İhracatçının kur çıkmazı: İstanbul’da kayıp %20’yi aştı

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan illere göre dış ticaret verileri, İstanbullu ihracatçıların kaybının yıllık bazda %20’nin üzerine çıktığını gösterdi. Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, gerçekleştirilen ihracatla ilgili Ticaret Bakanlığı ile TİM’in hesaplama yöntemi arasında farklılık bulunduğunun altını çizdi.
İhracatçının kur çıkmazı: İstanbul’da kayıp %20’yi aştı

24 Nisan - Türkiye İş Bankası
Türkiye İş Bankası ile birlikte

Türkiye İş Bankası ve Petrol Ofisi Grubu iş birliğiyle: Bilim Kuşağı Atölyeleri Türkiye İş Bankası ve Petrol Ofisi Grubu iş birliğiyle gerçekleştirilen Bilim Kuşağı Atölyeleri , Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşmaya devam ediyor. Neler oluyor? Üç yıl içinde 750 bin çocuğun temel bilimsel kavramlarla tanışarak bilim ve teknolojiye duydukları ilgi ve merakı artırma hedefiyle 2023 yılında başlatılan Bilim Kuşağı Atölyeleri projesi, hem atölyeler hem de bilim kitleri ve rol model öğretmenler aracılığıyla 230 bini aşkın çocuğa ulaştı. İlk olarak 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen şehirlerde yaşayan 8-13 yaş aralığındaki çocukların katılımıyla hayata geçirilen atölyelerle çocuklara bilimle ulaşılması, eğitim hayatlarında oluşan boşluğun bir nebze de olsa doldurulması, eğitime ve bilime olan ilgilerinin teşvik edilmesi amaçlandı. Bilim seti gönderimi yapılan okullarda görev alan rol model öğretmenler 2 aylık bir eğitim programına katıldı. Öğretmenler bu programda yapay zekâ, kodlama, robotik gibi bilim müfredatı eğitimlerini tamamlayarak zaman yönetimi, öğrenmeyi öğrenmek gibi kişisel gelişim eğitimleri aldı. Neden önemli? Bilim Kuşağı Atölyeleri ; öğrencilerin merak duygusunu teşvik etmesi, eğitim saati için heyecan duyulması, çocukların teknolojiyi anlama yeteneklerine etkisi, diğer öğrencilerle iş birliği ve paylaşımı artırması açısından %90 olumlu değerlendiriliyor. Öyle ki proje, atölyeler sonrası çocukların %99’unun meslek hayallerinin değişmesi gibi oldukça olumlu dönüşler alıyor. Çocuklar robotik kodlama, elektronik malzemelerle çalışma ve deneylere özel olarak ilgi gösterirken afetleri önlemeye dönük proje geliştirmeye ilgileri olduğu gözleniyor.

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan illere göre dış ticaret verileri, İstanbullu ihracatçıların Mart ayında bir önceki yılın aynı döneminde kıyasla nispeten sakin bir dönem geçirdiğini gösterdi. Bakanlık verilerine göre söz konusu ayda İstanbul’un ihracat kaybı yıllık bazda %20’nin üzerine çıkarken, söz konusu kayıpta rekabet gücünü kaybetmekte olan belirli sektörlerin diğerlerine kıyasla daha çok öne çıktığı görüldü.

Birinci çeyrekte kayıp %10’un üzerinde

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre Mart ayında İstanbul’un gerçekleştirdiği toplam ihracat %23,0 oranında azalarak 4 milyar 441 milyon USD seviyesine geriledi. Bir önceki yılda bu tutar 5 milyar 730 milyon USD seviyesindeydi.

Bu dönemde şehrin toplam ihracattan aldığı pay da bir önceki yıla kıyasla 4,8 puan azalışla %19,5’e kadar geriledi. Yine aynı veri kaynağına göre 2024 yılının birinci çeyreğinde şehrin gerçekleştirdiği ihracat %10,2 azalışla 13 milyar 35 milyon USD’ye gerilerken; şehrin toplam ihracattan aldığı pay ise 3,1 puan azalışla %20,5’e indi.

Hazır giyimde üç aylık kayıp 600 milyon doları buldu

Sektörel rakamlara bakıldığında İstanbul’da en çok ihracat kaybına uğrayan sektörlerin hazır giyim & konfeksiyon, mücevher ve demir & demir dışı metaller sektörleri olduğu görüldü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre söz konusu dönemde bu sektörler sırasıyla 334,4 milyon, 303,9 milyon ve 118,8 milyon USD tutarında ihracat kaybına uğradı. Aynı dönemde oransal olarak en çok ihracat kaybına uğrayan sektörler ise %47,0 ile mücevher, %37,4 ile kuru meyve ve %32,2 ile deri & deri mamulleri sektörleri oldu.

Birinci çeyrek rakamlarına bakıldığında en çok ihracat kaybına uğrayan sektörlerin yine hazır giyim & konfeksiyon ve mücevher sektörleri olduğu görüldü. TİM verilerine göre 2024 yılının birinci çeyreğinde söz konusu sektörlerin ihracat kaybı sırasıyla 608,1 ve 535,1 milyon USD seviyesinde gerçekleşti. Bu sektörleri 200,4 milyon USD’lik kayıp ile yine demir & demir dışı metaller sektörü takip etti.

Ülke istatistiklerine bakıldığında ise İstanbul’dan ana ihracat pazarlarına yapılan satışların yine azalmakta olduğu görüldü. TİM verilerine göre Mart ayında İstanbul’da Almanya’ya yapılan ihracat %11,4, ABD’ye yapılan ihracat %19,5, Fransa’ya yapılan ihracat %14,6, Rusya’ya yapılan ihracat %32,7, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ihracat ise %60,6 daraldı. Sadece Mart ayında bu beş ülkeye yapılan ihracattan yaşanan kayıp ise 528,9 milyon USD’yi buldu.

‘Mart ayında İstanbul’un ihracatı daraldı’

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, gerçekleştirilen ihracatla ilgili Ticaret Bakanlığı ile TİM’in hesaplama yöntemi arasında farklılık bulunduğunun altını çizerek, “TİM olarak biz ihracat hesabında firmaların kanuni merkezlerini dikkate alıyoruz. Örneğin Malatya’da üretim yapan bir firmanın yasal merkezi İstanbul’daysa yaptığı ihracatı biz İstanbul’a yazıyoruz. Ticaret Bakanlığımız ise üretim hangi ildeyse ihracatı da o ilin hesabında gösteriyor” dedi. TİM’in hesaplarına göre de Mart ayında İstanbul’un gerçekleştirdiği ihracatta bir gerileme olduğunu kaydeden Gültepe, şehrin bu gerilemeye rağmen ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdüğünü kaydetti.

“TİM’in hesaplarına göre Mart ayında İstanbul’un ihracatı %14 daraldı. Bu daralmaya rağmen Mart ayındaki toplam ihracatımızın %40’ını İstanbul yaptı. İlk çeyrek özelinde baktığımızda da Türkiye’nin toplam ihracatının %41’ine İstanbul’un imza attığını görüyoruz.”

‘Kurun enflasyonla paralel hareket etmesi gerekiyor’

Sektörel ihracat değişimlerine de değinen Mustafa Gültepe, mücevher sektörünü global altın fiyatları ve küresel gelişmelere bağlı talep dinamikleri nedeniyle diğer sektörler gibi incelemenin mümkün olmadığını, ancak özellikle hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde rekabet gücü problemi bulunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Hazır giyim, tekstil ve deri mamulleri gibi emek yoğun sektörlerde ise temel sorun rekabet gücünün zayıflamasından kaynaklanıyor. İçeride maliyetler %100’ün üzerinde artarken kur kısmen daha yatay bir seyir izlediği için emek yoğun sektörlerimizin rekabet gücü zayıfladı. Avrupa ve ABD gibi iki büyük pazarda talebin yavaşladığı bir dönemde fiyat avantajımızı da kaybetmemiz emek yoğun sektörlerimize ihracat kaybı şeklinde yansıdı.”

Hazır giyim ve tekstilin Türkiye’nin küresel oyuncu konumunda bulunduğu sektörler olduğunu ve bu sektörlerin stratejik bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyleyen Gültepe, “Emek yoğun sektörlerde çok daha şiddetli hissedilen bu sorun aslında ihracatımızın geneli için de ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi kısa vadede çözümün yolu kurun enflasyona paralel hareket etmesinden geçiyor. Örneğin bir ay fiyatlar %3 arttıysa kurun da o oranda artması gerekiyor” dedi. 

Gültepe orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri ise şu şekilde sıraladı:

“Orta ve uzun vadede ise katma değerli ihracata odaklanmalıyız. Katma değerli üretimin yolu da tasarımdan, markalaşmaktan, teknolojinin imkanlarını kullanmaktan, inovasyondan ve sürdürülebilir yeşil üretimden geçiyor. Bahsettiğim başlıklarda devletimizin ihtiyaca uygun yeni teşvik mekanizmaları geliştirmesi hiç şüphesiz süreci kolaylaştıracaktır.”

‘İhracat hedeflerini yakalayacağımıza inanıyorum’

Türkiye’nin 2024 yılı için koyduğu ihracat hedeflerini de yorumlayan Gültepe, mal ve hizmet ihracatı için sırasıyla 267 milyar ve 110 milyar USD olarak konulan hedefleri yakalayacaklarına inandığını söyleyerek şu şekilde konuştu:

“Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutladığımız 2023’te 255,8 milyar dolarla ihracat rekoruna imza atmıştık. Bu yıla da 267 milyar dolarlık bir ihracat hedefiyle başladık. Bazı sektörlerimizde daralma devam etmekle birlikte ilk çeyreği %3,6 artıda kapattık. Yılın ikinci yarısından itibaren Avrupa ve ABD pazarındaki canlanmaya paralel olarak ihracatımızdaki artış trendinin devam edeceğini ve bu yıl için öngördüğümüz 267 milyar dolarlık hedefi yakalayacağımıza inanıyorum. Hizmet ihracatında da 110 milyar dolarlık hedefi yakalamamızın önünde bir engel görmüyorum.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

💸 İhracatçının kur çıkmazı

Dün yurt içinde piyasaların kapalı olduğu, sakin ve keyifli bir bayram günü geçirdik. Bugün ise piyasaların seyrinin yanı sıra TCMB tarafından açıklanacak olan reel kesim güven endeksi ve konut fiyat endeksi verilerini takip edeceğiz.

24 Nis 2024

Wiki

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

Eren Kuru

·

24 Eyl 2026

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Güncel fon krizinin tahlili: Türkiye sermaye piyasası için yeni bir eşik

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

Yaman Alp Ungan

·

24 Eyl 2026

Güncel fon krizinin tahlili: Türkiye sermaye piyasası için yeni bir eşik
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Tüketicinin sepeti küçülürken, fişi nasıl büyüyor?

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Hakan Bektaş

·

24 Eyl 2026

Tüketicinin sepeti küçülürken, fişi nasıl büyüyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Eralp Ersoy

·

24 Eyl 2026

2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Türkiye cari açığını nasıl finanse ediyor?

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.

Emircan Yaman

·

23 Eyl 2026

Türkiye cari açığını nasıl finanse ediyor?