Kamudan kamuya bağış yapmak mümkün mü?

Kamu kurumları, bütçeleri Hazine'ye bağlı olan kuruluşlara bağış yapabilir mi?
Kamudan kamuya bağış yapmak mümkün mü?

Şubat - Yatırım Finansman
Yatırım Finansman ile birlikte

Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Kahramanmaraş merkezli ve 11 ili etkileyen deprem felaketinin ardından depremzedelere yardım toplanması amacıyla TRT1, ATV, FOX, Kanal D, Kanal 7, Show TV, Star TV ve TV8 başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından toplam 213 televizyon kanalı ve 562 radyonun ortak yayınıyla “Türkiye Tek Yürek” kampanyası düzenlendi. 

Toplamda 115,1 milyar TL tutarında bağışın toplandığı kampanyada iş ve sanat dünyasından pek çok isim yer aldı. Kampanyaya bağışta bulunmak isteyen bir şirketin 50 bin TL yerine eski parayla 50 milyar TL bağış yaptığını açıklaması ise sosyal medyada gündem oldu. 

İşin magazinel yanı bir yana, kampanyaya kamu kurumları tarafından yapılan bağışlar günün ana tartışma konusu oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kampanyaya 30 milyar TL bağışta bulunacağını açıklarken Ziraat Bankası 20 milyar TL, Vakıfbank 12 milyar TL, Halkbank 7 milyar TL, Borsa İstanbul Grubu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ise 2’şer milyar TL bağışta bulundu. 

Peki bu mümkün mü? Hâlihazırda kamu kuruluşları olan TCMB, kamu bankaları, Borsa İstanbul ve TMSF, başka kamu kuruluşlarına, dernek statüsündeki Kızılay ile İçişleri Bakanlığı bünyesindeki bir daire başkanlığı olan AFAD’a bağışta bulunabilirler mi? 

TCMB para mı basacak?

Öncelikle bunun tarihten birtakım örneklerinin mevcut olduğunu ifade etmek gerekiyor. Örneğin TCMB’nin resmi internet sitesinde yer alan 20 Ağustos 1999 tarihli bir basın duyurusunda kurumun 17 Ağustos Gölcük depreminden etkilenen vatandaşlar için (eski parayla) 500 milyar TL tutarında bir yardım yaptığı ifade ediliyor. Yine Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 2011 yılında seçili hayır kuruluşlarına 110 bin 500 EUR bağış yapmış olduğu görülüyor. 

TCMB’nin yaptığı 30 milyar TL tutarındaki bağışı da bu çerçevede değerlendirmek mümkün. Fakat kamuoyu yine de bu bağışın kaynağını merak ederek “acaba para mı basılacak?” sorusunu soruyor. Konu hakkında Reuters’a konuşan bir TCMB yetkilisi ise bu sorulara yanıt vererek yapılan bağışın bankanın bilanço kârından karşılanacağını ifade etmiş durumda.

Öncelikle TCMB’nin kârının önemli bir bölümünün iki ana kalemden oluştuğunu ifade etmek gerekiyor. İlk olarak TCMB, bankaları fonladığı tutar üzerinden faiz geliri elde ederken, yanında senyoraj geliri de elde eder. Senyoraj geliri, merkez bankalarının ayrıcalıklı olarak elde ettiği ve paranın üzerindeki değer ile basım maliyeti arasındaki farktır. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, 200 TL’lik banknot basıldığı ve bu banknotun maliyetinin de 5 TL olduğu varsayımı altında arada kalan 195 TL’lik fark TCMB’nin senyoraj geliri olarak kaydediliyor ve kurumun karına dahil ediliyor diyebiliriz. 

Bu durum da kamuoyunda bağış tutarı ile para basılması sürecinin ilişkilendirilmesine yol açıyor. Buna karşın, TCMB, elde ettiği kârı her yıl Hazine’ye aktarıyor. Dönem dönem avans olarak da aktarılan tutar yine kamuoyunda gündem olmakla birlikte teknik açıdan bir sorun bulunmuyor. 

TCMB’nin kurumlar vergisi sonrası elde edeceği kârın söz konusu bağış tutarının altında olması ise ilgili paranın "basılması" sürecine yol açacaktır. Yani TCMB, bağış tutarını kâr bilançosundan karşılayamazsa, bunu para basarak karşılama yoluna gidebilir. Bu noktada, ihtiyaç duyulması halinde basılması gereken tutarın toplam para arzı büyümesi içinde çok küçük bir yer tutacağını da belirtmek gerekiyor.

 Kısaca bu durum ideal olmamakla birlikte teknik olarak fazla yan etki yaratmadan uygulanabilir görünüyor. Sonuç olarak, TCMB, her halükarda Hazine’ye aktaracağı tutarı daha erken transfer etmiş olacak. 

Konuya ilişkin açıklama yapan ekonomist Hakan Kara bunu, “TCMB kamuya bağış yaptığında gider yazar, kârı azalır, Hazineye sonraki sene daha az kâr aktarır. Yani işlevsel anlamda bu bir hibeden çok TCMB'nin gelecekte Hazine'ye aktaracağı kârın bugüne çekilmesidir” şeklinde anlatıyor. 

Kamu bankalarının bağışları

Kamu bankaları, kuruluş amaçları farklı olan, uygulama esasları kanunla belirlenen ve kamu kaynaklarının hedef alanlara aktarımını hedefleyen tüzel kişilerdir. Ziraat Bankası hisselerinin tamamı, Halkbank hisselerinin %87,7’si, Vakıfbank hisselerinin ise (doğrudan) %64,8’i Türkiye Varlık Fonu’na aittir. Yani bu bankalar yalın bir ifadeyle kamunun ta kendisidir. 

Bu kurumların yaptıkları bağışları da teknik olarak mümkün ama alışılmadık olarak değerlendirebiliriz. Bu kurumların dönem sonu kârları zaten Hazine’ye aktarılacak ve Hazine ilgili tutarları uygun gördüğü alanlara tahsis edecek. Sonuç olarak kamu bankalarının bağışlarının Hazine’nin nakit akışı üzerindeki etkisi TCMB'nin bağışı ile paralel olacak. 

Bu noktada, bankaların sermaye pozisyonlarının güçlendirilmesi adına sermayelerinin Varlık Fonu tarafından zaman zaman desteklendiğini anımsatmakta da fayda var. Varlık Fonu, kamu bankalarının sermayelerini şubat ayında 48,6; mayıs ayında 21; aralık ayında ise 60 milyar TL artırmıştı. 

Sonuç olarak

Yaşadığımız büyük felaketin ardından toplumsal farkındalığı artırmak ve güçlü bir işbirliği ortamı yaratmak adına düzenlenen kampanyada yapılan kamu bağışlarının alışıldık olmadığı ortada. Normal şartlarda Hazine’nin bölgeye belirli bir tutar tahsis etmesi ve bu tahsisatın kaynaklarını (banka kârları dahil) oluşturması beklenirdi. Her ne olursa olsun, bu bağışların yapılabilirlikleri teorik olarak mümkün görünüyor. 

Bu noktada akıllara “madem bu tutarlar sonuçta Hazine’ye aktarılacak bu bağışlar neden yapıldı?” sorusu gelecektir. Bunun cevabı ise farkındalığı artırmak ve diğer kurumların yapacakları bağışları teşvik etmek olarak verilebilir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

♻️ Kamudan kamuya

JP Morgan depremlerin Türkiye GSYH'si üzerinde etkisinin %2,5 olabileceği tahmininde bulundu. ABD'de ÜFE beklentinin üzerinde gelirken TCMB rezervleri 3 milyar USD'den fazla azaldı.

17 Şub 2023

AA

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: TÜFE bekleniyor

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.

05 Eki 2026

Haftalık takvim: TÜFE bekleniyor
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Erhan Aslanoğlu

·

01 Eki 2026

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Organize işler bunlar

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Organize işler bunlar
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Pelin Cengiz

·

30 Eyl 2026

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

Emircan Yaman

·

30 Eyl 2026

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?