Haftalık takvim: ABD TÜFE haftası


Garanti Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu ile değişen piyasalara uyum, dinamik yönetim Garanti BBVA Portföy’ün uzman yatırım ekibi piyasadaki fırsatları izleyip, GZP-Garanti Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu ’nu dengeli varlık dağılımına sahip bir portföy ile dinamik olarak yönetir. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda “az ama öz” diyebileceğimiz bir haber akışı bekliyoruz. Yurt içinde ödemeler dengesi istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD TÜFE izleniyor olacak.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta sakin bir haber akışıyla başlamakla birlikte haftanın sonuna doğru akış hızlanacak gibi görünüyor. Haftanın en çok öne çıkan verisi 13 Ocak Salı günü TCMB tarafından açıklanacak olan ödemeler dengesi istatistikleri olacak.
- Piyasa beklentisi cari dengenin Kasım ayında 3,2 milyar USD açık vermesi yönünde. Böylece 12 aylık yıllıklandırılmış cari açık da 22,3 milyar USD seviyesine yükselmiş olacak.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 12 Ocak Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak inşaat maliyet endeksi,
- 13 Ocak Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak perakende satış endeksi ve toplam ciro endeksi,
- 14 Ocak Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret endeksleri,
- 15 Ocak Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak inşaat ve hizmet üretim endeksleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 16 Ocak Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu ile TÜİK tarafından açıklanacak ücretli çalışan istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda bu hafta veri yoğunluğu açısından daha sakin bir haber akışı beklense de, 13 Ocak Salı günü açıklanacak ABD TÜFE nedeniyle piyasalara etkisi yüksek bir akış bizleri bekliyor diyebiliriz.
Piyasa beklentisi ABD’de TÜFE’nin Aralık ayında aylık bazda %0,3, yıllık bazda %2,7 artış göstermesi yönünde. Bu beklentinin altında gelecek bir veri, istihdam piyasasındaki negatif sinyallerle de birlikte, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim adımlarını hızlandırmasına yol açabilir.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 13 Ocak Salı günü ABD’de Federal bütçe dengesi,
- 14 Ocak Çarşamba günü Çin’de dış ticaret endeksi, ABD’de üretici fiyat endeksi ve perakende satışlar
- 15 Ocak Perşembe günü Almanya ve İngiltere’de GSYH,
- 16 Ocak Cuma günü ise Almanya’da TÜFE ve ABD’de sanayi üretimi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta bütün başlıkların arasında ABD TÜFE, en azından ekonomi tarafında en çok öne çıkan veri olacak. Piyasa beklentisi %2,7 seviyesinde olsa da bunun altında gelecek bir veri, Fed'in faiz indirim adımlarını hızlandırmasına yol açabilir.
12 Oca 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



