KOBİ'lerin %77'si e-ihracatın ne olduğunu bilmiyor


Hayatınızı kolaylaştırır: Migros Sanal Market Her şeye vakit kaybetmeden, en kolay şekilde ulaşmak istemek; biz müşteriler için değişmeyecek bir tercih hâline geldi. Dolayısıyla market alışverişimizi de bu önceliklere göre yapmak istiyoruz. Müşteri odaklı, güvenilir ve yenilikçi yapısıyla Migros Sanal Market , önceliklerimize cevap vererek online market alışverişini güvenli ve kolay bir deneyime dönüştürüyor. Nasıl? Tüm Türkiye’den dilediğiniz gün ve saati seçerek sipariş verebilmeyi mümkün kılan Migros Sanal Market ; 40.000’den fazla ürünü Migros fiyatlarıyla sunan Migros Sanal Market mağazalarda geçerli olan tüm indirim ve kampanyalara ek özel indirimleriyle hem iyi fiyatlı hem de hayatınızı kolaylaştıran bir alışveriş deneyimi sunuyor. Planlı alışveriş yapma imkânı sunarak siparişlerin ister belirli gün ve saatte ister 45 dakika içerisinde ulaşmasını sağlıyor. Üstelik siparişlerinizi de kişiselleştirebiliyor ve ürünlerle ilgili dilediğiniz notu bırakabiliyorsunuz. Migros Sanal Market sayesinde meyve ve sebzeleriniz kendiniz seçmişsiniz gibi taptaze gelirken; etiniz, sütünüz, peyniriniz soğutuculu araçlarla güvenle teslim ediliyor. Market alışverişinizi kolay ve güvenli bir şekilde tamamlamak için siz de Migros Sanal Market ’i tercih edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Amazon Türkiye ile PwC Türkiye'nin orta çalışması Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü Raporu'na göre, KOBİ'lerin %25,3'ü e-ticaret faaliyetlerinde bulunurken, e-ihracat yapanların oranı yalnızca %4,1 seviyesinde. KOBİ’lerin %76,8’i e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda bilgi sahibi değil.
Detaylar: Ankete katılanlar arasında e-ihracat yapanların %56’sı tekstil sektöründen.
- En fazla e-ihracat sırasıyla AB (%40), Ortadoğu (%35,3) ve Afrika’ya (%16,6) yapılıyor.
- 2017 - 2022 döneminde küresel sınır ötesi e-ticaret hacmi 2,5 kat artarak 3,6 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’deki e-ihracat hacmi ise 2019 – 2022 döneminde 2,8 kat artarak 33,8 milyar TL oldu.
Açıklamalar
- Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott, Türkiye'de Amazon'da satış yapan KOBİ'lerin sayısının 2022 yılında %50'den fazla artarak 45 binin üzerine çıktığını kaydetti. Marriott’un verdiği bilgiye göre, KOBİ'lerin Amazon üzerinden ihracat satışları 2022'de bir önceki yıla göre %60'ın üzerinde artarak yaklaşık 500 milyon avroya ulaştı.
- PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu ise toplantıda yaptığı konuşmada, “Türkiye'nin dinamik tüketici profiliyle birlikte e-ticaret alanındaki büyüme, şüphesiz ki ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve girişimcilerin gelişiminde önemli rol oynayacaktır. Türkiye'de faaliyet gösteren KOBİ'lerin e-ticaret alanında gelişmiş ve katma değeri yüksek bir ekosistemde başarılı olmaları ve bu başarıyı iç ve dış pazarlarda sürdürmeleri, ülkemizin sosyoekonomik kalkınmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
- Raporun tanıtım toplantısında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Türkiye’nin dijital ekonomide henüz istenen seviyede olmadığını, küresel dijital ekonomideki payının sadece %0,1 olduğunu kaydetti. Bu oranın, geleneksel ekonomide küresel GSYH içinden alınan %0,85'lik payın 7'de 1'ine tekabül ediyor. Turan, Türkiye'de katma değerin %53'ünü, istihdamın ise %74'ünü sağlayan mikro, küçük ve orta ölçekli şirketlerin dijital dönüşümü tamamlamakta büyük şirketlere ve OECD ülkelerine kıyasla daha geride kaldığına dikkat çekti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de KOBİ'lerin %25,3'ü e-ticaret faaliyetlerinde bulunurken, e-ihracat yapanların oranı yalnızca %4,1 seviyesinde
02 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



