Hafızanın muhafazası: Unutma Biçimleri

Burak Çevik imzalı "Unutma Biçimleri" Türkiye'deki ilk gösteriminin ardından 14 yıl İstanbul Modern'de saklı tutulacak.
Hafızanın muhafazası: Unutma Biçimleri

23 Haziran - Go Ons - Duende
Go Ons ile birlikte

Go Ons ile #DurveAndaKal Toplantılar, mesailer, bakılması gereken acil e-postalar derken sence de bir şeyi unutmuyor muyuz? Mesela kendimize biraz #DurveAndaKal demeyi? Söylemesi kolay dediğini duyar gibiyiz; ancak gerçekleşmesinin zor olmadığına inanıyoruz. Eve dönerken gözümüzün ucuyla bile bakmayı hatırlamayıp kaçırdığımız leziz gün batımlarını düşün. Bazen onların karşısında durup anda kalman bile sıkışmışlıklarını hafifletebiliyor. En basitinden, biraz eğlenmek için neden cuma akşamlarını beklediğimizi düşün? Mesela Go Ons #CumaGibiÇarşamba yaşamayı öneriyor. Tavsiyesine kulak veriyor ve kendimizi Go Ons’un ilham bulduğu Akdeniz kültürünün kollarına bırakarak #DurveAndaKal mottosunu gerçekleştirebilmek için en şanslı olduğumuz güne; 21 Haziran Çarşamba ’ya, Gümüşlük’e gidiyoruz. Neler oldu? Go Ons , 21 Haziran Çarşamba günü Limon Gümüşlük ’te gerçekleştirdiği etkinlikte yılın en uzun gün batımını kutlamak üzere konuklarıyla bir araya geldi. #DurveAndaKal mottosunu içselleştireme fırsatı bulan davetliler, dünyanın en iyi barları arasında olan Locale Firenze ekibinin hazırladığı kokteyller ve Limon Gümüşlük lezzetleriyle buluşurken hem en uzun günü bu defa #CumaGibiÇarşamba tadında kutladılar hem de en uzun gün batımının keyfini çıkardılar. O güne dair Sertab Erener ’in “bu an hiç bitmesin” dedirten akustik performansından mı yoksa Akdeniz’in sunduğu bütün güzelliklerin meyvesi Sicilya limonuyla hazırlanan lezzetlerle kutlanan yazın gelişinden mi bahsetsek karar veremiyoruz. Kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki; Akdenizlilerin şen kahkahalarla doldurduğu, uzun uzun oturulan afiyetli masalarının verdiği #DurveAndaKal hissiyatı, bu harika günün her dakikasında hissedildi. Sıkıldığımız, sıkıştığımız her anda Go Ons yanımızda, sen yeter ki #DurveAndaKal .

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Unutma Biçimleri

Yönetmen: Burak Çevik

Yapım yılı: 2023

Süre: 70 dakika

Burak Çevik Türkiye sinemasının biçimle, şekille, kalıplarla, türlerle oynamayı; kuralları bozmayı, sinemayı bir oyun alanına dönüştürmeyi en çok seven yönetmenlerinden. Üstelik paylaştığı öneri listeleriyle, kurucusu olduğu Fol Sinema Topluluğu’nun gösterimleriyle ya da film festivalleri için oluşturduğu deneysel seçkilerle; henüz ilk filmini çekmeden bile farkını ortaya koymuş biri. İlk iki uzun metrajlı filmi Tuzdan Kaide (2018) ve Aidiyet’in (2019) ilk gösterimleri, tam da onunkiler gibi yeni anlatım biçimleri deneyen filmlerin yer aldığı Berlinale Forum bölümünde yapılmıştı. “Her ailenin bir trajedisi vardır, bu da benimki…” cümlesiyle başlayan Aidiyet, kişisel bir trajedinin belgesel ve kurmaca arasında gidip gelen bir anlatımıydı. Suç dosyasındaki sanık ifadelerini deneysel görüntülerle birleştiren belgesel sinema dili, romantik bir sabah kahvaltısından bir katil yaratan kurmaca canlandırmasıyla devam ediyordu.

Yönetmenin yeni filmi Unutma Biçimleri de ilk gösterimini Berlinale Forum’da yaptı. Fakat bu kez film sadece sinema dili ve biçimsel anlamda değil, topyekûn varoluşuyla da bir deneysellik giymişti üstüne: Ayrıldıktan on dört yıl sonra bir araya gelip ilişkilerini ve onu neden bitirdiklerini hatırlamaya çalışan bir çiftin konuşmalarına tanık olduğumuz Unutma Biçimleri, Berlin’deki prömiyerinin ardından Türkiye’de tek bir kez İstanbul Modern Sinema’da gösterilecek ve on dört yıl boyunca İstanbul Modern’in koleksiyonunda saklı tutulacaktı. Böylece filmin konu edindiği hatırlama, hafıza ve bellek kavramları somut bir deneyimin parçası olacak; o tek gösterimde salonda bulunma şansı elde eden izleyici on dört yıllık bir performansın parçası olacaktı. O şanslı izleyiciler arasında olduğum için çok mutluyum. 

Unutma Biçimleri | Kaynak: İstanbul Modern Sinema

Unutmak ve hatırlamak

Anılarda yaşamak son derece tehlikelidir. Sadece geçmişe takılıp kalmaktan ya da geçmişi romantikleştirmekten kaynaklanan bir olumsuzluktan söz etmiyorum: Anılar, bireysel ya da kolektif hafızanın şekillenişi ve insan belleğinin doğası gereği objektif değil subjektif, kati değil akışkandır. Tehlikeyi bu yaratır. Nerede olduğunu hatırlamıyorum, bir yerde okumuştum: Aslında bir anı ya da bir olayı hatırladığımızda onun kendisini değil, onu en son hatırladığımızda şekillendirdiğimiz hâlini hatırlarız. Hem o ana dair hatırladığın gerçekler hem de onu en son hatırladığında kendi zihninde kurdukların, eklediklerin ve sildiklerinle şekillenen yeni hâlini… Bu döngü belki de her parçasını tek tek değiştirene, yepyeni bir anı yaratana kadar devam eder. Tıpkı filmde de üzerine konuşulan, Thesseus’un gemisi gibi: Zihnimizde canlandırdıkça birer birer tüm parçalarını yenilediğimiz bir anı, hâlâ yaşadığımız o anın kendisi midir? Ya da şöyle sormak gerek belki: O anı paylaşmış iki kişinin yıllar sonra hatırladıkları tamamen farklı olabilir mi?

Unutma Biçimleri’nin başvurduğu görsel çağrışımlar ve kavramsal imgeler Thesseus’un gemisinden dondurulmuş anıların buzlarını kırmaya, hafızasıyla övdüğümüz filden unutmabeni adını koyduğumuz çiçeğe uzanıyor. Yönetmenin görsel seçimleri, özgür bir alan yarattığı iki oyuncusu Nesrin Uçarlar ve Erdem Şenocak’ın diyalogları ve fikir paylaşımlarıyla zenginleşiyor.

Bana hissettiren filmler üzerine düşünmek, bana düşündüren filmler hakkında tanıdık duygular hissetmek her daim güzel. Unutma Biçimleri de bunu sağladı. Öte yandan belki de ilk defa o film aracılığıyla bir şeyler hissederken bir daha asla (asla değil tabii ama on dört sene boyunca) geri dönemeyeceğimi, herhangi bir sahnesini tekrar izleyemeyeceğimi bilmenin paniğini yaşadım. Unutmak istemedim belki. Oysa filmin amaçladığının tam da bu olduğunun farkındaydım: Unutmamak için hatırlamak, hatırlarken filmi kendi zihnimizde yeniden şekillendirmek ve nihayetinde filmi izleyen 150 kişinin hatırlama biçimleriyle başkalaşmış, 150 ayrı Unutma Biçimleri yaratmak.

Unutma Biçimleri | Kaynak: İstanbul Modern Sinema

Nerede izleyebilirsin? İzleyemezsin. Türkiye'deki ilk gösteriminin ardından 14 yıl boyunca İstanbul Modern koleksiyonunda saklı kalacak filmin 2037 yılına dek yeni bir gösterimi olmayacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🧊 Burak Çevik'in Unutma Biçimleri, QOTSA'in primitif rock 'n' roll'u

Burak Çevik'in filmi Unutma Biçimleri ve hafızanın muhafazası, Queens of the Stone Age'in kataloğunun en törpülenmemiş ve en direkt gitar primitif yeni albümü, çıkışta bir grup Bar Italia.

23 Haz 2023

Go Ons ile birlikte
Kaynak: İstanbul Modern Sinema

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?