Issey Miyake'nin moda mühendisliği

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Hayatımızda Covid-19 olmasaydı birçok şeyin farklı olacağına şüphe yok. Yazı düşünelim mesela. Hâlâ yaz gibi hissettiren eylül ayına girerken yaza geri dönüp baktığımızda, Covid-19 olmasaydı yaz nasıl geçerdi diye düşünüyor musunuz? Gezgin ruhlar nerelerdeydi? Keşfetmek istedikleri yeni dünyalara ulaşabildiler mi? Şimdi biraz bulunduğumuz yerden uzaklaşıp güneşin doğduğu ülkeye, Japonya’ya doğru yolculuğa çıkalım. Japonya doğumlu moda tasarımıcısı Issey Miyake'yle biraz Uzak Doğu havası alalım.
Kaynak: The Guardian
45 yıl: 1938 yılında Japonya’nın Hiroşima şehrinde doğan ve 1945 yılında şehrine düşen atom bombasının ardından ayakta kalabilen tasarımcının, 45 yıllık profesyonel hayatına ışık tutan tasarımları Miyake Issey Exhibition: The Work of Issey Miyake 2016 yılında Tokyo’da The National Art Center’da sergilenmişti. Issey Miyake’yi anlamaya çalıştığınızda teknoloji ve inovasyon odaklılığına, kültürel mirasa sahip çıkarken aynı zamanda fütürist olabilmesine, tasarımlarında kullandığı kumaşlara ve üretim tekniklerindeki deneysel yaklaşımına, doğu-batı sentezini kullanarak yarattığı avangart tarzına hayran kalıyorsunuz.
Kaynak: Metropolis
Her daim yenilikçi: Issey Miyake’yi anlatmaya çalışırken hangi yenilikçi tasarımından başlayacağıma karar vermekte zorlanacağımı düşünmemiştim. Pleats Please ve 132 5. Issey Miyake kreasyonları, Bao Bao çantası, Japonya’nın geleneksel kâğıdı washi gibi farklı dokuları tasarımlarında kullanması, A-POC (bir parça kıyafet için bir parça kumaş hedefiyle çevreye olan duyarlılığı)… Liste uzadıkça uzuyor. Bir arkadaşı Issey Miyake’nin tasarladığı ısıyla preslenen pilelerin dans kostümleri için mükemmel bir seçim olacağını önerdikten sonra tasarımcı, 1991 yılında polyester triko pileler kullanarak tasarladığı kostümleri William Forsythe’ın Frankfurt Ballet Company’nin The Loss of Small Detail gösterisinde test etme şansı yakalıyor. Tasarladığı kıyafetler, farklı vücut ölçülerine sahip ve daha fazla hareket kabiliyetine ihtiyaç duyan dansçıların bile böylesine rahat hareket etmesine fırsat veriyorsa bu kıyafetlerin günlük yaşamda insanları çok daha rahat ettireceğine inanıyor ve 1993 yılında Pleats Please koleksiyonunu sunuyor.
Her daim bilinçli: 2000’li yıllara geldiğinde yeni üretim teknikleri geliştirme ve kaynak tüketimini azaltma çalışmalarını daha da ciddi bir boyuta taşıyor ve deneyimli teknisyen ve mühendislerden oluşan Reality Lab’ı kuruyor. Laboratuvarın 2010 yılında sunulan 132 5. adlı ilk koleksiyonunun rakamlardan oluşan adı, parçaların farklı boyutlarda nasıl hareket ettiğine işaret ediyor. Yukarıdaki fotoğrafta üyelerin üzerindeki kıyafetler bu laboratuvarda geliştirilen, %100 geri dönüşümü sağlanabilen polyesterden oluşuyor.
Kaynak: italist
Meşhur boğazlı gömlek: Issey Miyake’nin dünyanın bir başka yenilikçi ismi Steve Jobs'la yollarının kesişmesi, hayatta anlamlı ve ilginç bulunabilecek tesadüflerden. Steve Jobs, Japonya’daki Sony ziyaretinden ilham alarak Apple çalışanları için aralarında bağ kurmalarını sağlayacak bir üniforma düşünüyor ve Sony Japan çalışanlarının üniformalarının tasarımcısına ulaşıyor. Steve Jobs’un boğazlı ikonik gömleklerinin ardındaki tasarımcı: Issey Miyake.
İnovasyon, sürdürülebilirlik, teknoloji… Artık bu kavramlar moda dünyası için de dikkate alınması gereken önemli kavramlar. Moda severler sadece estetiği dikkate almıyor. Satın aldığı parçanın %100 pamuk kullanılarak üretilmesinden öte, tedarik zinciri boyunca ekosisteme bıraktığı etkiyi sorgulayacak kadar bilinçli ve dünyaya karşı sorumlu hissediyor. Moda endüstrisi su tüketiminde diğer endüstriler arasında ikinci sırada gelirken dünyanın atık suyunun ise %20’sini oluşturuyor. Modada inovasyon ve sürdürülebilirlik konularında bugün 82 yaşında olan Issey Miyake’den ilham almak kendisine duyulan hayranlığı daha da büyütmüyor mu?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Saint Laurent sesini yükseltiyor. Fendi ve Channel, yolundan sapmamakta kararlı. Dünya için küçük kendileri için büyük adımlar atan markaların son kararlarını inceliyoruz.
13 Eyl 2020

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, Türkiye için sadece uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapma meselesi değil. İklim finansmanı, adil geçiş, emisyon azaltımı ve çoktaraflı işbirliği başlıklarında somut ilerleme sağlanması, Türkiye'nin küresel iklim diplomasisindeki rolünün de önemli bir göstergesi olacak. COP31’in başarısını, açıklanan taahhütlerin sayısı değil, ülkelerin somut kararlar alıp bunları uygulamaya dönüştürme kapasitesi belirleyecek.

COP31’e günler kala, iklim diplomasisinin en önemli gündem maddelerinden biri yine finansman. Yeni düzenlemelerle birlikte Türkiye’de özel sektörün iklim finansmanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekecek gibi görünüyor.

COP31'e doğru 2035 için belirlenen yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi tartışılırken kaynakların hangi kanallardan sağlanacağı, ülkelerin katkısının nasıl paylaşılacağı ve finansmanın ne kadarının hibe olarak aktarılacağı belirsizliğini koruyor. Bakü–Belém Yol Haritası bu hedefe ulaşmak için bir çerçeve sunarken asıl sınav, finansmanın ihtiyaç sahiplerine hangi koşullarda ulaşacağı olacak.

Pandemi günlerinde bir adım geri atıp, yaşadığımız keşmekeşi çıplak gözlerle görünce, en çok da bizden nelerin esirgendiğini fark ettik. Ertelenen kitaplar okundu, filmler, diziler izlendi. Kimimiz sahiden de mutfakta becerikli olduğunu keşfetti, hemen herkes evde kendi ekmeğini pişirmeye başladı, bir kısmımız hızını alamayıp karnabaharı bile deterjanla yıkamaya soyundu. Ama ortak duygu şuydu: Çalışırken de kendimize vakit ayırabilirmişiz. Peki böyle bir hayat için illa küresel bir felaket mi yaşamamız gerekiyordu?

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.



