Kehanet değil müjde: 2025’te kusurlarımızla barıştık, 2026’da daha kusurlu olacağız


Co-one ile kurumsal yapay zekada güven dönemi Aposto Ekibi olarak, “Bizleri gelecekte nasıl bir dünya bekliyor?” sorusundan yola çıkan Dönüm Noktası podcastimizde farklı sektörden farklı şirketleri konuk alarak çalıştıkları alanlardaki gelişmelerin hayatımıza nasıl etki edeceğini konuşuyoruz. Türkiye İş Bankası'nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı işbirliğiyle girişimleri ağırlıyoruz. En yeni bölümümüzdeki konuğumuz ise Workup girişimlerinden Co-one'ın kurucusu Mert Menekşe. Bu bölümde Mert Menekşe, kurumsal yapay zekanın veri hazırlığı, test ve denetim süreçlerine odaklanan çözümlerini paylaştı. Co-one’ın; şirketlerin dağınık verilerini yapay zekaya uygun hale getirirken, modellerin halüsinasyon görmesini, etik dışı cevaplar vermesini ve güvenlik saldırılarını engelleyen denetim mekanizmasını konuştuk. Menekşe, yapay zekayı kurumlar için "ergenlikten" çıkarıp güvenli bir iş ortağına dönüştürme hedefini paylaştı. Podcast bölümünü buradan dinleyebilirsiniz.
Üzerinden çeyrek asır geçmiştir. Üniversite yıllarında bir metin yazarlığı dersi. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’ndeyiz. Dersi, yazar ve çevirmen Ahmet Cemal ile ders özelinde yardımcılığını yürüten Hakan Savaş hocamız birlikte veriyor. Dersimizin o günkü konusu yazarlık kusurları. O sıralar yeni okuduğum Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanında geçen bir hikayeden ilhamla atılıyorum ortalığa. “Kusur bir üslup olabilir mi?” diye heyecanla soruyorum hocalarıma.
Zira Benim Adım Kırmızı, Osmanlı döneminde saray nakkaşları arasında geçen bir olayı ve minyatür sanatını fonuna alan bir roman. Nakkaşların nakşettiği minyatür sanatında bilirsiniz perspektif yoktur. Romandaki anlatıya göre, nakkaşların belirli bir üslubunun olması da hoş karşılanmaz. Birkaç istisna haricinde çoğu nakkaş eserlerine imza da atmaz. Sanatçıdan ziyade bir zanaatkar olarak kusursuz bir şekilde işlerini resmederler. Yine aynı anlatıya göre, bu nakkaşlar bazen eserlerine, imza yerine bilerek bazı kusurlar yerleştirirler. Örneğin harika bir at resminde, atın burnuna ustaca bir kusur konduruverir. Böylece o eserin kimin olduğu anlaşılıverir. Bu tabii sürgün sebebi bile olabilir.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hepsiburada, CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in 1 Temmuz’da görevinden ayrılacağını duyurdu. EY, “Çalışan Aidiyet Barometresi” raporunu yayımladı. Strategy, 108,8 milyon dolarlık Bitcoin satın aldı. Webrazzi GSYF, GameByte’a yatırım yaptı.
05 Oca 2026

YAZARLAR

Ümit Alan
Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




