Lübnan usulü revani: Namoura

Amanda Saab, Lübnanlı büyükannesinin namoura tarifini paylaştı. Büyükanne Saab'ın Ramazan ayında iftar sofraları için hazırladığı namoura'nın şerbetinden az da olsa lavanta özünü eksik etmediğini hatırlatalım.
Lübnan usulü revani: Namoura

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Reçete: Amanda Saab

Malzemeler

Şerbet için

  • 400 gram toz şeker
  • 1 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu
  • 10 mililitre lavanta özü, vanilya özü veya gül suyu

Kek için

  • 170 gram tuzsuz, eritilmiş tereyağı, ayrıca tepsiyi yağlamak için daha fazlası
  • 500 gram irmik 
  • 150 gram toz şeker
  • 230 gram sade tam yağlı yoğurt
  • 10 gram karbonat
  • 30 gram ince doğranmış badem

Yapılışı

  1. Yüksek ateşte şeker ve 240 mililitre su, şeker eriyene kadar karıştırılarak kaynatılır. 
  2. Kaynamaya başlayınca ocağın altı kısılara limon suyu ve ekstraktı eklenip karıştırılır. Şerbet kıvamına gelinceye kadar yaklaşık 2 dakika daha ateşte tutulur, daha sonra soğuması için bir kenara alınır.
  3. Fırın 200 C dereceye ısıtılır. 22 x 33 cm’lik dikdörtgen bir pişirme kabını tereyağı ile yağlanır. 
  4. İrmik, eritilmiş tereyağı ve şeker geniş bir kasede iyice birleşene kadar karıştırılır.
  5. Yoğurt ve kabartma tozu bir kaseye karıştırılır. Karışımın boyutu neredeyse iki katına çıkana kadar yaklaşık 10 dakika bekletilir.
  6. Yoğurt karışımını irmik karışımının üzerine dökülerek iyice karıştırılır. 
  7. Karışım tereyağlı pişirme kabına aktarılarak her tarafı eşit olacak şekilde bastırılır. Bir bıçak kullanarak namoura'nın yüzeyi baklava dilimi şeklinde parçalara ayrılır. 
  8. Her dilimin üzerine bir badem koyulup fırınlanır, 25-30 dakika kadar pişirilir.
  9. Pişirme kabını tel ızgara üzerine yerleştirilerek ve soğutulmuş şerbet sıcak namoura’nın üzerinde gezdirilir. Oda sıcaklığına soğuduktan sonra çizgiler boyunca yeniden kesilere servis edilir.

Afiyetler!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Oscar goes to Karaca

Oscar partisinin menüsü Karaca'nın özel sofra takımlarıyla sunuldu. Levent Kömür, Mey'deki genel müdürlük koltuğunu devrediyor. Cenk Debensason'un Londra menüsü, Jön Chocolate'ın Dubai çıkarması, Alchemist'in parlayan kokteyli apéro'da.

13 Mar 2024

apéro gazete

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Çanakkale’de restoran kültürüne yeni bir soluk: Başka türlüsü mümkün mü?

Bir restoran, bulunduğu kentin yeme-içme kültürünü ne ölçüde değiştirebilir? Urla’da yerel ürünler ve üreticiler etrafında gelişen restoran kültüründen ilham alan Bertha, Çanakkale’de nasıl bir dönüşümün parçası olmayı hedefliyor? Danışmanlar Osman Sezener ve Sabiha Apaydın ile yatırımcı Yağız Özgen, bu soruya mutfaktan servise, yerel üretimden gastronomi turizmine uzanan farklı açılardan yaklaşıyor.

07 Kas 2026

Çanakkale’de restoran kültürüne yeni bir soluk: Başka türlüsü mümkün mü?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Ortolan kuşu ritüeli: İnsanlar yemek yerken neden yüzlerini gizlediler?

Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Canberk Çolak

·

03 Kas 2026

Ortolan kuşu ritüeli: İnsanlar yemek yerken neden yüzlerini gizlediler?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Cansın Gelişli

·

31 Eki 2026

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği
apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi