İşin geleceği: Gig ekonomisi

Gig ekonomisi nasıl ortaya çıktı? Avantajları ve dezavantajları neler? Türkiye’de gig ekonomisi ne durumda?
İşin geleceği: Gig ekonomisi

4 Şubat - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Emlak, bilgi, güven: Zingat “ Gayrimenkul yatırımı, insanların hayatlarında verilebilecek en önemli finansal kararlardan biri ve belki de en önemlisidir. ” diyen Zingat’a katılıyor ve bugünün bülteninde sizi, hayalinizdeki evi bulma yolculuğunuzda güvenilirliği ve deneyimiyle her an yanınızda yer alacak gayrimenkul sektörünün fark yaratan platformu Zingat’la buluşturuyoruz. Nedir? 2015 yılında faaliyete geçen Zingat , Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar/kiralayanlar, yeni ev arayışında olanlar, bu sektörden profesyonel kazanç sağlayan kişileri doğru, kapsamlı referans bilgilerle aynı çatı altında buluşturan güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu. Neden Zingat? Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Zingat, REIDIN gibi dünyanın sadece gelişmekte olan ülkelerine odaklanan, ilk ve en büyük gayrimenkul bilgi platformuyla yaptığı iş birliği ve bünyesinde barındırdığı profesyonel analiz-içerik ekipleriyle gayrimenkulle ilgili her şeye dair doğru ve yararlı bilgiyi sunma gayesiyle çalışıyor. Zingat Bana Ev Bul : Gayrimenkule dair alışkınlarımızı değiştiren Zingat, Bana Ev Bul hizmetiyle ücretsiz ve yenilikçi bir deneyim yaratıyor. Zingat Bana Ev Bul hizmeti, satılık ya da kiralık ev, iş yeri veya arsa arayışlar için bu zorlu süreci akıllı ve hızlı hâle getirerek ev arama yolculuğunuzda tamamen kişiselleştirilmiş bir çözüm sunuyor. Tek yapmanız gereken aradığınız ya da satmak/kiralamak istediğiniz gayrimenkulün detaylarını Zingat’la paylaşmak. Mutluluğa giden gayrimenkulu bulmak üzere bu bağlantı üzerinden Zingat’ı keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Daha önce hiç çevrim içi uygulamalardan yemek siparişi verdiniz mi? Ya da ulaşım için Uber kullandınız mı? Eğer cevabınız evet ise gig ekonomisine bir şekilde katkı sağlamışsınız demektir. “Kısa süreli iş” anlamına gelen “gig” terimi her ne kadar müzik sektöründen çıkmış olsa da günümüzde “gig ekonomisi” her sektörden kurum ve kuruluşun bağımsız çalışanlar ile kısa süreli yaptığı anlaşmalardan oluşan bir serbest piyasa sistemi olarak tanımlanıyor.

2008 kriziyle artan işsizlikle birlikte insanların özgürce kazanç sağlama isteğinden doğan bu kavram, hızla gelişen teknoloji ve pandemi şartları sayesinde büyümeye ve iş dünyasını şekillendirmeye devam ediyor. 

  • Zamanının tümünü bir şirkette geçirmek istemeyenlerden yalnızca part-time çalışmak isteyenlere, ek gelir elde etmek isteyen öğrencilerden ev kadınlarına kadar geniş bir grubu kapsayan bu sistem, kısaca kendi işinin patronu olmak isteyenlerden oluşuyor.

  • Gig ekonomisi dendiği zaman Türkiye’de ilk akla gelen örnekler, Uber ve BiTaksi sürücüleri veya Yemeksepeti, Trendyol ve Getir kuryeleri olsa da bunlara ek olarak alanında uzman ve deneyimli kişilerin şirketler için belirli zaman ve projeler için çalışmasını da kapsıyor.

Bu model nasıl çalışıyor?

Yükselen gig ekonomisi, hizmeti sağlayan ve talep edenlerin buluştuğu dijital platformların sayısını arttırıyor. Bu platformlar, tarafları belirli bir ücret karşılığında buluşturarak gelirini sağlarken bağımsız çalışanlar rekabet edebilecekleri çerçevede hizmetlerine fiyat vermede özgür oluyor.

MBO Partners’ın yayımladığı Bağımsızlık Raporu’na göre, ABD’de bağımsız çalışanların sayısı 2021’de bir önceki yıla göre %34 artarak 38,2 milyondan 51,1 milyona çıktı. Bu artışın %68’ini Y ve Z kuşağı oluştururken %55’ini ise kadınlar oluşturuyor. 

Fortune’da yayımlanan bir makaleye göre, kadınların gig ekonomisine yönelmesinin temel sebebi pandemiden erkeklere göre daha olumsuz etkilenmiş olmaları. Ev işleri ve çocuk bakımına ayrılan zamanın kadınlar için çok daha fazla olması, geleneksel biçimde çalışmayı zorlaştırırken gig ekonomisinin sağladığı esneklikler kadınlara yeni fırsatlar yaratıyor.

Gig ekonomisinin avantajları neler? 

MBO Partners’ın raporuna göre, bağımsız çalışanların %87’si daha mutlu olduğunu belirtirken %78’i ise daha sağlıklı olduklarını belirtiyor. 

  • Fortune’un 2000 kadın ile yaptığı araştırmaya göre, katılımcıların %96’sı gig ekonomisinin en büyük avantajının esnek çalışma şartları sağlaması olduğunu söylüyor. Belirli zaman aralığına ve mekana kısıtlanmayan çalışanlar, dilediği zaman çalışıp dilediği zaman tatil yaparken aynı zamanda daha verimli çalıştıklarını belirtiyor.

  • Çalışanların fiyat politikalarını kendilerinin belirlemesi, kazançlarının üzerinde geleneksel çalışanlara kıyasla daha fazla kontrollerinin olmasını sağlıyor.

  • Tek bir işe bağlı olmayan çalışanlar, kendi kapasiteleri çerçevesinde aynı anda sınırsız proje üzerinde çalışabiliyor.

  • İşverenler ise bir yandan ihtiyaçları doğrultusunda alanında uzman kişileri seçebildikleri için ekstra eğitim masraflarından tasarruf ederken diğer yandan dijital platformlardaki ücret esnekliği sayesinde maliyetlerini düşürüyor.

Her şey olumlu mu? 

Gig ekonomisine mesafeli yaklaşanlar da bulunuyor. Mesafeli yaklaşanların en büyük gerekçesi, gig ekonomisi çalışanlarının sigorta gibi özlük haklarının şirketler tarafından değil kendileri tarafından karşılanmak zorunda olması. Aynı zamanda düzensiz gelir elde etmek ve çalışma yoğunluğundaki farklılıklar da çalışanlar için dezavantaj haline gelebiliyor. Belirsiz olan iş saatleri kişilerde iş-yaşam dengesini sıkıntıya sokabilirken gig ekonomisi, kariyer gelişimi konusunda da kişilere kısıtlı imkanlar tanıyor.

MBO Partners’ın raporuna göre, önümüzdeki beş yıl içinde ABD halkının en az %50’sinin bağımsız olarak çalışacak olması bu sistemde reform ihtiyacını doğuruyor. Örneğin, 2019 yılında Kaliforniya eyaleti, gig çalışanlarına özlük hakların verme doğrultusunda Uber ve Lyft sürücülerini bağımsız çalışanlar olarak sınıflandırmak yerine bordrolu çalışan olarak sınıflandıran çalışma yasasını kabul etti.

Türkiye’de gig ekonomisi ne durumda?

Pareto Spot’a konuşan Ussal Consulting kurucusu Ussal Şahbaz, gelişmekte olan ekonomilerde gig ekonomisinin çok uzun zamandır bulunduğunu ve bunun kayıt dışı istihdamı kapsadığını söylüyor. Bu nedenle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri farklı değerlendirmemiz gerektiğini vurgulayan Şahbaz, durumu şu şekilde özetliyor:

“Türkiye gelişmekte olan bir ekonomi olarak kayıt dışılığın çok yüksek olduğu, dolayısıyla aslında birçok işin zaten resmi olmayan yollarla yapıldığı ülkeler arasına giriyor. Dolayısıyla Türkiye’de, ABD’de veya bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi maaşlı istihdamın gig ekonomisine dönüşmesi pek söz konusu değil. Tam tersine zaten kayıt dışı olan bazı alanlar bu gig ekonomisi sayesinde kayıt içine alınıyor.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

👷‍♂️ Haklar ne kadar esnetilebilir?

Gig ekonomisi nedir? Dijitalleşmenin etkisiyle ortaya çıkan ve şirketlerin bir sözleşme ile talebe bağlı çalıştırdığı "gig" çalışanlar, ne tür sıkıntılar yaşıyor? Grevler ve sendikalaşma çalışmaları işe yarıyor mu?

04 Şub 2022

Zingat ile birlikte
İllüstrasyon: Claire Merchlinsky / Financial Times

YAZARLAR

Gülbahar Tanyeri

Yazar - Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Pelin Cengiz

·

21 Tem 2026

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı
ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?