Kayıp mekânlar ve kayıp ruhlar: Sofia Exarchou

Yunanistan’daki Yeni Dalga’ya kapılmadan yenilikçi bir sinema dili geliştiren Sofia Exarchou, Park (2016) ve Animal (2023) filmleriyle dikkat çekiyor.
Kayıp mekânlar ve kayıp ruhlar: Sofia Exarchou

1 Eylül - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Öyle bir geçer zaman ki : Vintage Festival Vintage Festival 7 - 8 Ekim'de Derde derman olmanın, iç dökmenin, kafayı dağıtmanın, hüzne hüzün coşkuya coşku katmanın evrensel formülü müzikle ne senin ne de bizim geçmişimize sığan bir ilişkimiz var. Günbegün büyüyen sonsuz ve müzikal bir çığın tarihine ortak olmaktan keyif duyuyoruz. Bugüne ve kulaklığına varan kim varsa, eskilerin mirasından beslendiğini de çok iyi biliyoruz. Bu heyacanı kendi tellerinde yaşatan, nostaljinin her bir ritimle yeniden kulağına çalındığı isimlerle buluşmak için müzikal bir yolculuğa çıkıyoruz. Yollarda Türkiye rock tarihinin usta isimleri, sen de 70’ler funk biz diyelim 80’ler disco, cızırtısıyla makbul plaklar ve politik atmosfere sıçrayan retro turuncular bizi bekliyor. Bu yolun yolcusu kim dersen; geçmişin ağızda keyif bırakan tadıyla bugünün gerçekliğini nefis bir şekilde harmanlayan Hey! Douglas , Altın Gün severlerin şüphesiz bayılacağı Şatellites , çocukları pistten alamadığımız düğünlerin kendine özgün sound ’unu yeteneğiyle sahneye taşıyacak Elektro Hafız ve Türk folk müziğini bir de onların yorumuyla dinlemeni tavsiye edeceğimiz Nasipse Kısmet . Babylon’da geçen altın değerinde akşamların nostaljik mimarı Oldies But Goldies partisi de bu yolculuğun özel bir konuğu. Bavulunu hazırladıysan 7 - 8 Ekim ’de Festival Park Kadıköy ’de Vintage Fesival ’la nostalji rüzgârına kapılalım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ’nin organizasyonuyla gerçekleşecek bu yolculuk için biletler ve detaylı program şurada .

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

2016 kasımı. Hayatımda ilk kez bir film festivalini takip etmek için Türkiye’nin, hatta İstanbul’un dışına çıkıyorum: 57. Selanik Film Festivali için Ege’nin karşı kıyısındayım. Benim için keşiflerle dolu bir festival oluyor: Guðmundur Arnar Guðmundsson ve Ivan I. Tverdovsky’nin ilk filmlerini orada izliyor, çağdaş Yunanistan ve Güney Kıbrıs sinemasıyla arayı kapatıyorum. İzlediğim Yunanistan yapımlarından biri de Park. Filmin konusunu okuyunca kısa süre önce gördüğüm, Atina’daki Olimpiyat köyünün yaklaşık on yıl sonra nasıl harabeleştiğine dair haberleri hatırlıyorum. Filmin festival kitapçığındaki sayfası o haberden tanıdık gelen görüntüleri sinemada oldukça ilgimi çeken birkaç anahtar sözcükle birleştiriyor: Kayıp gençlik ve büyüme sancıları.

Park | Kaynak: IMDb

Sıfır noktası: Sofia Exarchou’nun ilk uzun metrajlı filmi Park’ı izlerken o dönem hepimizin yaptığı gibi Yunan Tuhaf Dalgası’ndan izler arıyor ama bulamıyorum. Yerine duru ve sarsıcı bir kendini arama ve büyüme hikâyesi çıkıyor karşıma. 2004 Atina Olimpiyat Oyunları öncesinde kentin dışına inşa edilmiş fakat günümüzde hayalet bir şehre dönüşmüş mekânlar ile ekonomik krizin ve yaşam koşullarının etkisiyle kayıp ve amaçsız hisseden gençlik arasında bağ kuruyor film. Kısa süre önce izlediğim American Honey’nin (2016, Andrea Arnold) Amerikan gençliği için yaptığını Yunan gençliği için yapıyor sanki Exarchou. Filmi Arnold’ınkiyle akraba sayılabilecek denli güçlü ve estetik. Terk edilmiş spor tesislerinin, bitmekte olan yazın etkisiyle boşalan plajların ıssız görkemi bir yana; bedenlerini ve sözcüklerini yarın yokmuşçasına kullanan gençlerin ve çocukların hüznüne, içlerinden gelen son çırpınışlarına tanık olmak çok etkileyici.

Dimitris, Kalia ve Emre. Ecxarchou’nun ikinci filmi Animal’de Park’ın ana karakteri Dimitris ve kayıp gençliğinin yerini Kalia ve kayıp yetişkinliği alıyor. Filmin ana karakteri; işi ve görevi eğlendirmek, mutlu gözükmek olsa da içindeki buhrana tanık olduğumuz, bir tatil köyünün animatör ekibinin en kıdemlisi olan 30’lu yaşlardaki Kalia. İşi gereği takındığı sahte gülümsemenin ve eğleniyor gözükme hissinin ardında acı çekiyor; vaktini içki içerek, tek gecelik ilişkiler yaşayarak ve anlamsız bağlar kurarak geçiriyor. Olimpiyat köyünün terk edilmiş, kaybedilmiş ve boşa gitmiş atmosferi nasıl karakteriyle mekânsal bir bağ kuruyorsa tatil köyünün yapaylığı ve sahteliği de karakterine çok yakışıyor. Öte yandan Park’ı izlediğinde nereye gideceğini bilmediği için etkilenen ben, Animal’i izlediğimde olduğum yeri sorguladığım için etkileniyorum belki. Sorgulamalar ve bilinmezlikler bir yana şov da boogie de devam ediyor. 

Sofia Exarchou | Fotoğraf: Margarita Nikitaki, Kaynak: Flix

Sırada ne var? Yeni filmi Animal’i henüz tamamlamış ve festivallerde göstermeye başlamış Sofia Exarchou, bir sonraki filminin ne olacağını bilmediğini söylüyor. Ben yine de kapitalist düzenin ıssızlaştırdığı ya da sahteleştirdiği yeni bir mekânı simge olarak seçeceğine ve bu mekânın izdüşümünü yeni karakterine yansıtacağına emin gibiyim.

Diyor ki... Eğer sonucu, seyircinin ya da festivalin nasıl karşılayacağını düşünüyorsan yapmak istediğin şeyin özünü biraz kaybediyorsun. Bu yüzden filmlerimi geliştirdiğim yıllar boyunca fikrime, benim için ne anlama geldiğine, bu konuda ne hissettiğime sadık kalmaya ve bu duygularımı güçlü tutmaya çalışıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🌊 Yılın en çok konuşulan korku filmi, Yunanistan’dan bir keşif

Avustralya korku sinemasının A24 damgalı son harikası, kayıp mekânlar ile kayıp ruhları bir araya getiren Sofia Exarchou’nun sineması ve yönetmenle sohbet.

01 Eyl 2023

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Talk to Me | Kaynak: Bir Film

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine