, Airbnb, Lenovo gibi farklı sektörlerdeki lider şirketlere hizmet veren Similarweb, dijital dünyada ticaretini geliştirmek isteyen firmaların verinin gücüyle hızlı kararlar alarak büyümelerini mümkün kılıyor. Similarweb ne gibi avantajlar sunuyor? Similarweb e-ticaretten moda ve tekstile, medya ve yayıncılık gruplarından dijital akış platformlarına, sigorta şirketlerinden bankalara, kripto şirketlerinden dijital ajanslara ulusal çapta faaliyet gösteren ya da hedeflerini yüksek tutan farklı sektörlerdeki şirketlere rekabette birkaç adım öne geçme fırsatı sunuyor. Bu şirketler; Similarweb'in anlık ve güncel görünümler sunan içgörüleriyle sektörlerinde ve rakipleri arasında başarılı stratejileri, son trendleri, tüketici taleplerini ve büyüme fırsatlarını keşfedebiliyor. Verimsiz stratejilerden uzaklaşıp hedef odaklı ve çalışan stratejiler geliştirerek hızlı kararlar alabiliyor. Hızlı değişen dijital trendlere dair verileri aynı hızda, işe yarar çıktılara dönüştüren Similarweb sayesinde tüketici ve rekabete dair gerçek zamanlı bilgi edinebiliyor. Dijital stratejileri mükemmelleştirip dijital pazar payını artırarak liderlik yarışında öne geçiyor. Similarweb çözümleri Türkiye’de: Digitaflex Similarweb Türkiye’de dijitalde 25 yılın üzerinde deneyimi olan bir ekip tarafından kurulan Digitaflex tarafından temsil ediliyor. İş ortaklarıyla uzun vadeli ve başarı hikâyeleriyle dolu partnerlikler hedefleyen Digitaflex, odaklı bir müşteri yönetimi yürüterek şirketlerin tüm ihtiyaçlarına Similarweb’in katma değerli çözümleriyle yanıt vermeyi başarıyor. Digitaflex’in sunduğu Similarweb çözümleri arasında Dijital Pazarlama, Pazar Araştırma ve Satış Analitiği öne çıkıyor. Dijital Pazarlama Analitiği; sektörün ve rakiplerin en başarılı stratejilerini keşfetmeye, pazar geliştirmek için en uygun stratejileri belirlemeye, dijital reklam stratejilerini geliştirmeye yönelik veriler sunuyor. Araştırma Analitiği; pazarı, rakipleri ve müşterileri daha yakından tanımaya, odaklı büyüme stratejileri üretmeye, müşterilerin gerçek zamanlı ihtiyaçlarını keşfetmeye olanak tanıyor. Satış Analitiği; Satış performansını arttıran ve yeni potansiyel müşterileri kolaylıkla tespit etmenizi sağlayan rakipsiz bir B2B veri zekası olarak öne çıkıyor. Şirketleri pazarlama veri analitiği çözümleriyle tanıştıran, veri ve içgörü madenciliğinin katma değerini gösteren, uzun vadeli iş ortaklıklarıyla şirketlerin gelişim süreçlerine katkıda bulunan Digitaflex’i yakından tanımak, Similarweb’in katma değerli çözümlerini keşfetmek ve şirketinizin dijitaldeki güncel durumunu anlamanızı sağlayacak özel içgörü seansı randevunuzu almak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İrem Özbay

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

Geçen perşembe günü Getir’in İspanya merkezli Blok’u satın alarak yurt dışı rotalarına Güney Avrupa’yı da eklediğini öğrendiğimizde şirketin kurucu ortaklarından Tuncay Tütek ile bir araya gelmek üzereydik. Tütek, çevrim içi toplantımıza şirketin kuryelerinin kullandıklarına benzer bir motosikletin arka planda olduğu, Getir ofisini geniş açıdan görmemizi sağlayan bir odadan katıldı. Konuşmamızın ilerleyen dakikalarında, bu motosikletin şirketin ikinci elektrikli motosiklet prototipi olduğunu öğrendik. Tütek, “Şu anda hizmet verdiğimiz tüm Avrupa ülkelerinde teslimatları tamamen elektrikli motosiklet ve bisikletlerle gerçekleştiriyoruz,” diyerek bu konuya ekstra hassasiyet gösterdiklerini özellikle vurguladı. Getir, 2021’nin başlarında Birleşik Krallık ile başladığı yurt dışı açılımda motosikletlerinin sokaklarda dolaştığı ülke sayısını şimdiden sekize yükseltti. Geçen ay tamamlanan 555 milyon dolarlık yatırım turunda değerlemesini 7,5 milyar dolara çıkaran şirket, önümüzdeki aylarda Avrupa’daki faaliyetlerini genişletmeyi ve ABD’ye açılmayı planlıyor.

Getir fikri nasıl ortaya çıktı?

Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek

Getir’i pandemi döneminde keşfedenler elbette vardır; ancak şirketin hikâyesinin başlangıcı yaklaşık yedi sene öncesine dayanıyor. BiTaksi’nin kurucusu Nazım Salur, kendi girişimindeki iş modelini başka bir sektörde hayata geçirmeyi ilk olarak düşündüğünde tarihler Ekim 2014’ü gösteriyordu. “Madem birkaç dakika içinde insanlara taksi gönderebiliyoruz aynısını neden market ürünleri için de yapmayalım?” diyen Salur, bu fikri Gittigidiyor kurucularından Serkan Borançlı’ya anlattı. Borançlı, ilk olarak temkinli yaklaşsa da o gece sabaha kadar dünyada bu işi yapan var mı diye araştırdı. Dünyada bu işi yapan kimse yoktu. Borançlı’nın “Biz bu işi yapalım” demesinin ardından Salur, o dönem kendi aile şirketini yöneten Tuncay Tütek, BiTaksi’nin CIO’su Doğancan Dalyan ve ABD’de eğitim gören oğlu Mert Salur’u da ikna ederek ekibe kattı. Tütek, beş kurucu ortağı bir araya getiren motivasyonu, “dünyada daha önce yapılmamış olan bir işi Türkiye’den çıkarmak” olarak tanımlıyor. Türkiye’nin eskiden beri aşina olduğu bakkal çırağının siparişi getirmesi, camdan sepet sallama gibi gelenekleri teknoloji ile birleştirdiklerini söyleyen Tütek, işin zor kısmının ise fikrin uygulaması olduğunu belirtiyor.

Silikon Vadisi’nin iki günahı

Getir’in iş modeli, tüketiciye kendi depoları üzerinden ürün teslimatı yapmak üzerine kurulu. İşin ilginci, Getir’in kurucuları 2016’da Silikon Vadisi’nde yatırımcıların kapısını çalıp iş modellerini anlattığında teknolojik işlerin bu şekilde yapılamayacağı cevabını alıyor. Tabiri yerindeyse Silikon Vadisi’nin gözünde teknoloji şirketlerinin işlememesi gereken iki günah var: ürün stoğunu kendi elinde tutmak ve personelin şirketin kadrolu çalışanı olması. Tütek, o günleri anarken “Kendimizi bir günah işliyor gibi hissettik,” diyor, “Silikon Vadisi daha çok aracılık yapan teknoloji firmalarına yatırım yapmayı seviyor,” diye de ekliyor.

2016’da Silikon Vadisi’nden eli boş dönen kurucular, Getir'in öncüsü olduğu ve e-ticaretten varış süresinin kısalığı açısından ayrılan “Q-commerce” terimini dünyaya duyurmak için hummalı bir çalışma içine giriyor. Siparişi dakikalar içinde ulaştırma vaadiyle yola çıkan şirket; toptancılarla değil direkt olarak Unilever, P&G gibi markalarla çalışıyor. Markalar, ürünleri Getir’in İstanbul, Ankara ve İzmir’deki beş merkezî deposuna teslim ediyor. Ürünler, daha sonra merkezî depolardan şu anda sayısı 500’ü aşan cep depolara dağıtılıyor. Kullanıcılar, Getir uygulamasını açtığında bulunduğu noktaya teslimat sağlayacak cep depodaki ürünleri görerek sipariş veriyor. Nitekim, depolarda stoğu olmayan hiçbir ürün uygulamada görünmüyor.

Getir’in son iki senesi

Hâlihazırda Türkiye'de 32 şehirde hizmet veren Getir, 2019 yılında ana işi olan dakikalar içinde market teslimatının yanı sıra yeni projeleri hayata geçirmeye başladı. GetirYemek ile çevrim içi yemek siparişi işine giren şirket, restoranlardan uzun süre komisyon almayarak ve özellikle pandemi döneminde sıkıntı çeken restoran sahiplerine milyonlarca lira destek vererek sektörde fark yaratmaya çalıştı. Bir süre sonra, daha geniş bir ürün skalasına ulaşmak isteyen kullanıcılar için GetirBüyük devreye girdi. 2021’de ise esnafı desteklemeye yönelik olarak GetirSu ve GetirÇarşı tanıtıldı. Tütek, “Biz sipariş götürebiliyorken kasap, bakkal gibi mahalle esnafı dükkanını siftahsız kapatıyordu. Getir teknolojisini onların ayağına götürmek, esnafı dijitalleştirmek istedik,” diyor ve ekliyor “Burada amacımız birinci günden para kazanmak değil mahalle esnafına destek olmak ve müşteriyi mutlu etmekti.”

Geç gelen “unicorn” statüsü

Getir’in özellikle pandemi döneminde Türkiye ve dünyada ciddi bir şekilde büyüyen hızlı teslimat sektöründe öne çıkmasının nedenleri arasında sektörün ilk oyuncusu olması, uygulamanın kullanım kolaylığı, değişen tüketici alışkanlıkları ve yurt dışı atılımı geliyor. Bu noktada, akıllara ister istemez “Pandemi, Getir’in son bir senedeki hızlı büyümesinin arkasındaki sebep mi?” sorusu geliyor. Tütek, pandemi döneminin yeni kuşakları uygulamaya çekmek konusunda olumlu etkisinin olduğunu kabul ediyor; ancak kısıtlamaların getirisi olduğu kadar götürüsü olduğunun da özellikle altını çiziyor. Nitekim, Getir’in finansal sonuçlarına bakıldığında 2018-2019 yıllarındaki büyüme ile 2020’deki büyümenin hemen hemen aynı olduğu görülüyor. Ayrıca, pandemi döneminde pazardaki rekabetin arttığının da gözardı edilmemesi gerekiyor. Şirket, toplam süpermarket pazarının 100 milyar dolar olduğu Türkiye'de hâlihazırda pazarın yaklaşık %2'lik bir kısmından sorumlu olan hızlı teslimatlarda Banabi, Migros Hemen, Gönder gibi şirketlerle rekabet ederken Avrupa pazarında ise Goriller, Dija, Flink gibi oyuncular bulunuyor.

Öte yandan, Getir’in kurucuları için aslında 1 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak “unicorn” statüsüne ulaşmak 2014’te yola çıktıklarında iki-üç sene içinde gerçekleşecek bir plandı. Fakat Tütek, Türkiye’nin en zor yıllarına denk geldiklerini belirterek 2016’daki darbe girişimi ve 2018’deki makroekonomik krizle birlikte yabancı yatırımcının ilgisinin azaldığına dikkat çekiyor. “Bu nedenle birkaç yatırım turu kaçırdık ve sanılanın aksine “unicorn” statüsüne daha geç ulaştık.” diye de ekliyor. Son zamanlarda ulaşılan değerlemeler ise yurt dışı hamlesinin ardından geliyor.

Yurt dışı açılımı

Getir için en önemli kilometre taşlarından biri, Ocak 2021’de gerçekleşen Birleşik Krallık açılımı. Şirketin ilk rotasını Londra olarak belirlemesinin arkasında şehrin dünya vitrinlerinden biri olması, Birleşik Krallık’ta dijitalleşme ve e-ticaret alışkanlıklarının ileri seviyede bulunması, kişi başına düşen milli gelirin yüksekliği ve Londra nüfusunun yüksek ve yoğun olması yer alıyor. Getir, Avrupa pazarındaki ilk sınavını başarıyla geçince Amsterdam, Berlin ve Paris sokaklarında da hizmet vermeye başlıyor.

Son olarak geçen hafta şirket, Güney Avrupa pazarında faaliyet gösteren İspanya merkezli hızlı market teslimatı uygulaması olan Blok’u satın aldı. Satın almanın heyecanı yüzünden okunan Tütek, “Bugüne kadar hep organik büyüdük. İlk defa bir satın alma gerçekleştirerek inorganik büyüyoruz; ancak gelecekte çok iyi bir fırsat çıkmadığı takdirde önceliğimiz organik büyüme olacak,” diyor. Blok’un satın alınmasıyla birlikte şirket, Getir adıyla İspanya, İtalya ve Portekiz’de de hizmet vermeye başlayacak. 2021’in son çeyreğinde ise ABD pazarına girilmesi hedefleniyor.

Tütek, Türkiye ile yurt dışı operasyonları arasındaki en büyük farkın “depo bulma zorluğu” olduğunu söylüyor. Türkiye’de rahatlıkla halledilebilen bu süreç, yurt dışında prosedürlerinin çok fazla olması nedeniyle aylar sürebiliyor. Ayrıca, merkezî bir deponun açılması için belli bir sipariş hacmine de ulaşılması gerekiyor. Getir, şu anda Avrupa’daki operasyonlarını merkezî depo olmadan yürütüyor. Toptancılara kendilerini ispat etmek de Getir’i yurt dışında zorlayan konulardan biri; ancak bu zorluğu kısa sürede aşan şirket, hâlihazırda çok uluslu şirketlerle Avrupa bazında iş birlikleri için masaya oturmaya hazırlanıyor.

Getir'in yurt dışında öncelikli hedefi; dakikalar içinde market teslimatını olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmak. Tütek, “Şimdilik GetirYemek, GetirÇarşı gibi projeleri yurt dışına taşımayı düşünmüyoruz. Gelecekte ülkelerin ihtiyaçlarına göre bu projelerin şekillenmesi ise kaçınılmaz. Mesela Fransa’da GetirÇarşı’nın tutabileceğini düşünüyoruz,” diyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🛵 Avrupa sokaklarında bir tanıdık, evrim geçiren iş modelleri

Bu hafta, Getir'in kurucu ortağı Tuncay Tütek'le şirketin yurt dışı açılımı, gelecek planları ve Q-commerce üzerine konuştuk. SC Yönetim Danışmanlık kurucusu Soner Canko ise evrim geçiren iş modellerini anlattı.

05 Tem 2021

🛵 Avrupa sokaklarında bir tanıdık, evrim geçiren iş modelleri

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak