27. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı.


Özel Sezin Okulu: Bi’ Soluk almaya ne dersin? İllüstrasyon: Nuray Sevinç, Özel Sezin Okulu Tohum Çemberi Sorumlusu Yapay zekâ öğretmenlik mesleğinin sonu olabilir mi? Sürdürülebilir bir market nasıl tasarlanabilir? Öğretmenlerin işlerini kolaylaştıracak yapay zekâ araçları hangileri? Çocuğunuzla iklim değişikliğini nasıl konuşabilirsiniz? Lise seçimi yapmanın püf noktaları nelerdir? Dünyada eğitimde her gün önemli, ilham veren gelişmeler oluyor ancak günlük hayatımızın yoğunluğunda bunları kaçırabiliyoruz. Özel Sezin Okulu ’nun hazırladığı Bi’ Soluk Bülten , iki haftada bir dünyadan ve Türkiye’den güncel eğitim haberleriyle okurlarına bi’ soluk alma alanı açıyor. İlk 30 sayısı e-posta bülteni şeklinde yayımlanan Bi’ Soluk, 31’inci sayısı itibarıyla LinkedIn üzerinden paylaşılmaya başlandı. Bülten, eğitimden sürdürülebilirliğe, yapay zekâdan sağlıklı bir tarife, bir İstanbul etkinliğinden okuma önerilerine dek her bir sayıda farklı konulara değiniyor. Özel Sezin Okulu : 1963 yılında Sabahat Sezin tarafından Erenköy’de bir apartmanda anaokulu olarak kurulan okul, bugün Çekmeköy’de ana sınıfından 12. sınıfa dek öğrencilerin ve topluluk üyelerinin ihtiyaç duydukları kaynaklarla desteklendikleri bir ekosistem olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Bu sene 60’ıncı yılını kutlayan okul, son günlerdeki heyecan veren haberlerden birini seninle paylaşıyor: Sezin, artık bir Uluslararası Laboratuvar Okullar Birliği üyesi! Bu, Sezinin, yenilikçi eğitim yaklaşımlarının benimsendiği bir inovasyon merkezi olduğunu doğruluyor. Bi’ Soluk ’a ulaşmak ve abone olmak için burayı ziyaret edebilirsin. Dikkat dikkat: Bir sonraki bülten 16 Eylül ’de. Bakalım bu kez yolculuk nereye?
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Işıl Kasapoğlu küratörlüğünde düzenlenecek festival, 25 Ekim-25 Kasım tarihleri arasında şehre yayılacak. Yerli sahneden 11 oyunun yanında Almanya, İngiltere, Danimarka, Fransa, Gürcistan, İrlanda, İsrail ve Yunanistan’dan toplam 9 yapımın yer alacağı festival; toplam 20 tiyatro, performans ve dans gösterisine ev sahipliği yapacak.
Festivalin açılışında Pina Bausch’un başyapıtı Café Müller, sanatçının topluluğu Tanztheater Wuppertal’ın güncel kadrosuyla Türkiye’de ilk kez sahnelenecek. Programın devamında Flu Lysistrata, Büyük Patlama, Geçen Yaz Birdenbire, Büyük Zarifi Apartmanı, Çirkin, Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı, Ayazmanın Yılanı, Düğün, Sen Hamlet Değilsin, Birileri | Velda, Kerim, İpek, Hamiyet, Çifte Cinayet, Terörizm, Baklava Cumhuriyeti, Bankta, Kabuk, Kız Kardeşler ve Ustalık Sınıfı tiyatroseverlerle buluşacak.
Festival, kapanışını İstanbul Mon Amour | Beyoğlu ile yapacak. Işıl Kasapoğlu’nun yaklaşık 30 yıl önce Orhan Veli Kanık’ın İstanbul’u Dinliyorum şiirinden esinlenerek tasarladığı ve geçtiğimiz yıl İstanbul Tiyatro Festivali’nde hayata geçirdiği İstanbul Mon Amour projesi bu yıl bizleri Ahmet Sami Özbudak’ın muhayyilesinde seyahate çıkaracak.
Festival mekânları: 27. İstanbul Tiyatro Festivali; tiyatronun büyüsünü Kadıköy Belediyesi Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Büyük Zarifi Apartmanı, Caddebostan Kültür Merkezi, DasDas, Fişekhane, Galatasaray Lisesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Hope Alkazar, İş Kuleleri Salonu, Metro Han, Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, Saint Benoit Fransız Lisesi, Süreyya Operası ve Zorlu PSM’den tüm şehre yayacak.
Detaylar ve biletler: Bahsi geçen yapımların detaylarını burada bulabilir, bilet alacağın oyunları şimdiden seçebilirsin. Festival biletleri, İKSV Lale Kart üyeleri için 5 Eylül Salı 10.30’da başlayacak indirimli ön satış döneminin ardından 8 Eylül Cuma saat 10.30’da Passo’dan ve İKSV gişesinden genel satışa açılacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
Işıl Kasapoğlu
festival
Almanya
İngiltere
Danimarka
Fransa
Gürcistan
İrlanda
İsrail
Yunanistan
tiyatro
Pina Bausch
Café Müller
Tanztheater Wuppertal
Türkiye
Lysistrata
Büyük Zarifi Apartmanı
Hamlet
İstanbul Mon Amour
Orhan Veli Kanık
İstanbul’u Dinliyorum
İstanbul Tiyatro Festivali
Ahmet Sami Özbudak
Kadıköy
Atlas 1948 Sineması
Caddebostan Kültür Merkezi
Galatasaray Lisesi
Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
Hope Alkazar
Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Saint Benoit Fransız Lisesi
Süreyya Operası
Zorlu PSM
İKSV
Lale Kart
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında çok beklediğimiz La reprise. Histoire(s) du théâtre (I), Tek Kişilik Oyunlar Festivali, Kalamış Yaz Festivali’nin son haftasına sığdırdıkları ve daha nicesi var.
05 Eyl 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...



