Gıda ve tarım ihracatında hedef 50 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin 2028'de gıda ve tarım ürünleri ihracat gelirini 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Geçen yıl gıda ve tarım ürünleri ihracatından yaklaşık 27 milyar dolar elde edildi. 2023 yılının ilk yedi ayında tarım sektörünün dış pazarlara sevkiyatı yıllık %5,3 artışla 19,7 milyar dolara yükselerek ülkenin toplam ihracat gelirlerinden yaklaşık %16 pay aldı. Gültepe, Türkiye'nin 2028 yılında ihracat gelirini 400 milyar dolara çıkarma hedefine ulaşmasında gıda ve tarım sektörünün önemli rol oynayacağını belirtti.
- Neden? Türk tarım sektörünün ürün çeşitliliği, yüksek teknoloji kullanımı ve geniş üretim kapasitesine sahip sanayi altyapısından kaynaklanan birçok avantajı olduğunu ifade etti. İklim değişikliği nedeniyle gıda güvenliği küresel anlamda önemli bir konu hâline gelirken Gültepe'ye göre Türkiye sahip olduğu avantajları tarım sektörü için fırsatlar yaratmak için kullanabilir.
- Ne dediler? TİM Tarım Meclisi'nden Melisa Tokgöz Mutlu, "Küresel pazarda tanınan bir 'Türkiye markası' yaratmak istiyoruz," dedi. Mutlu, Türkiye’nin coğrafi konumunun sektöre büyük fırsatlar sunduğunu da sözlerine ekledi: “Stratejimizi sürdürülebilirlik üzerine inşa ediyoruz. Pazarın alım gücü yüksek tedarikçisi olmayı hedefliyoruz. ABD, Avrupa, Japonya gibi pazarlarda güçlü bir varlık gösterebilirsek yüksek katma değer yaratabiliriz.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Ezine peynirine AB'den coğrafi işaret yolda mı? Z kuşağının yemek tercihlerindeki etkenler neler? İtalya'da mavi yengeç istilası sadece deniz ekosistemini mi tehdit ediyor?
30 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




